• BIST 14124.54
  • Altın 6778.71
  • Dolar 47.895
  • Euro 55.5775
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 26 °C

Türkiye derhal harekete geçmeli!

Türkiye derhal harekete geçmeli!
HESİAD: ‘Türkiye, İletim Sistemi Esnekliği ve Enerjide Dışa Bağımlılığı Azaltmak İçin Pompaj Depolamalı HES’lerde Acil Aksiyon Almalı’

 

 

  • Hidroelektrik Santralleri Sanayi İş İnsanları Derneği HESİAD tarafından hazırlatılan ve Ağustos 2026 itibarıyla tamamlanan ‘Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu’, kamuoyu erişimine açıldı.
  • Rapor, ‘Türkiye’nin enerjide orta vadeli ulusal hedeflerine ulaşabilmesi için, ön fizibiliteden işletmeye geçişi ortalamada 8-10 yıl gibi uzun bir süre alabilen pompaj depolamalı hidroelektrik santraller (PHES) alanında bugünden harekete geçilmesi gerektiğine’ işaret ediyor.
  • 25 yılı aşkın bir süre TEİAŞ’ta üst düzey kademelerde görev yapmış olan ve halen enerji sektöründe danışmanlık yapan Elektrik Elektronik Yüksek Mühendisi Nurhan Ozan tarafından kaleme alınan raporda, pompaj depolamalı HES’ler tüm bileşenleriyle ele alındı.
  • Raporda, PHES’lerin, batarya depolamalı sistemlerle stratejik olarak birbirini tamamlayacak şekilde planlanması ve devreye alınması çağrısında da bulunuldu.
  • pompaj-depolamali-hes-acik-103725295.jpg

Enerji depolama konusu, farklı açılardan üstlendiği kritik rol nedeniyle tüm dünyada giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Özellikle 2025 yılında Avrupa’da İspanya ve Portekiz’de, Amerika’da ise Kaliforniya’da hayatı durma noktasına getiren saatler süren elektrik kesintileri, depolama olgusunun sokaktaki vatandaşın da radarına daha fazla girmeye başlamasına neden oldu. Peki Türkiye’de tablo ne ve elektrik depolama konusunda hidroelektrik santraller nasıl bir işlev sergileyebilir?

pompaj-depolamali-hes-kapali-cevrim-103726483.jpg

Artan yenilenebilir ve büyüyen hedefler sistem esnekliğini zorunlu kılıyor

Türkiye yenilenebilir enerji sektörü giderek büyüyor ve bu paralelde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen enerjinin kullanımı da giderek artıyor. Ülkemizde elektrik sistemi, özellikle güneş̧ ve rüzgâr enerjisi kurulu gücünde öngörülen bu hızlı artış nedeniyle, enerji üretim kapasitesinin artırılmasının ötesinde, üretilen enerjinin doğru zamanda kullanılmasını sağlayacak büyük ölçekli bir enerji depolama ve sistem esnekliği dönüşümüne ihtiyaç̧ duyuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklanan Türkiye Ulusal Enerji Planı'na göre, 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisi kurulu gücünün toplam 120 bin megavata (120 gigavat) çıkarılması hedefleniyor. Sektörün giderek büyümesi, bir yandan hedeflendiği gibi yenilenebilir enerji üretiminin toplam elektrik üretimindeki payını artırırken bir yandan da- özellikle ilkbahar ve yaz aylarında- gündüz saatlerinde üretim fazlasına, aksam saatlerinde ise hızlı net yük artışına neden oluyor.

Hidroelektrik Santralleri Sanayi ve İş İnsanları Derneği HESİAD tarafından hazırlatılan ‘Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu’, enerji güvenliğinde önemli bir kilometre taşı olan pompaj depolamalı HES (PHES) konusunu hızlıca ülke gündemine taşımayı amaçlıyor. Türkiye güneş ve rüzgâr enerjisindeki istikrarlı büyümesini sürdürürken, enerji dönüşümünün önündeki yeni başlıklardan biri ‘üretilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamana taşınması ve şebekenin değişken üretime uyum

acik-ve-kapali-cevrim-pompaj-depolamali-heslerin-detayli-tanimlamalari-103725343.jpg

sağlayabilmesi’ olacak. HESİAD raporu, bu ihtiyacın karşılanmasında pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerin (PHES) üstlenebileceği rolü tüm teknik ve ekonomik boyutlarıyla ortaya koyuyor.

Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu’na dair konuşan HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektrik santrallerin, yenilenebilir kaynaklara dayalı büyük ölçekli temiz enerji üretiminde ön plana çıkarken uzun saatler boyunca sağlayabildikleri depolama seçenekleriyle de enerji arz güvenliğinin önemli güvencelerinden biri olarak kabul edildiğine dikkat çekti. “Dünya genelinde giderek yaygınlaşmasına karşın Türkiye’de henüz planlama ya da işletme aşamasında pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral (PHES) bulunmuyor” diyen Güven, Türkiye’nin bugün harekete geçse en iyi ihtimalle 8-10 yıl arasında ilk pompaj depolamalı HES’ini işletmeye alacağının altını çizerek “2035 için oldukça iddialı ulusal hedeflerimiz var. PHES’leri 2030’ların başında devreye almak istiyorsak hemen bugün harekete geçmemiz gerekiyor” açıklamasını yaptı.

Depolama olmazsa yenilenebilir enerjinin dörtte birinden fazlası kullanılamayabilir!

Raporun dikkat çekici sonuçlarından biri, yeterli enerji depolama kapasitesinin oluşturulmaması halinde ortaya çıkabilecek yenilenebilir enerji kesintileri. Türkiye elektrik sektöründe 30 yıla yakın deneyimiyle saygın bir isim olan Elektrik ve Elektronik Yüksek Mühendisi Nurhan Ozan’ın imza attığı rapordaki projeksiyonlara göre herhangi bir batarya veya pompaj depolamalı HES kapasitesinin bulunmaması durumunda 2030'da toplam güneş ve rüzgâr üretiminin yaklaşık yüzde 7,8’i; 2035’te yüzde 16,2’si ve 2040’ta da yüzde 26,5’i sistem tarafından doğrudan kullanılamayacak hale gelebilir. Enerji miktarı açısından bu kaybın ifadesi ise 2040 yılında yaklaşık 57,38 TWh olarak hesaplanıyor. Bu rakamlar, ‘depolamanın, yenilenebilir enerji yatırımlarını tamamlayan ikincil bir unsur olmaktan çıkarak enerji dönüşümünün temel altyapılarından biri haline geldiğine’ işaret ediyor.

‘Batarya ve pompaj depolamalı HES birbirinin alternatifi değil’

Raporun, batarya depolamalı sistemlerin gerekli olduğunu, ancak Türkiye’nin depolama stratejisinin yalnızca batarya yatırımları üzerine kurulmasının yeterli olmayacağını gösterdiğini belirten HESİAD Başkanı Güven, bataryaların hızlı tepki, frekans kontrolü, kısa süreli rampalama ve 1–4 saatlik enerji kaydırma ihtiyaçlarında önemli rol oynarken, pompaj depolamalı HES’lerin özellikle 8–12 saat ve üzerindeki uzun süreli depolama ihtiyacının karşılanmasında öne çıkacağını vurguladı. Batarya ve PHES yatırımlarını birbirinin alternatifi değil, elektrik sisteminin farklı ihtiyaçlarını karşılayan tamamlayıcı teknolojiler olarak değerlendiren rapora göre, Türkiye için önerilen bütünleşik depolama portföyünde, 2030 yılında 15 bin MW bir saatlik batarya kapasitesinin yanı sıra 4 bin MW sekiz saatlik PHES kapasitesine ihtiyaç var. PHES ihtiyacının 2035 yılında toplam 10 bin 400 MW’a, 2040 yılında ise 16 bin MW’a ulaşabileceği de raporda yer alan öngörüler arasında bulunuyor.

