• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C

Ders Zili Çaldı

Abdullah Yadigar

  2010-2011 Eğitim-Öğretim Yılı, 20 Eylül pazartesi günü başladı. 16 milyon öğrenci ile 600 bin öğretmen ders zilinin çalmasıyla ders başı yaptı. Öncelikle tüm öğrenci, öğretmen, idareci ve eğitim camiasına yeni öğretim yılının hayırlı ve başarılı bir yıl olmasını dilerim.

  Yeni öğretim yılı başlarken Eğitim-Bir-Sen ve Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu özetle; ‘’Yeni ders zili çalarken 149 bin öğretmene, 76 bin dersliğe, 30 bin hizmetliye ihtiyaç var. Bu açığın giderilmesi için çaba gösterilmesi gerekir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın, okullar açılırken, öğrencilerin güvenliği, yaşanan şiddet olayları, kantinlerde gıda güvenliği ve hijyeni sağlamak yönünde gereken tedbirleri alması gerekir. Servis araçlarının denetiminin artırılması gerekir. Türkiye’deki okulların ortamının eğitim ve öğretim açısından güvenli mekânlar haline getirilmesi, şiddetten, tehlikeden ve sağlığa zararlı durumlardan uzak tutulması gerekir. Eğitim sistemimizin en önemli problemi sınav ve dershane odaklı oluşudur. Şu an dershane sayısının ortaöğretimdeki okul sayısını geçmiş olması oldukça düşündürücüdür. Sınav ve dershane odaklı olmaktan kurtulmanın yolu, okullardaki yönlendirme çalışmalarının güçlendirilmesinden geçmektedir.’’ açıklamalarını yaptı.

      Ahmet Bey, Milli Eğitim’in çok önemli, öncelikli sorunlarına işaret etmiştir. Elbette,  Milli Eğitimin sorunları bunlardan ibaret değildir. Bunlar öncelikle çözülmesi gereken sorunlar olup, genel sorunlardır. Bir de lokal sorunlar vardır ki, genele doğru yayılma temayülü göstermektedir. Mahallinde önlem alınmazsa umumu tehdit eder hale gelir.

      Akşam Liseleri, gündüz çalışan (işçi, memur, esnaf vb.) kişilerin, eğitim-öğretim ihtiyaçlarını  karşılamak amacıyla, Milli Eğitim bünyesinde kurulmuş  okullardır. İstanbul’un ilk akşam lisesi, 1958’de Vefa Lisesi adıyla, Vefa Lisesi bünyesinde açılmıştır. 1971 yılında Konya da öğrencilik yıllarımda; Konya Karatay Akşam Lisesi tarihi bir binada eğitim-öğretim hizmeti veriyordu. Gündüz  çalışıp, akşamları Karatay Akşam Lisesine devam eden ‘’Hüseyin Ağabey’’ vardı. Komşu olduğumuz için akşam saat 22.00 den sonra buluşurduk. Bizden fazla ders çalışırdı. Karşılıklı bilgi alış verişinde bulunurduk. Devam-devamsızlık durumları çok ciddi idi. Devamsızlık bir yana; Akşam Lisesine geç gitmekten bile korkardı. İşte, hayalimizde canlandırdığımız, kuruluş amacına uygun hizmet veren Akşam Lisesi budur.

      Son yıllarda, mayıs-haziran ayları  geldiği zaman bir akın başlıyor akşam liselerine. İkişer-üçer ellerinde tasdiknameleri olan öğrencileri görüyoruz. Nere böyle gençler, diyoruz. Akşam’a (Akşam Lisesini kastediyor) gidiyoruz, eylülde döneceğiz! Not durumuna bakıyoruz. 9, 10 hatta 11 zayıfı  var. Eylül ayı geliyor, (Akşamdan) dönüş başlıyor. Maşaallah, 2 ayda bu kadar zayıfı temizlemişler, %100 başarılılar! Belki bura kadar git-geller mevzuata uygundur. Fakat, Hakkaniyet noktasında, okullarda oluşan disiplinsizlikler noktasında sıkıntılar oluşmaktadır.

      Okullardaki öğretmen ve idarecilerimizi dinliyoruz. Bu öğrencilerden muzdaripler. Her sınıfta üç-beş tane bulunan disiplini bozan, diğer öğrencilerin sağlıklı eğitim almalarını  engelleyen, okulla-eğitimle hiç  ilgileri olmayan bu öğrenciler, okullarımızın en önemli sorunu, diyorlar.

      Velileri dinliyoruz. Çocuklarınızın durumunu biliyorsunuz, ne düşünüyorsunuz? Veli cevap veriyor; ‘’Hocam akşam lisesinde sınıfını  geçiyor ama, üniversiteye gidemez. Onun için tekrar liseye çocuğumu alıyorum.’’ Güler misin, ağlar mısın? Başka bir veliyi dinliyoruz; ‘’Hocam, çocuğumun adresi yeri belli olsun, diye tekrar liseye alıyorum. Hiç olmazsa nerede olduğunu biliriz, arkasını aramayız.’’ Bu tür mazeret ve gerekçeler,  ardı sıra geliyor. Eylül ayında bu toplu dönüşler tamamlanıyor. Haziran ayı geldiğinde aynı öğrenciler tekrar akşam’ın yolunu tutuyor. Son sınıfa kadar bu git-geller devam ediyor.

      Akşam Liseleri penceresinden baktığımızda; bu günkü  mevzuat çerçevesinde faaliyet gösteriyorlar. Elbette bir vakıf kuruluşu değiller. Verdikleri bir hizmet karşılığında ücret elde eden kurumlardır. Arz-talep meselesi, bu alanda talep oldukça onlarda ihtiyacı karşılama noktasında çareler üretmektedirler. 

      Milli Eğitim Bakanlığının Bölge Şura Toplantılarına (Pendik’ten) katılan bir Müdürümüzden dinlemiştim. Diyor ki; ‘’Bu Şura toplantısında katılımcılar çeşitli sorunları dile getirdiler. Bende, Akşam Liseleri ile normal Liseler arasında yaşanan öğrenci hareketlerini ve liselerde meydana gelen eğitim-disiplinsizlik sorununu dile getirdim. Herkes böyle bir sorunu ilk defa duymanın şaşkınlığı içinde beni dinlediler. Zira bu sorun Pendik merkezli lokal bir sorun olduğunu anladım.’’

      Çare nedir? Öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı Akşam Liseleri sorununa bir neşter vurmalıdır. Bu sorun lokal bir sorun diyerek ötelememelidir. Normal liselerde eğitimini devam ettiremeyecek durumdaki öğrenciler Akşam Liselerine kayıtsız şartsız gitsinler. Fakat Akşam Liselerinden normal liselere dönüş, kesinlikle önlenmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuyu isterse, kısa sürede çözer.

      Yeni öğretim yılının tüm sorunların aşıldığı,  öğretmen ve idarecilerimizin sadece eğitim-öğretime yoğunlaştığı  başarılı bir yıl olmasını  temenni ederim.

Bu yazı toplam 1201 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113