• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 13 °C

İKTİDARSIZLIK SENDROMU

Cemal Kapan

Siyasi Hiciv: Mizahi yönü ağır basan bir yergi, inceden giydirme sanatıdır. Çoğu kez güçlü muhalefetin bulunmadığı zamanlarda bu görevi sanatçı, edebiyatçı ve gazeteciler ifa ederler. Siyasilerin payına da hoşgörü düşermiş.

Sizlere bu yazımda Ütopya denilen bir ülkeden bahsedeceğim. Ütopyada birçok siyasi parti olmasına rağmen özellikle iki parti diğerlerinden daha fazla seçmene sahipmiş. Bu partiler beyazı çok seven Beyaz Parti ile bilgisayarı çok seven CHİP partisiymiş. (Çip şeklinde okunur)  

Ülkede mevcut sistem parlamenter sistem olup, çok değil yakın bir tarihe kadar on yılda bir darbe olan, 70 sente muhtaç hale gelinen, IMF ile 19 defa Stand-by anlaşması yapılan, bir buçuk yılda bir hükümetin değiştiği, politik, ekonomik ve toplumsal krizlerin hüküm sürdüğü bir düzenmiş.

Ütopyanın her anlamda büyüyememesinin nedeni her zaman koalisyon hükümetleri tarafından yönetilmesi olmuş. Bilim insanları ve akademisyenler Ütopyanın da içinde bulunduğu Kıta Avrupası’nın, 2. Dünya savaşından sonra Başkanlık sistemi ile idare edilen Amerika karşısında gerilemesini, güçsüz hükümetler ve koalisyonlarla izah etmişlerdir. 

Ütopyada sistemin kendisi sürekli sorun üretmesine rağmen, bütün kalkınma hamleleri "Tek Parti" hükümetleri  dönemlerinde gerçekleşmiş. Ülkedeki CHİP partisi, iktidardayken yıllarca "Tek Partili" bir siyasal hayatı dayatmasına rağmen; muhalefette çok partili koalisyonu savunan taraf olmuş. Bunun sebebi kendisinin asla "tek başına" iktidar olamayacağını bilmesiymiş. Ütopyanın CHİP partisi iktidarsızlık sendromu ( iktidara bir türlü gelememe) yaşadığından, ne yaptığını ve ne dediğini bilmiyor, bu ülkeye dayatılan darbe anayasasının bekçiliğini yapıyormuş. Çünkü halkın egemenliğinin siyasete yansıması önündeki engeller kaldırılırsa,  al gülüm ver gülüm günlerin biteceğini biliyorlarmış.        

Ütopyayı yaklaşık 15 yıldır Beyaz Parti yönetiyormuş. Ülke büyümesiyle, ekonomisiyle gayet güzel bir şekilde yoluna devam ediyorken içeriden, dışarıdan hatta paralel evrenden tekerleğe çomak sokma teşebbüsleri olmuş. CHİP Partisi "muhalifliğin" içini boşaltmış, geriye bir tek "Reis muhalefetliği" kalmış.( Beyaz Partinin liderinin asıl mesleği gemi kaptanlığı olduğu için kısaca Reis diyorlar) Reisi diktatör olmakla suçlamaktan başka seçim stratejisi bilmeyen CHİP Partisi aslında iktidar için bulunmaz bir nimetmiş.  Bir insanın diktatör olması için o ülkede yaşam koşullarının farklı bir şekilde gelişmesi, insanların özgür yaşayamaması, düşüncelerini istedikleri gibi ifade edememesi, inandıklarını inandıkları gibi yaşayamaması gerek.  Ütopya halkı son seçimlerde yüzde 85-86 oy kullanılmış. Dünyanın neresinde yüzde 85 ile yüzde 86 ile sandıkta oy kullanacaksın, oradan bir iktidar gelecek ve sen o iktidarın başına diktatör diyeceksin; böyle bir anlayış olabilir mi?

 Beyaz Parti muhalif olduğu, muhaliflerin sesi ve vicdanı olduğu için iktidarmış. CHİP kendi içinde uzlaşamadığı için güçsüzmüş. Bu güçsüzlüğün asıl gerekçesi, yönetmek istediği halka ve tarihine yabancılaşmasıymış. 

Oysaki CHİP’ in güçlenmesi için yapması gereken yegâne  makul şey Başkanlık sistemini  desteklemesiymiş. Muhalefet ayağa kalkmak istiyorsa Başkanlık sistemi teklifine destek olmalı çünkü Başkanlık sistemi, parçalara ayrılmış muhalefeti birleştirebilecek fırsatı sunacakmış. Seçim, seçmen kitlesini iki ana kampa bölecek ve kaldırımın solunda yürümeyi seven muhalefeti birleştirecekmiş.

Diyelim ki 10 Başkan adayı yarışa girmiş olsun. Birinci turda %50 ve üzeri oy alan başkan seçiliyor ancak hiç bir aday bu oy oranını alamazsa, ikinci tura sadece en çok oy alan ilk iki aday yarışa giriyor ve ikinci turda mutlaka başkan seçilmiş oluyor. Bu yeni dönemin en belirgin özelliği siyasi istikrarın kurumsallaşması olacak. Yeni hükümet modeliyle Ütopyada koalisyonlar dönemi kapanacak, siyasi uzlaşı bir tercih olmaktan çıkıp iktidara gelmenin zorunlu bir aracına dönüşecek.

Şu anda dünyada Amerika'ya bakıyorsunuz başkanlık sistemi, Rusya'ya bakıyorsunuz başkanlık sistemi; bunlar dünyadaki iki önemli örnek. Diyorum ki biz geleneklerimizden de esinlenerek Ütopyaya yakışan Yerli ve Milli bir başkanlık sistemini devreye sokalım. Bu, Ütopyaya çok daha hızlı bir şekilde kalkınma fırsatı verecektir.

Son olarak ister parlamenter sistem ister başkanlık olsun her ikisinin de bir sürü eksiklikleri var olabilir. Bu eksikliklerin şartlara ve dönemlere göre, ülkelerin faydasına değil zararına olma durumları ortaya çıkabilir. İkisi de insan aklının eseri, ayet gibi savunmamak lazım. Yarın daha iyisi bulunana kadar bugün Ütopya için parlamenter sistemden daha faydalı olacak sistem Başkanlık sistemidir.

 

 

 

        

Bu yazı toplam 1109 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113