PHES yalnızca enerji depolamıyor, şebekeyi de destekliyor

Pompaj depolamalı HES’lerin sağladığı fayda yalnızca yenilenebilir kaynaklardan üretilen fazla elektriğin daha sonra kullanılmak üzere depolanmasıyla sınırlı değil. Bu tesisler; sektörün sürdürülebilirliği açısından da elzem olan akşam puantının karşılanması, yenilenebilir enerji kesintilerinin azaltılması, frekans kontrolü, rezerv sağlanması, hızlı rampalama, gerilim desteği, sistem ataleti, black-start kabiliyeti ve iletim sistemi kararlılığı gibi çok sayıda sistem hizmetini sağlayabiliyor. “Bu özellikleriyle PHES’lerin klasik bir elektrik üretim tesisi olarak değil, yenilenebilir enerji kapasitesinin güvenli biçimde sisteme entegre edilmesini sağlayan stratejik enerji altyapısı olarak ele alınması gerek” diyen Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye hidroelektrik sektörünün 32 GW’ı aşan kurulu gücüyle Avrupa’da ikinci, dünyada ise dokuzuncu sırada bulunduğunu hatırlatarak, “Ülkemiz enerjide çok iyi bir yol haritası izliyor. Böyle bir ülke profilinin, enerji arz güvenliğini güçlendirmek adına, mümkün olan en kısa sürede pompaj PHES’leri de enerji portföyüne katmasının şart olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Yatırım modeli oluşturulmadan projelerin hayata geçmesi güç

HESİAD tarafından hazırlatılan PHES Teknik Raporu’nda aynı zamanda ‘PHES yatırımlarının yalnızca elektrik fiyatlarının düşük olduğu saatlerde enerji alıp yüksek olduğu saatlerde satılmasına dayalı piyasa arbitrajıyla finanse edilmesinin güç olduğuna’ da dikkat çekiliyor.

Yatırımların ekonomik olarak yapılabilir hale gelmesi için PHES’lerin sisteme sağladığı depolama, esneklik, kapasite ve yan hizmet değerlerinin de gelir mekanizmalarına yansıtılması gerekiyor. Raporda ayrıca PHES’lerin pompalama sırasında tüketici, üretim sırasında ise üretici olarak iki yönlü sistem kullanım bedeline tabi olmasının proje ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekiliyor. Raporda bu kapsamda depolama amacıyla kullanılan elektriğe yönelik özel bir tarife mekanizması, sistem kullanım bedellerinin yeniden düzenlenmesi, yan hizmet gelirleri ile uzun dönemli kapasite veya sistem hizmeti sözleşmelerinin birlikte değerlendirilmesi de öneriliyor. Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici öneri ise depolama ihtiyacının oluşmadığı günlerde PHES’in çevrim yapabilmesi için pompalama enerjisine belirlenen zaman aralıklarında öngörülebilir özel bir tarife uygulanması.

“Türkiye bugün harekete geçmeli!”

Türkiye’de bugün itibarıyla işletmede pompaj depolamalı bir hidroelektrik santral bulunmuyor. Buna karşılık raporun projeksiyonları, uzun süreli depolama ihtiyacının önümüzdeki yıllarda hızla artacağını gösteriyor.

Türkiye’nin bu konuda hiç zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini belirten HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, PHES projelerinde ön fizibiliteden ticari işletmeye geçiş süresinin ortalamada 8-10 yılı bulabildiğini bir kez daha dile getirerek bu nedenle uygun sahaların belirlenmesi, fizibilite çalışmalarının başlatılması, şebeke bağlantı noktalarının planlanması ve yatırımcı açısından öngörülebilir bir gelir ve destek modelinin oluşturulması için zaman kaybedilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Güven, pompaj depolamalı HES’lerin gündeme alınmasının yalnızca hidroelektrik sektörü açısından değil; Türkiye’nin arz güvenliği, şebeke esnekliği ve yenilenebilir enerji dönüşümünün sürdürülebilirliği açısından stratejik önem taşıdığını da tekrar sözlerine ekledi.

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 Faks : 0216 4917113