• BIST 12433.5
  • Altın 7037.04
  • Dolar 43.7069
  • Euro 51.8852
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C

KİM NE DİYOR?

Talat Yavuz

Eğitim Bir Sen, otuz dördüncü yaşını kutlarken gündem de bir hayli yoğun ve hareketli. Bu günlerde Ramazan ayının manevi iklimini, 4-6 yaş eğitimi ve okullarda planlanan ramazan etkinlikleri üzerinden çıkarılan tartışmalar eşliğinde hissetmeye çalışıyoruz.

Kasıtlı mı yapılır bilmem, belki de oruçla oluşan manevi havadan rahatsız olanlar, her Ramazan öncesi bir yolunu bulur ve gündemi değiştirmeyi başarırlar. Bu yılki tartışmaların, eğitim ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın icraatleri üzerinden yürütüleceği anlaşılıyor.

Gelin şimdi yeri gelmişken Eğitim Bir Sen’in otuz dördüncü yaşını kutladığı, Türk Eğitim Sen’in 8. Kongresini yaptığı, diğer birçok sendikanınsa üst perdeden konuya giriş yaptığı bu günlerde; eğitimde sivil toplum işbirliği ile yürütülen projeler konusunda kimin ne dediğine kısaca göz atalım. Biz otuz dört yıldır, çocuklarımızı milli ve manevi değerlerle buluşturalım diyoruz.

Kendi tarihini bilen, medeniyet değerlerine sahip çıkan, özgüveni yüksek nesiller yetiştirelim istiyoruz. Bu yolda ömür tüketmiş öncülerimizin, başarılı çalışmalar yapmış sivil veya resmi kurumlarımızın katkısını alalım diyoruz. Batıda, hatta bizim üst başarı diliminden öğrenci alan önemli liselerimizde, bize rağmen, yabancı dernek ve vakıfların kullandığı hakkı biz de kullanarak, kendi ülkemizde, kendi okullarımızda çeşitli projeler uygulayalım diyoruz. Çocuklarımız Nurettin Topçu’yu anlasınlar, Ramazan ayının güzelliklerini yaşasınlar, cami ile tanışık olsunlar istiyoruz. Eğitim kelimesinin yanında din, değer, imam hatip, cami, Kur’an Kursu, hafızlık, milli ve manevi değer, oruç vs. denilince hemen saldırıya geçerek kendilerince tanımladıkları laiklikten, bilimsellikten, çağdaşlıktan ağızları köpürürcesine bahseden, bu topraklara yabancı ve sapkınlıkları savunanlarla kavgamız devam ediyor, onlara söylenecek çok sözümüz var. Şimdi bir de Türk Eğitim Sen’e bakalım, bu konuda neler söylemişler, neler yapmışlar? Normalde, kongreler önemlidir, söylemler gözden geçirilir, dönem okuması yapılır, yeni söylemler belirlenir. Genç nüfusun azaldığı, gençlerimizin elimizden kayıp gittiği, birçok ülkede gençlerin sosyal medya kullanımı için yaş sınırı getirildiği ve gençlerimizin rehberliğe, yol göstermeye, değerlerimizle buluşmaya ihtiyaç duyduğu bir dönemde, her biri eğitimin önemli paydaşı olan altmış yetmiş yıllık vakıf ve derneklerimizle ilgili neler söylemişler? “Okullarımız STK görünümündeki çetelerin güdümünde.

Okullarımıza değerler eğitimi adı altında ne idüğü belirsiz bir takım grup, cemiyet ve vakıflar sokuluyor.” söylemi kongrede masaya yatırılmış mıdır acaba? Biz serbest kıyafet kararı aldığımızda sergilenen tutum gözden geçirilmiş olabilir mi? Biz toplumun derdiyle dertlenmiş, eğitim için yollara düşmüş, zor zamanlarda çözüm üretmiş, yurt açmış, hafızlar yetiştirmiş, bedel ödemiş, istikametini her daim doğru tutmuş örnek şahsiyetler ve sembol dernek ve vakıflarla, eğitim davamız için omuz omuza saf tutmayı doğru bulduk.

Bugün ülkemizin geleceğine güvenle bakmamızı sağlayan teknoloji hamleleri de bu çabanın ürünüdür. Bir yanda bu ülkenin en değerli kurumlarına çete diyebilen bir yaklaşım diğer yanda ise eğitim sevdalısı dernek ve vakıflarla yürütülmüş, başarılarla dolu, otuz dört yıllık özlük, özgürlük ve eğitim mücadelesi. Bizim kavgamız, bizim derdimize ortak olanlarla değil tam aksine bu yolda bize engel olmaya çalışanlarladır.

Biz bıraksaydık hala kamuda başörtüsü yasak olacaktı, imam hatip ortaokulları açılmayacak, katsayı zulmü hüküm sürecekti. Milli güvenlik dersleri fişleme mekanizması olarak devam edecekti. Vakıf ve derneklerimiz değil, çeteciliğin kitabını yazan bütün yapılar okullarımızda olmaya devam edecekti. Bu tartışma daha çok su götürür, deşifre etmeye devam edeceğiz.

Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 Faks : 0216 4917113