• BIST 9814.19
  • Altın 2455.687
  • Dolar 32.3984
  • Euro 34.5108
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

FAYDALI OLMA BİLİNCİ        

İbrahim Ciminli

İnsanın diğer varlıklardan ve canlılardan en önemli farkı akıllı olması ve toplum halinde yaşama zorunluluğudur. İnsan sosyal bir varlıktır. Maddi ve manevi ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz, toplumsal bir iş bölüşümü şarttır. İnsanın giyiminden ulaşımına, beslenmesinden eğitimine hayatının bütün alanlarında başka insanlara ve mesleklere zorunlu olarak ihtiyacı vardır. Onun için her insanın, toplumsal iş bölümünde yer alması gerekmektedir. Eğer bu iş bölümünde yer almıyorsa,  topluma  bir yük haline gelir. Başkalarının emeği ile geçinen bir asalağa dönüşür. 

Peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselatü Vesselam buyururlar ki: “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.”(Buhari, Megâzi, 35)                                             

Faydalı olma bilinci; öncelikle insanın niyeti ile başlar. “Her sabah uyanınca, güne bismillah deyip sabah namazını kıldıktan sonra; bütün yaratılmışlar ve çevre dahil, insanlara nasıl faydalı olabilirim diye olumlu, pozitif düşüncelerle güne başlamak, insanın kendisi için de şifadır; böyle insanlar güneş gibidirler; hem ışık, hem enerji, hem de gıdadırlar.” Bu konuda Hadis-i Şerif’te  şöyle buyurulur: “ Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terketmesi müslümanlığının güzelliğindendir.” (Tirmizi, İbn-i Mace)        

İnsanların kendilerinin  farkedemedikleri psikolojik hastalıklar olan egoistlik ve narsistlikten kurtulması ancak faydalı olma bilinci ile mümkündür. Bu hastalıklara yakalanmış kişilerden herkes kaçar. Bunların etrafında ot bitmez. Gerçek sevgiden mahrumdurlar. En yakınları bile onları sevmez. İnsanı hayata bağlayan, yaşama gücü ve sevinci veren, ayakta tutan ve hareket ettiren potansiyel güç; faydalı olma bilincidir. İnsanlara, bilime, eğitime, teknolojiye ağaçlara, çiçeklere, kuşlara, hayvanlara,  çevreye yaptığımız her olumlu destek kendimize ve bütün insanlığa vermiş olduğumuz bir faydayı gösterir. Varlığımızın insanlığa faydasının olması ne kadar büyük bir kazançtır.                        

Ayet-i Kerime’de şöyle buyurulur: “Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. (Âl-i İmran 3/104)                                       

“Her güne faydalı olma hayaliyle başlayan insan bal yapan arı gibidir.”                              
Anne-babasına, ailesine, komşularına, arkadaşlarına ve bütün insanlara  selam vermek, gülümsemek,iltifat etmek, hal hatır sormak insanları ruhen dinlendirir ve karşılıklı mutluluk kaynağı olur. Otobüste, trende, vapurda yaşlıya, engelliye, çocuklu kadınlara yer vermek gibi küçük jestler bile toplumun sosyal dokusuna önemli ve pozitif katkıda bulunur. Büyüklere “saygı” ve küçüklere “sevgi sözcükleri” gönülleri ne kadar hoşnut eder. Başarılı olanları takdir, başarısız veya üzüntülü olanları teskin etmek moralleri yükseltir, daha güçlü olmaya vesile olur.                              

Faydalı işler yapmak ve insanlara güzel eserler bırakmak hayatımızın en önemli amacı olmalıdır. Sosyal sorumluk almak, toplum yararına işler yapmak, görevler almak insanın kendi hayatında başarılı olmasına ve kazancının bereketli olmasına da sebep olur. Faydalı işler yapanların vefatından sonra da amel defterine sevap yazılmaya devam edileceği konusunda şu hadis-şerif müjde vermektedir: “ İnsan ölünce amel defteri kapanır, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır; Sadaka-i Cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat.”(Müslim, Ebu Davut, Tirmizi, Nesâî )                                                       

Sadaka-i Cariye: Faydası devam eden eserler; Okul, vakıf, hastane, yurt, yol, köprü, çeşme, cami ve mescit, ilim merkezleri ve kurslardır.                  

İstifade edilen ilim; Öğrenci yetiştirmek, ilim, kültür ve sanat alanın da eserler üretmektir.

Hayırlı evlat ise; vatanına, milletine, dininine bağlı, milli ve manevi değerlerini kuşanmış ve iyi yetiştirilmiş bir genç demektir. Bu konuda bir hatıramı nakletmek istiyorum; Çok değerli Nedim Urhan hocamı çocuklarla birlikte, bir bayram günü ziyaret ettiğimizde; bana yaptığı şu tavsiyeyi hiç unutmuyorum: “İbrahim bey, işleriniz çok yoğun, çalışmalarınız çok yorucu olabilir. Çok güzel işler yaptığınıza da inanıyorum. Ama sizin en öncelikli işinizin ve görevinizin bu vatana, bu millete ve dinimize faydalı hayırlı bir evlat yetiştirmeniz olduğunu asla unutmayın! Öncelikle kendi çocuklarınızı ihmal etmeyin! Bu ülkeye yapacağınız en büyük hizmetin, vereceğiniz en büyük faydanın bu olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın.”

Bu yazı toplam 609 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 Faks : 0216 4917113