Bugün, gelin eğitim dünyasını da yakından ilgilendiren iki önemli tartışmayı sizlerle beraber analiz edelim. Bunlardan biri son dönem konuşmalarında Bilal Erdoğan’ın; ülkemizde yerli ve milli olmayan eski aydın takımı tasfiye oldu ancak, yerine yeni aydınlar yetiştiremedik özeleştirisinin çarpıtılması. Diğeri ise sunucu Mehmet Akif Ersoy’u tutuklanmaya götüren süreç üzerinden yürütülen dindar nesil tartışmaları.
Bu iki tartışma ile topluma şu mesajı vermek istiyorlar: “Aydın kesimi tasfiye ettikleri için eğitim, kültür, sanat vs. birçok alanda başarısız oldular. Bu yüzden dindar nesil dediler, ancak kendilerine değil bize benzeyen bir nesil ortaya çıktı.” ve bütün iddialarını kaybettiler.
Ülkemizde aydın kesim tartışması eski ve bilinen bir tartışmadır. Birilerine göre aydın olmanın ölçüsü milletten, dinden, değerden uzak olmaktır. Aydın olabilmek için batılı gibi düşünmek, batılı gibi yazmak, yaşamak ve hissetmek gerekir. Millet cahil, onlar bilgili, millet bilmez, onlar bilirler! Hâlbuki milletimiz çok iyi bilir, bu sözde aydınlardan bu ülkeye hiçbir fayda gelmemiştir, tasfiyeleriyle de hiçbir şey kaybedilmemiştir.
Dindar nesil söylemi iflas etti iddiasına bakacak olursak, burada da ustaca bir manevra yapılmaya çalışıldığı görülecektir. Dindar neslin temsilciliği, sunucu Mehmet Akif Ersoy ve arkadaş çevresine kaldıysa zaten vazgeçelim bu iddiadan. Bizim emek verdiklerimizin yolu hiç onlarla kesişmez. Mahalleleri, duygu ve düşünceleri, gündemleri farklıdır. Şimdi biraz hafızamızı yoklayalım ve 22 Eylül 2025 tarihine gidelim. “Teknofesti Doğru Anladık Mı?” diye sorduğumuz günlerdi.
Teknoloji üreten, eğitimli, dil bilen, milletimizin geleceğini sağlama alacak proje ve ürünleriyle, yüzbinlerin ziyaret ettiği meydanları dolduran pırıl pırıl gençlerimizi görünce; “Panayır, panayır...” diyenler işte bu sözde aydınlardan başkası değildi. (Emin Çapa) Eğitimde, özellikle fetönün tasfiyesinden sonra atılan adımlarla yepyeni bir nesil geliyor, bunu görüyorlar. Proje okullar, program çeşitliği ile sanata, spora, bilime, mesleğe yönelten her türden yeni nesil liselerimiz. Beceri ve değer odaklı yeni müfredat ve yeni ders kitapları, hepsi gelecekte kıymeti anlaşılacak adımlar. Teknoloji Fen Liseleri duydunuz mu hiç? Daha yeni başladık, bir nesil demek on yıllık bir emek demek değil. Yaşanan sıkıntıları, çekilen ıstırapları, kaybolan yılları, anlamsız yasakları, çöken uluslararası sistemi, soykırımları ve insanlığın içine düştüğü buhranı gören yeni nesil yeni aydınlarını da dindar nesli de yetiştirecektir, yetiştirmektedir.
Teknofest kuşağı, aydın diye geçinenlerin pabucunu daha şimdiden dama atmıştır. Bu arada bizim eski aydın kesimin ilham kaynağı olan batı, Gazze’de sergilenen soykırımın ardından Maduro olayı ile tamamen çöktü ve bitti. Uluslararası hukuk, evrensel değerler, devletlerin egemenlik hakkı, insan hakları, demokrasi vs. söylemlerin bir masaldan ibaret olduğunu gören bir nesle, bu kavramları yücelten eski tüfek aydınların verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Batı medeniyeti ve onların peşine takılanlar kaybetti, köklerinden beslenenler insanlığa umut olmaya devam edecektir. Silahlar değil adalete, erdeme inananlar ve insana gerçek saygısı olanlar kazanacaktır.



























