• BIST 9814.19
  • Altın 2435.362
  • Dolar 32.3524
  • Euro 34.3983
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 16 °C

GÜNDEM EKONOMİ

Talat Yavuz

Salgın, savaş, gıda krizi derken dünya ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Gümrük savaşlarıyla ayak sesleri gelen kriz, salgının ardından insanlığın kapısını çaldı. Karşılıksız para basarak dünyayı sömüren sistem deşifre oldu.

Fakir, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, ekonomik sıkıntılardan kaynaklı güvenlik kaygısını daha yakından hissediyor. Dünyada terör, yoksulluk antidemokratik uygulamalar ve silah zoruyla terbiye edilmeye çalışılan geniş kitlelerin kontrolden çıkma ihtimali en büyük korkuyu oluşturuyor.

Ülkemizde 1994 ve 2001 yıllarında örnekleri yaşanan ekonomik krizler gibi bir kriz yaşanıyor. Enflasyon kontrol altına alınamıyor. Büyükşehirlerde kiralar maaşları geçti. Akaryakıt zamları tatil planlarını bozdu. İşçiler, memurlar, tek maaşlı çalışanlar, asgari ücretliler, kirada oturanlar gerçekten zor durumda.

Bu gidişle Anadolu şehirlerine göç başlayacak. Büyükşehir tazminatını hayata geçirmek gibi önlemler acilen alınmalı, geç kalınmamalıdır.

Bugün yaşanan krizi, 1994 ve 2001 krizinden, hükümetin krize müdahalesi ve üretimin devam etmesi yönünden ayırmamız gerekiyor. Bunu yapmazsak hakkaniyete uygun davranmamış oluruz.

Son bir hafta içinde atılan adımlar bile umudu diri tutmamıza yetiyor. Asgari ücrete yapılan zam ve asıl yılbaşında yapılacak zamma vurgu yapılması, memurlar için 3600 ek göstergenin kapsamının oldukça genişletilmesi, bugün açıklanacak haziran ayı enflasyonu ile yüzde kırk civarındaki temmuz zammı vaadi önemli adımlardı.

Böylesi zor dönemlerde sadece hükümetin çabaları değil sendika ve sivil toplumun katkısı da önemlidir. Memur Sen, 3600 ek göstergenin sadece dört gruba söz verilmesindeki büyük riski zamanında görerek süreci, toplu sözleşme masası ve devamındaki takibi ile çok iyi yönetti. Memur ve emeklilerde ekonomik sıkıntıların üzerine bir de haksızlık ve adamını kayırma duyguları eklenecek ve bu tepki yönetilemez hale gelecekti. Israrlı takip ve yerinde önerilerle ek gösterge düzenlemesi, sadece dört grubu değil emekli ve çalışan beş milyon üç yüz bin kişiyi kapsama aldı.

Bu çabaya rağmen kapsam dışı kalan şefler, teknikerler ve diğer kamu görevlileri için ek gösterge veya yansıtma oranları üzerinden iyileştirme mücadelemiz devam edecektir.

Ülkemizde çarklar dönüyor, üretimde sıkıntı yok, hükümet iyi niyet ve gayretle elinden geleni yapıyor. Çok konuşulan ancak bir türlü başarılamayan stokçuluğa karşı, yetkililer ve sivil toplum el ele vererek özellikle gıdadaki anormal artışın kontrolü için adım atabilir diye düşünüyorum. İyi niyetli üreticileri ve sektörü koruyarak, önceden uyararak, belli sürelerde tüketimi durdurarak, kanun kural tanımayanlara kendinize gelin denilebilir.

Ülke genelinde üç gün tavuk eti tüketilmediğini düşünün. Üç günlük üretimi depolayacak soğuk hava deposu olmayan ve ne kadar zam yaparsak yapalım, millet korku ile daha çok alıyor diyen stokçular, zam değil tarihi indirimler yapmak zorunda kalacak ve doymak bilmeyen iştahlarıyla zam yapacak cesaret bulamayacaktır.

Hukukçular alt yapısını oluşturur, ekonomistler kar ve zararını hesaplar, sivil toplum da uygulamasını yapabilir ve birçok sektörde bu yöntem uygulanabilir. Böylece ortaya doğal bir kontrol mekanizması da çıkmış olur.

Zor dönemler, içinde fırsatları da barındırır. Yeni liderler, yeni yöntemler, tarihe mal olacak hikâyeler, rahatın kaçtığı, çözüm için arayışların yoğunlaştığı dönemlerde çıkar.

Dayanışmanın, mücadelenin, teşkilatlı olmanın önemi günümüzde bir kez daha görülmüştür. Bu yüzden, bir milyon elli dört bin alt yüz kırk iki yürekli insan Memur Sen dedi ve bu mücadeleye güç verdi. Gündem ekonomi dedik, bizde işin hakkı verilir ve krizler aşılır. Yeter ki biz inancımızı kaybetmeyelim.

Bu yazı toplam 563 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 Faks : 0216 4917113