Naif kalp sahibidir mümin, gönlü temiz olduğu gibi dili de temizdir.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem mümini överken onu nezaketiyle övmüş, örnek göstermiştir. Kim bilir belki de bu yüzden "dil" ile "gönül" aynı anlama gelir gönül coğrafyamızda.
Eline, beline , diline sahip olanlar övülür Anadolu irfanında. Tüm yaralar geçer, amma dil yarası geçmezmiş. O yüzden İnce Ahmet dedem "Evladım lafını ağzında çiğne de öyle söyle" derdi; çünkü söz bir kere ok gibi çıktı mı, kınına dönmesi mümkün değildir de ondan.
Bir Arap atasözünde "Ağzını çok açma, gafil balıklar gibi avlanırsın" sözü de çokça hoşuma gider.
Sözle ilgili yazıma Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin münafıklıkla ilgili meşhur hadisin farklı bir rivayeti ile son vermek istiyorum. Genelde münafıklığın alameti üç diye bilinir ama dördüncü ile ilgili rivayet pek de bilinmez. Sözü, özü güzel hocalarımızdan Allah razı olsun bize bu rivayeti de ezberletmişlerdi;
Münafığın alameti dörttür;
1. Konuştuğunda yalan söyler
2. Söz verdiği zaman sözünden döner
3. Emanet verildiğinde hıyanet eder.
4. HASIM OLDUĞUNDA HADDİ AŞAR. (Yani seninle düşman olduğunda arkandan hadsizce gıybet eder, hakaret eder, ağza alınmayacak galiz küfürler bile dökülebilir kirli ağzından. Halbuki mümin öyle değil; gönlü güzel, sözü güzeldir. Fussilet- 34*'ten aldığı dersle, ağzından "sadaka"ya mukabil güzel sözler sadır olur, "sadaka"ya mukabil tebessüm saçılır nur yüzünden. Özü, sözü , yüzü güzel müminlerden olmamız duasıyla. Allah'a emanet olun.
(*Fussilet, 34: İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş)




























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.