• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 14 °C

Sınavsız Eğitim

Coşkun Otluoğlu

Ağustos ayının başında yine bu köşede TEOG Sınavı ile ilgili öğrencilerin yetenekleri ve dahi başka nedenlerden dolayı okul tercihleri yapmaları gerektiğini sınav puanıyla okul tercihi yapmanın yetersiz olduğunu yazmış ve şunları ilave etmiştim:

“Merkezî bir sınav sonucunda puana dayalı tercih elbette önemlidir ancak tek belirleyici bu olmamalıdır. Yukarıda dile getirdiğimiz hususlar da tercihlerde ön planda tutulmalıdır. Ne yazık ki tercihlerde belirleyici olan sadece öğrencinin elde ettiği puandır.

            Merkezî sınav sistemi olmadan öğrenciler yukarıda saydığım hususlar göz önüne alınarak okul seçemezler mi? Merkezî sınav sistemi dışında başka bir yöntemle liselere öğrenciler giremez mi?

            Bu imkânsız değildir. Mümkündür. Sadece sistemi sağlam kurmak ve işletmek esastır. Öğrencinin yeteneğine ve başarısına göre mümkün olan bir yerleştirme sistemi ile bunun çözülebileceğini düşünüyorum.”
        Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, TEOG'un kaldırılması ile ilgili, "Sayın Başbakan ile bu konuyu etraflıca görüştük ve uygulamaya girmesi konusunda herhangi bir mani yok. Çok basit bir konu." deyince konu yeniden gündeme gelmiş bulundu.
            Zaten bizim ve velilerin itirazının olduğu husus böylece en yüksek makamdan dillendirilmiş oldu.
            Daha önceki konuşmalarımda ve yazılarımda üzerinde durduğum hususların başında sınavsız eğitim sistemi gelmektedir. Eğitimde Yeni Yaklaşımlar üzerine verdiğim konferans ve yazılarda özellikle sınavsız eğitim modelinin riskleri ve yararları üzerinde çalışırken karşıma çıkan engelin insan olduğunu gördüm.
            Yeniliğe kapalı ve değişimin önünde binlerce yıllık taş duvar gibi duran beyinlerin en büyük engel teşkil ettiğini gördüm. Bakış açısı değişmeyen ve insanına güvenmeyen bir anlayış ile en mükemmel bir sistem bile başarısızlığa uğramaya mahkûmdur.
            Sınavsız eğitim sisteminde özellikle uygulamanın önemi kavranmalı ve çocuklara hareket imkânı verilmelidir. “Bilgisayar nasıl kullanılır?” “Bisiklet nasıl sürülür?” “Peyami Safa’nın eserleri nelerdir” gibi sorularla öğrencinin bilgisini ölçülmenin yerine; çocukların bilgisayar kullanmalarını, bisiklet sürmelerini, Peyami Safa’nın eserlerini okumalarını sağlamalıyız.
            Okullarda öğrenciler kırk saat ders görüyorlarsa bunun yarısı dersliklerde diğer yarısı da spor salonunda, atölyede, bahçede, müzik salonunda olmalıdır. Öğrenci okuluna koşarak gitmeli, orası onun için sevilen, istenilen bir yer olmalı böylece okullar hayat olmalı.
            Öğretmene güvendikten sonra onun yoğurduğu bu genç nesilden bir ümit ışığımız yanabilir. Aksi halde okulun ve öğretmenin önemi kavranmadan, okullar hayat olmadan sınavsız bir eğitim sistemi de düşünmek hayal olacaktır.
            Öğretmenlerin motivasyon ve morallerinin yüksek olduğu, onların vermiş olduğu notlar ile çocuklarımızın bir üst öğrenime gidecekleri düşünüldüğünde, onların kanaatlerinin kanun hükmünde olduğu, öğretmenin işine karışılmadığında her şey rayına girecektir.
            TEOG değil sadece okullardaki baskı aracı olarak görülen ve çocukların psikolojilerini bozan bütün gereksiz sınavlar kaldırılmalıdır. Böylece sınavsız eğitim sistemi uygulanabilir.
            Hem de güzel olur.
           
           
           

 

 

 

Bu yazı toplam 1344 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113