• BIST 119.177
  • Altın 314,602
  • Dolar 6,0860
  • Euro 6,5678
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

YERLİ VE MİLLİ OLSUN AMA HALKIN DA OLSUN

Cemal Kapan

Hepimiz gerçekten gururlandık, göğsümüz kabardı. Dile kolay bundan 58 yıl önce ilk arabamızı yapmışız ama o gün benzin koymayı unutanlar/unutturanlar tarafından hevesimiz kursağımızda bırakıldı.

TOGG gurubunun yaptığı "Türkiye'nin Otomobili"  her şeyiyle dört dörtlük.   Ülke genelinde büyük heyecan yarattı. Tartışmasız herkesin takdirini ve beğenisini kazanan yerli ve milli otomobil bazı eleştirileri de beraberinde getirdi. 

Elbette ki herkes eleştiri yapabilir ama ülkesini birazcık seven birisi yapılan eleştirilerin yanında çalışmaları da takdir eder. Fransa Sosyalizmin ilk çıkış yeridir. Gel gelelim Fransa’da ki en koyu Sosyalistler bile ülkesinin çıkarları söz konusu olduğunda “Önce Fransa!“ der.

Bu arada gelişmek istiyorsak mutlaka eleştiri kültürümüz olmalı ve hatta bu kültür sürekli gelişmeli. Eleştiri ve eleştirel düşünce, ilerleme ve gelişme için vazgeçilmez bir eylemdir. 

Ama eleştirenler de kendini geliştirmeye gayret göstermelidir. Örneğin ben bir Öğretmenim. Bazen bir proje sunum ödevi verdiğim de yapılmaya gayret edilmiş fakat eksik projeler gelir önüme. Proje sunumundan önce öğrencimi: “Sen bir şeyler düşünmüşsün, hazırlık yapmışsın, bir sunum haline getirmişsin, ne olursa olsun çok kıymetli olduğuna inanıyorum” diyerek motive ederim. Yine hak ettiği notu veririm. Bu not bazen yüksek te olmaz. Hatta eleştirilerimi sunum bittiğinde yüzüne de söylerim ama o sunum başlamadan önceki anda öğrencimin yaşadığı rahatlamayı ve mutluluğu hiçbir şeye değişmem. Netice de öğrencimi kazanmak istiyorum kaybetmek değil. Maksat üzüm yemek olmalı her zaman.

Fakat benim bugün bahsetmek istediğim şey bunlar değil, belki de ıskalanan bir gerçek. Testi kırılmadan uyarı yapmak boynumun borcudur.

Üreteceğimiz C segmenti sedan otomobiller SUV’lara göre daha uygun fiyatlı olacağı için bu aracın mutlaka orta sınıf bir ailenin alabileceği fiyatlara çekilmesi gerekiyor.

Yerli otomobilin fiyatı açıklanmadı ama 150 bin lira ila 300 bin lira arasında olacağı konuşuluyor.  Otomobilimizin elektrikli oluşu ve donanımlarına baktığımızda 200 bin liradan aşağı olmayacağı belli. Bugün orta sınıf bir ailenin 200 bin liralık bir arabayı alması mümkün gözükmemektedir. Mevcut sedan ve SUV modellerimiz mutlaka üretilsin fakat gerekirse üçüncü bir konsept hazırlanıp, lüks donanımları (holografik asistan gibi)kaldırarak ya da minimuma indirerek en ucuz maliyetle satışı sağlanmalıdır. Hatta bu araçlar elektrikli olduğu için teşvik amaçlı ÖTV, KDV alınmamalı, sürümden kazanıp hem fiyatı ucuzlatmalı hem de daha çok fabrika açıp istihdam oluşturmalıdır. Yerli bir araç sattığımızda yabancı bir araç ta ithal etmeyeceğimiz için iki kere karlı oluruz.

Henry Ford,1906 yılında T modeli tasarlamaya başladığı ilk zamanda hedeflerini "en iyi malzemeyle, en iyi mühendisleri kullanarak büyük topluluklar için bir araba inşa edeceğim. Aile için yeterince büyük, çıkardığı masraflar için yeterince küçük bir araba olacak" ve " geleceğin arabası halkın arabası olmalıdır. At arabası ve bir at temin edebilecek güçte olan herkesin sahip olabileceği araba olmalıdır" şeklinde açıklamıştır. Çünkü bu dönemde üretim masraflarının yüksek olması nedeniyle arabaya sadece belli bir gelirin üzerindekiler ulaşabiliyorlardı. Henry Ford yukarda açıkladığı hedeflerle pahalı araba algısını yıkarak bütün dünyaya hitap eden halkın arabasını üretmeyi başarmıştır.

Sonrasında Almanya’da Volkswagen, Çekya’da Skoda, Fransa’da Citroen, İngiltere’de Mini, İspanya’da Seat, İtalya’da Fiat, Romanya’da Dacia, Rusya’ da Lada, Hindistan’da Tata ve Yugoslavya’da Yugo hep bu mantıkla üretilmişlerdir.

Oysa fırsatımız varken geçmişte biz ne yapmışız; uçak üretebilecek durumdayken Amerika'nın ucuza uçak vermesi nedeniyle üretimden vazgeçtiğimiz gibi otomobil üretiminden de vazgeçen bir ülke olmuşuz.

İşte ben bu yüzden elimizdeki bu fırsatı kaçırmayalım ve sadece gelir düzeyi yüksek vatandaşlarımızın değil halka ait olacak bir araba yapalım derim. Kalın sağlıcakla…

Bu yazı toplam 474 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113