• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 13 °C

ORTAYA KARIŞIK!

Cemal Kapan

Bu sefer birikmiş birkaç konudan peş peşe bahsedeceğim, affınıza sığınırım.

15 Temmuz: Sela okuyanların, bela okuyanları yendiği gece

15 Temmuz’un üzerinden bir yıl geçti...

Geçen sene Türkiye’de yaşanan ve dünyada eşi ve benzeri görülmemiş bir refleks ile Türk Milleti tarafından canı pahasına engellenen, İstihbarat servislerinin emrindeki FETÖNÜN KÖLE ORDUSUNUN gerçekleştirdiği ihanet girişiminin unutulmaması, unutturulmaması gerekir.

Din referansı ile elde edilip kandırılan Anadolu’nun öz evlâtları, aldıkları eğitimlerin sonucunda, kendi vatanlarına karşı ihaneti “hizmet(!)” olarak algılayacak kadar yolunu şaşırmışlardı.

Birçok insanın henüz tehlikenin farkında olmadığını görüyoruz.

Ey benim mensubu olmakla iftihar ettiğim necip milletim!

Kendini tarif ederken sınırlama. Sen 3000 yıllık devlet geleneği olan, 16 devlet kuran, İslamla tanıştıktan sonraki 14 asrın 10’ unda Din-i Mübiyn-i İslamın sancaktarlığını yapan, çağ kapayıp çağ açan bir medeniyetin varisisin.

İki asırdır bir değişimin sancısını yaşıyoruz. Sorunları biz olarak halledemeyeceğimizi düşündüğümüz için başkasına benzemeye çalışıyoruz. Arafta sıkışıp kalmışız. Üstümüzdeki hazır giyim elbisenin kalıbı bize uymuyor. Hiçbir şey olması gerektiği gibi değil. Kadim olanla modern olanın arasında, tutarsız, gitgeller yaşayan, çelişki dolu bir toplumuz.

Bir umut, bir ışık arıyoruz.

Kurtuluş savaşında halkımız o ışığı görmüştü, 15 Temmuz’ da da o ışık etrafında toplandı ülkesi için.

Bizler vatan, namus, toprak, özgürlük söz konusu olduğunda o dedelerin çocuğu olduğumuzu 15 Temmuz’da bir kez daha gösterdik.

15 Temmuz bir milattır.

Milletimizin kim olduğunu hatırlamaya başladığı bir milattır.

15 Temmuz bize yeniden millet olmayı, yeniden kahraman olmayı, yeniden vatan-millet-bayrak mefhumunun ne anlama geldiğini öğretti.

15 Temmuz Yüce Yaradanın “Benim bu millet üzerinde muradım var” dediği gündür. Tüm ümmetin yüzleri bize dönükken, anlıyoruz ki Allah-ü Teâlâ hala bu millet eliyle bir şeyler etmeyi murat etmekte. Dedelerimiz gibi âleme nizam verecek bir medeniyeti tekrar inşa etme vakti gelmiştir.  Türkiye'nin mazisini hatırlatan bir endam ile istikbale yürüyüşünü durdurmak isteyenlerden korkacak değiliz. Biz, büyük bir medeniyetin diriliş derdindeki varisleri olduğumuz müddetçe başımızdan bela eksik olmayacak. (Eksildiği gün bilin ki bizde bir sorun var demektir.)

Unutma!

Bir milletin haydi dediği vakit arkasına düşmekte tereddüt etmeyeceği bir lideri olursa, bir liderin de 'haydi' dediği anda arkasından geleceğinden şüphesi olmayan milleti olursa o ülkeye kimse diz çöktüremez.

KUDÜS

Buradan çok uzakta değil, Filistin adında bir yerde, Ortadoğu’da, tam burada bizim yanı başımızda, İsrail’in ağır eğitimli ve silahlı ordusu ölüme, nefrete ve yıkıma devam ediyor.

Filistin’den bir kız ya da erkek çocuğu kusulan ölümden kurtulup yaşayacak, büyüyecek ve onlarla beraber kuvvetleri, kızgınlıkları ve öfkeleri de büyüyecek.

Tarihsel mirasımızla çok şey bildiğimiz, batılı düşüncenin “Ortadoğu’da çatışma” diye adlandırılan konu hakkında şüphe yok ki uzmanlar var, ancak dünyanın bu köşesinden bizim de söyleyeceğimiz bir şey var:

Buradan baktığımızda işgali görmezden gelmekle alkışlamak arasında karar vermeye çalışan dünya hükümetlerini ve epey zamandır bir işe yaramayan Birleşmiş Milletleri görüyoruz.

Maalesef gündemi belirleyenler olup bitenin “siyonizm” mi “antisemitizm” mi olduğunu, ya da bunu başlatanın Hamas’ın bombaları olup olmadığını tartışıyor olmamızı ve bu tartışmaların içinde bir konum almamızı istiyorlar.

Bir şeyler söylemek işe yarar mı? Bizim ağlayışlarımız bir bombayı dahi durdurur mu? Bizim sözümüz bir tek Filistinlinin dahi yaşamını kurtarır mı?

Evet, bu işe yarar.

Yıkımın ve ölümün ortasında birkaç cesaret sözü duymanın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.

Yapılan bir duanın, haykırışın zifiri karanlık bir odada, duvarda bir delik açılmış ve ufak bir ışık parıltısı içeriye düşermiş gibi olacağına inanıyoruz.

Bu yüzden hangi siyasi görüşten olursak olalım, en solundan en sağına, Ak Partilisinden Saadetlisine, CHP’lisine kadar tüm halkımız Pazar günü Kudüs’ün yanında olduğunu göstermek için Yenikapı’daki miting alanına gelmesi gerekiyor.

Kudüs’ te zulme uğrayanların sesine ses, yumruğuna güç ve İsrail’e sert bir mesajı milletçe göndermiş olacağız.

(Büyük Kudüs Mitingi, 30 Temmuz Pazar günü saat 17.00’de Yenikapı’daki miting alanında yapılacak)

Bu yazı toplam 1417 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113