• BIST 1.325
  • Altın 463,214
  • Dolar 7,8681
  • Euro 9,5144
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

ALİ YALÇIN

Burhanettin Çakıcı
?Muhafazakâr? tabir edilen insanlarımız, genellikle ?efendi?, hatta ?gereğinden çok efendi? insanlardır.

“Muhafazakâr” tabir edilen insanlarımız, genellikle “efendi”, hatta “gereğinden çok efendi” insanlardır. Bu efendilik çoğu zaman “saflık”, hatta ‘kendilerine zarar verme’ derecesine kadar çıkar. Muhafazakâr insanlarımız “saygılı”, hatta “gereğinden çok saygılı” insanlardır. Bu saygıları çoğu zaman ‘kendilerine zarar verme’ye kadar gider. Muhafazakârlarımız bu “efendi” ve “saygılı” vasıflarından dolayı sürekli zarar görmüş, ezilmişlerdir. 

Evet, itiraf edelim; muhafazakâr insanlarımızın bu “efendi” ve “saygılı” tabiatları bir meziyet değil, kusurdur. Marifet değil, zaaftır. Bir itirafta daha bulunalım, muhafazakârlarımızın bu efendi ve saygılı tabiatlarının kaynağı kendilerinin sandığı gibi imanları değil, endişe ve korkaklıklarıdır. Ama bunu, yani “efendi ve “saygılı” olma hallerini, kendilerini de kandırarak, korkaklıklarına değil de imanlarına dayandırırlar.

Bir şey daha ekleyelim ki, aslında bunu en başta söylememiz gerekirdi. Muhafazakârlarımızın “efendi” ve “saygılı” tavırları daha çok, hatta genellikle; kendilerinden olmayanlara, dahası kendilerine düşman olanlaradır. Kendilerinden olana, kendi gibi olana karşı oldukça “delikanlı” ve “şedit” tavırlar sergileyen muhafazakârlarımız, söz konusu kendilerinden olmayan, hatta kendilerine düşman olanlar olunca delikanlı tavırlarını “efendi” ve “saygılı” tavırlara terk ederler. 

Bu bizim muhafazakârlarımızın hastalığıdır. Ve belki de Tanzimat’tan beri süregelen ve yeni yeni kırılmaya başlanan “yenilmişlik” hissimizin yegâne sebebi budur. Ya da tam tersi, muhafazakârlarımızın bünyelerine sinmiş olan bu “efendi” ve “saygılı” tavırlardan ötürü sürekli “yenilmişlik” yaşıyoruz. 

İşin bir de karşı taraf boyutu var. Karşı cenah; yani muhafazakârlardan hazzetmeyen, mümkün olsa onları bir karış suda boğacak olanlar, muhafazakârların bu “efendi” ve “saygılı” hallerinden oldukça memnundurlar. Niçin olmasınlar ki? Adam yerine koymadıkları, asgarî insan haklarından bile mahrum ettikleri muhafazakârların “efendi” ve “saygılı “ tavırlar takınmasından sözünü ettiklerimiz gayet güzel istifade etmişlerdir. Bu yüzden onlar, bütün muhafazakârların bu güzel “efendi” ve “saygılı” hallere sahip olmasını ve bu güzel hasletlerin(!) hiç kaybolmamasını isterler. Çünkü bu hasletlere(!) sahip muhafazakârlar ezilmeye, güdülmeye, aşağılanmaya müsaittir.

Bütün bunları başka bir konuya giriş olsun diye yazıyorum. Aslında anlatmak istediğim yukarıdaki betimlemeye uymayan bir adam, bir dava adamı. Mefhumu, muhalifinden yola çıkarak anlatmak da bir yol, hatta güzel bir yol olduğundan biz de bunu tercih ettik. 

Asıl konumuz, Eğitim-Bir Sen genel başkanlığına aday olan Ali Yalçın...

Evet, Ali Yalçın hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Ali Yalçın’ı ilk tanıdığımda edindiğim ve daha sonra gittikçe pekişen intibam; onun kesinlikle yukarıda saydığım, kendine zarar veren “efendi” ve “saygılı” tabiatlı insanlardan olmadığıdır. Yanlış anlaşılmasın, Ali Yalçın, hak edenlere karşı efendi ve saygılı insandır. Ancak efendiliği ve saygıyı hak etmeyenlere karşı da şedit ve “delikanlı”dır. 

Ali Yalçın’ı nasıl bilirsiniz diye soranlara verilecek en güzel cevap; “Adı gibi adamdır. Hem ‘ali’, hem ‘yalçın’” olsa gerektir. Ki bize lazım olan budur. İhtiyacımız, Ali efendimiz gibi hem ilimde hem meydanda varlığını gösterecek, hem de gerektiğinde yalçın kayalar gibi dik ve sert durabilecek insanlar değil midir?

Ali Yalçın; düşmana güven, dosta acı veren “efendi” ve “saygılı” muhafazakârlardan değildir.

Ali Yalçın; efendi ve saygılı halleriyle dosta güven telkin eden, delikanlı tavrıyla düşmanı tedirgin eden bir adamdır. 

Başka söze hacet olmadığı kanaatindeyim. Sadece ve sadece bu vasıflarından dolayı Ali Yalçın’ın eğitim iş kolunun en büyük sendikasının başına geçmesi isabetli olacaktır.

Bahsini ettiğimiz vasıflarından uzaklaşmaması kaydıyla yolu açık olsun.

Bu yazı toplam 1284 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113