• BIST 84.596
  • Altın 252,713
  • Dolar 6,0970
  • Euro 6,8177
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

Tanzim Olmazsa olmaz!

Sebahat Çakır

Tanzim satış uygulamasının başladığı şu günler de, tabiri caizse ağzı olan konuşuyor. Vatandaşın lokmasına göz diken fırsatçılara haddini bildirdi iyi oldu diyenler de var. Ya kardeşim bu nedir? Yetmişli yıllara gerimi dönüyoruz diyen de... 

  Yerel esnaf bu uygulamanın ekmekleriyle oynandığını düşünse de, vatandaş tanzim satışın gündeme gelmesi ile çarşı-pazarın bile ateşinin düşmesinden oldukça memnun. "Tanzim" Arapça bir kelime olup, " düzene sokma, yoluna koyma, düzenleme" anlamına gelmekte.

  Halk ekmek, ithal et, kenevir, tanzim satış derken halka nefes aldıran planlamalar elbette piyasaya kısmen de olsa bir düzen ve intizam getirirken, bazılarının planlarını ve düzenlerini bozmuş olması gayet muhtemel. Meydanı boş zannedenlere balyoz etkisi yapması beklenmedik bir şey değil zaten.

  Aslında tanzime muhtaç o kadar çok şey var ki, düşe-kalka ayakta kalmaya çalıştığımız şu fani dünyada. Sadece patates, soğan, patlıcan ve domates değil ki karaborsada kan ağlayan! Midemizin doymasını dert ettiğimiz kadar, başka derdimiz yok gibiyiz adeta. Oysa tanzime muhtaç öyle bedbaht haldeyiz ki; ecdadın ruhu sızlarda biz gafil ümmetin sızlayacak ruhu karaborsada. En ihtişamlı mimarı sanatın tezahürü camileri inşa eden ecdadın, o camilerin saflarını dolduracak torunları karaborsada.. Bacısının başörtüsü için kafire direnen sütçü imamlara, başörtüsü için hayatını mahkum eden nice fedailere rağmen, bugün mesture bacımın tesettürü karaborsada. Modern dünyanın entelektüel yapısına uyum sağlayan genç nesil, son derece Avrupa uyumlu hayat tarzında fevkalade başarılı iken; Kur'an, kıraat, tilavet, tefsir, fıkıh gibi asli ilimler konusunda o kadar yoksun ki, karaborsa demek bile yetmez. Zira karaborsa olan bir şey zor da olsa bulunabilir, pahalı da olsa temin edilebilir. Ama şu durumda heyhat...

    Gerçek aşkların kitaplar da kaldığı, sevgi sözcüğünün şiirlerde karşılık bulduğu, materyalist dünyanın, ego destekli, duygu yoksunu garibanların sevgileride mi karaborsada? Sevgilinin sevgiliye, sevgisini izhar edecek sene de sadece bir günümü var ? Ya da sevmeye bir gün ayıracak  kadar aşk fakiri miyiz? Yoksa sevgilinin sevgiyi finansal boyutta ispat etmesi kadar maddeci zihniyet kurbanları mıyız? Gerçek aşk ile yananların yürekleri kor, dilleri lal olup, aşkları gözlerden okunurken, şimdilerde "aşkım" sözcüğü basit bir hitap  olup eskitilmiş. Sevdanın uğramadığı viran gönüllerde gerçek aşklar karaborsa da iken, "ilahi aşkın" esamesi okunmaz olmuş. Bilinmeyen veya anlaşılamayan kelimeler için lügate başvurulur da, aşkın lügati hangi kütüphanededir acep? İlahi aşkı anlamak ve okumak için bir gönül lügati bulmak gerekmez mi? Kütüphane değil, bir gönülhane aramak gerekmez mi? Mevlana'nın Şems-i, Yunus Emre'nin Taptuk Emre'yi, Cihan Fatihi Sultan Mehmet'in Akşemsettin'i, Koca Akşemsettin'in Hacı Bayram Veli'yi bulduğu gibi...

  Dış dünyamız tanzim ve tamir edilmeye ne kadar mecbur ise iç dünyamız da bir o kadar tanzime muhtaç. Yaşadığımız dünyada eksiklerimiz birilerinin eli ile tamamlanıp onarılabilir iken, gönül dünyamız ise ancak bizim isteğimiz ve farkındalığımız ile tanzim ve düzene sokulabilir.

   Ruhumuz, bedenimizin doydukları ile doymaz ve kanmaz. Ruhu aç olan toplumlar sağlıklı düşünemez. İrfan yoksunu erdemsiz kişilik yapısı ile toplumlar yükselemez. Ebedi mahrumiyet zincirlerine mahkum olmaktan asla kurtulamaz. Ruhen ulvi alemlere yelken açıp, rahmet deryasında katre olabilmek, ilahi nurlar ile münevver olup insan olmaya aday olmak temennisi ile...

Bu yazı toplam 963 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113