• BIST 1.378
  • Altın 461,865
  • Dolar 8,1149
  • Euro 9,7667
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 16 °C

Düştüğü yerden kalkmaya çalışan kadının hikayesi

Düştüğü yerden kalkmaya çalışan kadının hikayesi
Son dönemde vizyona giren birçok yerli dizide, insanların davranışları hep çocukluklarında yaşadıkları travmalarla açıklanıyor ve böylece mazur görülüyor.

Çocukluğu travmalar bırakacak kadar çileli geçen biri hayata yenik başlar, doğru. Fakat bunu ömür boyu üzerinde taşıması ve başka insanlara da aynı ya da benzer acılar yaşatması şart mıdır?

 

Yazar Mine Sultan Ünver, son romanı Çürük’te, 17 Ağustos depreminde anne ve babasını kaybederek ablasıyla öksüz kalan Benan’ın, genç bir kadın olunca çocukluk travmalarının etkisiyle yaşadıklarını fakat sonra bu travmalardan sıyrılması gerektiğine karar verişiyle düştüğü yerden kalkma çabalarını anlatıyor. 

 

Oturup sızlananlardan, çaresizliğinden yakınanlardan değil Benan. Hatta böylesi insanlardan iğreniyor. Kaybeden değil de kazanan olmak için kararlı. Yürümeye devam etmek istiyorsa iyileşmek zorunda. İyileşmese dahi geçmişin yükünü sırtına atıp kamburuyla yürümek zorunda. 

 

KADERİNİ KENDİSİ ŞEKİLLENDİRİYOR

Kurduğu ikinci, üçüncü ve devamı hayatlara hep bir umutla başlıyor Benan. Geçmişini üzerinden atması elbette kolay değil ama eylemlerini belirleme ve kendi kaderini şekillendirme gücü olduğuna yürekten inanıyor. Toplumun veya geçmişinin, kim olduğuna yahut nasıl davranması gerektiğini belirlemesine izin vermiyor. Her kurduğu hayatta geçmişini aşarak ne olacağına kendisi karar veriyor. Zor çocukluğunu ya da bir önceki yıkılmış hayatını, parasızlığını, kadın oluşunu bahane olarak kullanmıyor. Durumuyla yüzleşiyor ve dağıldığı her durumda yılmaksızın yeni bir hayat kuruyor ve onu şekillendirmek için yoluna devam ediyor. 

 

HER İLİŞKİDE AİLESİNİ Mİ ARIYOR?

İnsan içinde kocaman bir boşlukla var edilmiş. Belki de her birimizin çabası bu boşluğu bir şekilde doldurabilmek. Aşkla, dostlukla, evlat sevgisiyle, makamla, parayla, şöhretle, felsefeyle, dinle, nice pek çok yolla. Benan için bu boşluğa yapılan ilk tanım ailesinin yokluğu. Küçük bir çocukken depremde onları, özellikle de babasını yitirmek büyük bir acı. Sonrasında hayatına giren öğretmeni, eşi gibi erkeklerde babasını arıyor, onun sevgisini bulursa boşluğundan kurtulup tamam olacağını zannediyor. Fakat var oluşa, insanoğlunun yapısına, dünyanın düzenine dair büyük sorular sorup cevaplarını ararken içindeki boşluğa yeni tanımlar yapıyor. Balkan’ı tanıdığında ise bu boşluğun tanımı aşk.

 

Mine Sultan Ünver:

“YAŞADIĞIMIZ TRAVMA MAZERETİMİZ OLMASIN”

 

“Yaşanılan travma kimi duygu ve eylemlerimizin sebebi olsa da bataklıkta sonsuza dek tıkılıp kalmanın mazereti olmamalı. Geçmişimiz ve yaşanılanlar sorumluluk almaktan kaçınmaya neden olamaz. 

 

Geçmişteki gerek iyi gerek kötü deneyimlerimiz, gelecekteki düşünce ve davranışlarımızı şekillendirmede rol oynar. Travma yaşamış olanlarda öfke, saldırganlık, endişe, başkalarına güvenme zorluğu, düşük öz saygı ve sinirlilik gibi sorunlar yaygın şekilde görülür. Fakat travmatik bir deneyim yüzünden acı çekmek, düşünce ve davranışlarımızı etkilese de hayatımıza ve ilişkilerimize zarar vermemesini sağlamak bizim görevimizdir.  Geçmişte yaşadığınız travma, etrafımızdaki insanlara acımasızca, nefretle ya da istismar edici şekilde davranmamıza asla mazeret olamaz. 

 

Geçmişte yaşadığımız acının, bizi gittiğimiz her yere peşimizden yıkım götüren bir canavara dönüştürmesine izin veremeyiz. Gerekli ya da yararlı olabileceğini düşünüyorsanız profesyonel yardım almaya da karar verebilirsiniz. Sevdiğimiz insanları sürekli incitmektense karakterimiz ve davranışlarımız üzerine samimiyetle düşünmek daha doğru olacaktır. “Ben böyleyim” demektense “Düzeltmem gereken yanlışlarım olduğunu fark ettiğim için memnunum” demeliyiz.

 

Hiç kimse geçmişte yaşanan travmanın kolayca iyileşeceğini iddia edemez, ancak yapılabilecek her şeyi yapmak son derece önemlidir.” KAYNAK:DUYURU GAZETESİ

Bu haber toplam 475 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Ebrar Mutlu'dan Güz Sancısı..21 Aralık 2020 Pazartesi 18:18
  • Pendik'te sanat söyleşileri, İnstagram üzerinden gerçekleşiyor04 Aralık 2020 Cuma 15:11
  • Ebrar Mutlu'dan "Yokluğun"23 Kasım 2020 Pazartesi 11:42
  • Ebrar Mutlu'dan: "Bir çocuk olsam"22 Eylül 2020 Salı 14:14
  • Ebrar Mutlu'dan "Adını sen koy"11 Eylül 2020 Cuma 14:06
  • Ebrar Mutlu'dan Babalar Günü'ne özel şiir20 Haziran 2020 Cumartesi 16:07
  • Nurullah Genç Pendik'e geliyor25 Ekim 2019 Cuma 12:38
  • Amasya'da Şiir Akşamları04 Mart 2019 Pazartesi 12:07
  • Bu okul kendi elektriğini üretiyor!30 Mart 2018 Cuma 10:21
  • Pendik'li yazarın 4'üncü kitabı çıktı!12 Mart 2018 Pazartesi 15:13
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113