• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C

BU SEFER STRES ATAMADIM!

Ümit Kahyaoğlu


PESİAD (Pendikli Sanayici ve İş adamları Derneği), Pendik’e renk katan, renk kattığı gibi de faydalı olan bir sivil toplum kuruluşu.
Güzel çalışmaları var. Özellikle sosyal içerikli; ihtiyaç sahibi öğrencilere burs, ihtiyaç sahiplerine çeşitli ayni ve nakdi yardımlar ve istihdama yönelik çalışmaları kayda değer. Diğer bir kayda değer hizmeti de, Pendikli Sanayici ve iş adamlarını biraraya getirip, aralarında köprü vazifesi görerek, sinerji meydana getiriyor olması.
Daha önce birbirinden bihaber sanayiciler, PESİAD’ın kuruluşuyla birlikte tanışma fırsatı bularak, faydalı ortaklıklar kurdular.
Bu ortaklıklar ve karşılıklı paslaşmalar, hem iş adamlarına, hem de bölgemize katkılar sağladı.
Bu gelişmeleri gözönünde bulundurarak, 2005 yılında kurulan derneğin, geride bırakılan 4 yılda ilçemize ne denli faydalı olduğunu söylersek abartmış olmayız.
Yönetim kurulu başkanı Ahmet Cin ve arkadaşlarını kutlamak gerekir.
PESİAD’ın geçtiğimiz cuma günü geleneksel hale gelen yat gezisi vardı.
İlçe protokolü, sanayici ve iş adamlarının katıldığı gezide, her zaman olduğu gibi boğaz turu yapıldı.
Bu seferki yat turunu, yılın ‘en’leri plaket törenine sahne olması diğerlerinden farklı kıldı.
Pendik’in kurumlar ve gelir vergisi rekortmenlerine protokol üyeleri plaket takdim etti.
Yine en fazla ihracat yapan ve en çok yatırım yapan firmalara da  plaket takdim edildi.
İstanbul Ticaret Odası ise yılın destekçisi kategorisinde plaket alan kuruluş oldu.
Açık denizde, bir teknede verilen bu ödüller belkide bir ilk olmuştur.
Bildiğim kadarıyla yat turunun bu yıl dördüncüsü gerçekleşiyordu.
Bendeniz ise, bu yıl ikinci kez katılıyorum.
Geçtiğimiz yıl il dışında olduğum için katılamamıştım.
İlk katıldığımda oldukça faydasını görmüştüm. Pendik’ten Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne kadar 2 saat 15 dakika süren ve bir o kadar da dönüşteki deniz havası oldukça iyi gelmişti.
4.5 saat sonunda Pendik’e ayak bastığımda çok rahatlamış olduğuma, üzerimdeki stresten eser kalmadığına şahit olmuştum.
Hayretler içerisinde kalmıştım.
Demek ki, benim stres atmama deniz havası iyi geliyordu.
Bu yılda aynı düşüncelerle stres atmak ve tabiiki gazeteciliğin gereği olarak, koşa koşa gittim İDO iskelesine.
18.00’de başlaması planlanan gezi, bası misafirlerin gecikmesi nedeniyle ancak 19.00’da başlayabildi.
Gecikmeden dolayı boğaza girdiğimizde hava kararmıştı.
Güzelim yalıları gün ışığında görme fırsatını kaçırmış olduk.
Açık denizde rüzgar vardı, hava karadaki gibi değil, oldukça soğuktu. Çok az bir süre güvertede bulunabildik.
Gezinin önemli bir kısmını kapalı mekanda geçirmek zorunda kaldık.
Pendik’e vardığımızda saatler gece yarısını gösteriyordu.
En çok da karaya ayak basınca nasıl olacağımı merak ediyordum.
İlk gezide olduğu gibi yine stres atabilecek miydim?
Maalesef, stres olduğu gibi üzerimde duruyordu.
Ben stres atamamıştım ama, gezi çok güzeldi.

Bu yazı toplam 1196 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113