• BIST 1.441
  • Altın 500,147
  • Dolar 8,3566
  • Euro 10,1202
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 29 °C

“BERAT” GECESİ KURTULUŞ GECEMİZ OLSUN !!!

Hasan Demirci

Mübarek üç aylardan ikincisi Şaban ayını yarıladık, Ramazanı Şerife doğru yol alıyoruz. Hz. Peygamber sav in dilinden “Allah’ım! Bize Receb ve Şaban'ı mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır” diyerek yaptığımız duanın kabul olunacağı inancını yaşıyoruz. 30 Nisan Pazartesi akşamında bütün camilerimiz yine coşkuyla dolacak, bizim için hayatımızı gözden geçirme fırsatı olacaktır.

Berat gecesi adını Allah’ın günahkârları affetmesinden alır (berâet). Müfessir sahâbîlerden İkrime el-Berberî, Duhân suresinde sözü edilen “Mübarek Gece”nin Berat olduğu kanaatindedir. Resul-i Ekrem’in bu gecede ibadetle meşgul olmayı ve gündüzünde oruç tutmayı teşvik ettiği nakledilir. Tarihi kaynaklarda 9. yy. da Mekke’de Berat gecesinin kutlanmasıyla ilgili bilgiler yer almaktadır. Günümüzde camilerimizde olduğu gibi Mekke halkı da o zamanlar Mescid-i Harâm’da namaz kılmak, Kâbe’yi tavaf etmek ve Kur’an okumak suretiyle geceyi ihya ederlermiş. Bir dönem Şam’daki Emeviyye Camii’nde Berat gecesinde kandiller yakılmış, bunu bid‘at olarak değerlendiren birtakım fetvalara rağmen bu âdet bir süre devam etmiştir. Müfessir İbn Kesir, Berat gecesinde halka tatlı dağıtma geleneğini ilk başlatan kişinin Selçuklu Veziri Fahrülmülk olduğunu kaydeder. [1]

Bu bilgileri naklettikten sonra hemen şunu ifade edelim ki, her kandil gecesi geldiğinde gereksiz tartışmalar yapılmaktadır yine yapılacaktır. Bu tartışmaların temelinde;

 Berat gecesi diye bir gece var mıdır yok mudur? Sorusu vardır. Hemen ifade edelim, Ne Kur’an’da nede Peygamberimiz Sav in hiçbir hadisinde "Berat“ kelimesi geçmemektedir.

Duhan suresinde : “ Hâ, mîm. O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.  O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır.” [2] Ayetinde işaret olunan gecenin Müfessir sahâbîlerden İkrime Berat gecesi olduğu kanaatini taşıyor olsa da burada zikri geçen gece Kadir gecesidir. Çünkü başka ayetlerde Kur’an’ın Ramazan ayında ve Kadir gecesinde indiği açıkça bildirilmektedir.

Berat” kelimesinin Kuranda ve Hadislerde yer almaması Berat gecesi diye bildiğimiz gecenin olmadığı anlamına gelir mi? Böyle bir geceyi değersiz kılar mı? O gece yapılacak ameller boşa mı gider?  Elbette ki hayır. Çünkü Hz Peygamber Sav “Berat” gecesi diye ihya etmeye gayret ettiğimiz gece için “Şaban ayının 15. gecesi olduğunda o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece güneşin batışından fecre kadar (olan sürede) dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve ‘Tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim!.. Başka isteği olan yok mu, ona da istediğini vereyim[3] buyuruyor.

Gündüzünde de oruç tutun” ifadesinden özellikle Pazartesi gününü oruçlu geçirmemiz gerektiğini bilmemiz gerekir. En önemlisi Rabbimizin dünya semasından bizim için yapacağı kurtuluşa daveti geri çevirmememiz gerekir. “Tevbe yapın” hitabına karşılık Tevbe yapmayı gerektirecek ne yaptım ki diyebilecek bir kimse var mıdır ?. “Rızık vereyim” hitabına karşılık ihtiyacım yok ben bana yeterim diyebilecek var mıdır?. “Şifa vereyim” hitabına kulak asmayacak bir kimse olabilir mi?. Ne istersiniz vereyim diyen Rabbimize Hz Musa as diliyle “Rabbim! Gerçekten ben, bana indireceğin her hayra muhtâcım![4] diyerek yönelmemiz kulluğumuzun gereği olacaktır.

Ve yine Efendimiz  Sav “Şüphesiz Allah-u Teâlâ Şaban ayının onbeşinci gecesi (kullarına) bakar ve yarattıklarından hepsini mağfiret eder, Yalnız kendisine şirk koşanı ve düşmanlık eden, kin ve husumet besleyene mağfiret etmez” buyurdu. [5]

Şaban ayının 15. Gecesi işte bunun için önemlidir. Kin ve husumet besleyenlere, şirk koşanlara af yok buyuruyor Peygamberimiz Sav. Elini semaya, gönlünü Rahmana açanlar için ise rahmet kapısı sonuna kadar açık, ne isterlerse karşılığını bulacaklar.

Berat gecesi bize düşünme fırsatı vermesi bakımından önemlidir. Geçen sene beraber olduğumuz, kendisiyle muhabbet edip gülüp eğlendiğimiz nice insanlar aramızdan ayrıldı. Bizlerde bir gün sevdiklerimizden, bu dünyadan ayrılıp gideceğiz. Hiçbir insan dünya hayatında baki değildir. Ölümle bitecek olan bu kısa dünya hayatında yapmış olduğumuz şeyler ahiret yaşantımızı belirleyecektir. İşte bu gecelerin önemi ölüm akla geldikçe bir kat daha artmaktadır. Çünkü bu geceler fırsat gecesidir. Günahlarımız için Nasuh tövbesi edebilirsek ve bir daha yaptığımız hatalara dönmez isek, Rabbimizin rızası doğrultusunda yaşar isek Rabbimizin bizlere nice müjdeleri vardır

Bu bakımdan mübarek gün ve gecelerin anlamlandırılması bizim gayret ve çabamıza bağlıdır. Milletçe Çok sıkıntılı dönemlerden geçiyoruz. Fitneciler durmuyor, durmadılar, durmayacaklar. Bizleri birbirimize düşürmek istiyorlar. Münafıklar Müslüman coğrafyada Müslümanların başına şeytanın aklına gelmeyecek belalar açıyorlar. Bu gece birlik ve beraberlik içinde aynı safta toplanıp Ülkemiz, Milletimiz ve tüm Ümmet-i Muhammed için duada bulunma vaktidir.

“Bir Müslümanın, yanında bulunmayan din kardeşine yapacağı dua kabul olunur. Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona, ‘Duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin.’ diye dua eder.”[6]

Meleklerin duasında olabilmek için bir birimize dua edelim. Saflarımızı sıkılaştıralım.

Kandilimiz mübarek olsun…Selam ve dua ile…

Hasan DEMİRCİ

hasandemirci1@hotmail.com

 

 

 

[1] TDV Ansiklopedisi cilt: 24; sayfa: 301

[2] Duhan Suresi 1-4

[3]  İbn Mace, İkâmetü’s-Salât, Hadis No:1388.(Darul Magfire Beyrut)

[4] Kasas Suresi 24

[5] İbn Mace,  İkâmetü’s-Salât, Hadis No:1390 (Darul Magfire Beyrut)

[6] Müslim, Zikir 87, 88; İbni Mâce, Menâsik 5

Bu yazı toplam 1321 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113