• BIST 12433.5
  • Altın 7182.12
  • Dolar 43.8294
  • Euro 51.7046
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 7 °C

GELELİM MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜNE!

Talat Yavuz

Güzel bir haftayı geride bıraktık. Okullarda süslemeler ve videolarla başlayan, sade ve içten sunumu ile “Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah” ilahisiyle zirve yapan Ramazan etkinlikleri, gönlümüzü ferahlattı, umudumuzu artırdı. İçten mırıldandığımız bu güzel ilahi sayesinde tartışmalar bitti ve güzellikler yaşanır oldu.

Keşke her zaman böyle taraflı tarafsız, şu dine inanmış bu mezhebe mensup demeden milletçe hep beraber; savaşların, soykırımın sınırımıza dayandığı dönemde aynı ilahiyi hep beraber söyleyebilsek. Tam yeri gelmişken, kamuoyunda tanınan sanatçı, sporcu, dizi kahramanları ile son dönemde özellikle diziler üzerinden sergilenen sorumsuzluğun çocuklarımıza, eğitim mücadelemize verdiği zararı; başta bu ülkenin eğitimcileri olarak biz ve devamında akıl, vicdan ve sorumluluk sahibi herkesin yüksek sesle haykırması gerekiyor.

Olumlu bir örneğin, her yaştan çocuklarımız üzerinde ne kadar etkili olduğunu gördükten sonra bu problemi artık çözmemiz gerekiyor. Özel hayatlarında içine düştükleri uyuşturucu bataklığının, televizyonlarda özensiz ve sorumsuz şekilde haberleştirilmesinin verdiği zarar yetmezmiş gibi, dizilerde üstlendikleri karakterler aracılığı ile normalleştirdikleri, özendirdikleri ve topluma yaymaya çalışılan rezilliklere bakar mısınız?

“Hap atanlar, annesini öldürenler, katliam sahneleri, mafya, çete ve suç örgütü güzellemeleri, racon kesenler, her türlü ihaneti yapanlar, aldatanlar, uyuşturucu kullanmayı özendirenler” sürekli tekrarlanıyor ve çocuklarımızın bilinçaltına işleniyor! Kültür Bakanlığının, yurt dışında çok izleniyor ve bu sayede dünyada Türkçe öğrenenlerin sayısı hızla artıyor diye övündüğü ve ülkemizde de en çok izlenen bir dizinin üç kadın karakterinin üçü de başka erkeklerden hamile kalıyor.

Dizide sıradan bir diyalogda bir kadın arkadaşına, “Kızınız, kocamdan hamile.” diyebiliyor. Dizilerimize göre ülkemizde sabah ihanet, öğlen aldatma, akşam hava kararınca mafya hüküm sürüyor. Şimdi bir kıyas yapalım, iki haftadır şahit olduğumuz güzelliklere karşı dizilerde sergilenen rezillikleri düşünerek başımızı iki elimizin arasına alıp düşünelim.

Kim, dur diyecek? Sadece muhalif kanallar yapsaydı işimiz çok kolaydı. İktidar medyası nasıl böyle diziler yayınlıyor, programlar yapabiliyor? Kaç yıldır bu itiraz yapılıyor, neden kulaklar tıkalı? İzleniyor diye yanlışlar doğru mu oluyor? Bu kanallara para aktaranların, bu ülkenin çocuklarına, gençlerine, ülkenin geleceğine karşı hiç mi duyarlılığı, sorumluluğu yoktur?

Yetkililerin görevi sadece olup biteni izlemek midir? İlla Cumhurbaşkanı fark edince mi harekete geçeceksiniz? RTÜK ne iş yapar? Orada bir eğitimci var mıdır, varsa sözü geçmez mi? Bizi, bütün kahramanları topluma örnek olacak rol üstlenmiş diziler izlenmiyor yalanına kim inandırdı? Bu doğru ise altı yıldır devam eden, “Gönül Dağı” dizisini nereye koyacağız?

Kahramanı örnek baba, örnek öğretmen, sanatçı, iş insanı, din görevlisi, doktor, mühendis… olan dizi çekilemez mi? Her kanala böyle bir zorunluluk getirilemez mi? Bu problem sorumsuz, eğitimden anlamayan, pedagoji bilmeyen kişilerin öğretmenleri, okulu ve eğitim sistemini suçlayarak geçiştirebileceği bir problem değildir. Topluma her türlü olumsuzluğu pompalayıp, ailenin, medyanın, sanat dünyasının sorumluluğunu göz ardı ederek eğitimde başarıya ulaşamayız.

Celal Karatüre, fakında olmadan bir gerçeğin gün yüzüne çıkmasını sağlamıştır, gerisini çalışmak, düzenlemek ve geç kalmamak hepimize düşüyor.

Bu yazı toplam 50 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 Faks : 0216 4917113