- Dikkatli olmayı sevmiyorum! Sahnede de dikkatli olmam gerekmiyor!
- Artık cesur değilim!
- Hayatının bu çağında aklıyla devam etsin diyorsun, kalbine bir şey sorduğunda insanın kafası karışıyor. Bunu seviyor muyum sevmiyor muyum diye kafam karışıyor. Gençliğimde karışmazdı!!!
- 11-12 yaşımda casus olmak, MİT ajanı olmak istiyordum
- Bilge insanlara özeniyorum, bilge olabilecek bir insan değilim! Bu hızla gidersem 500 yılda bilge olabilirim.
- Romantizm bana çok artık çok uzak. Aşk dediğin gençken olay bir şey! Bana aşk erotizm sormayın. Çocukken bile kızların karşısında kızarıyorum, bozarıyorum, onları etkileme hali…
- Onlar beni bütün gün sabahlara kadar eğlenen sarhoş olarak biliyorlar, ben çocukluğundan beri eşekler gibi çalışmış bir herifim aslında!
- Özkan Uğur gibi hatırlanmak istiyorum. Sıcak, herkeste nefis hisler uyandıran Özkan Uğur gibi olamam da, onun gibi olmak isterdim. Özkan Uğur'un peşindeyim!
-
Ahmet Mümtaz Taylan, NTV'nin ekran klasiği EMPATİ'de çok özel bir ismi, bir rock starı ağırladı: TEOMAN
BBO Yapım'ın özgün formatı Empati'de, çok samimi çok özel açıklamalara imza atan Teoman, uzun yıllar konuşulacak, hatta bir Teoman arşivi olarak kalacak bir programa imza attı.
Teoman, Empati'nin formatı gereği hem yaşanmış gerçek hikayelerle Empati kurdu, hem de çocukluğundan başlayarak şimdiki döneme ait anlatılarıyla hiç bilinmeyen Teoman'ı, Ahmet Mümtaz Taylan'a anlattı.
Teoman "sağ profilden görüntü alınınca çok rahatlıyorum" dedi. Ahmet Mümtaz Taylan, Empati'de ilk kez koltuk değiştirdi!
ANNEMDE EN BEĞENMEDİĞİM ÖZELLİKLER BANA GEÇTİ
KENDİMİ DİZGİNLEMEDEN DIŞARI ÇIKARSAM ARIZALIK YAPIYORUM SONRA DA UTANIYORUM!
Ahmet Mümtaz Taylan: Bir röportajında "Annem depresif birisidir, ben de biraz depresif melankoliğim, evden çıkarken zırf bürünüm" diyorsun.
Teoman: Ben kendi duygularımı sürekli tahlil etmeye ve onları dizginlemeye çalışan birisiyim. Çocuklukta etrafta nasıl bir ortamdaysanız o size geçiyor. Eninde sonunda Annemde en beğenmediğim özellikler bana geçti. Depresyon da dahil. Kendimi dingin bir kişi yapmaya çalışıyorum sabahtan, kimi zaman öfkeyle kalkıyorum niye olduğunu bilmeden, dizginlemeden dışarı atarsan kavga eder birazdan yoldaki adamla, önce bir sakinleşiyorum, bir dakika sendeki bu iç sıkıntısıyla kendini dışarı atarsan arızalık yapacaksın; olma; çünkü utanıyorum sonrasında! Yaptıktan sonra!
BABAM 2 YAŞIMDAYKEN ÖLDÜĞÜ İÇİN BEN ERKEK FİGÜRÜ TANIMADIM
TEK ÇOCUĞUM, 3 KADINLA BÜYÜDÜM
BABANIN YOKLUĞUNDA KENDİNİ GÜÇSÜZ HİSSEDİYORSUN
Benim babam 2 yaşımdayken öldüğü için ben bir erkek figürü tanımadım. O yüzden bütün o Elvis Presley'ler Zagor'lar felan, benim erkek figürüm Zagor, Elvis Presley falan. Ben gerçek bir erkek nasıl davranır, ne yapar, ne eder, yaşayan biri olarak görmedim. Tek çocuğum, 3 tane kadın var, hiçbir erkeği tanımıyorsun, erkek dünyasına da bayılmıyorum, orası hoyrat geliyor bana, bütün çocukların zorbalık yaptığı, birbirini dövmeye çalıştığı... Dünyaya baktığın zaman büyük adaletsizlikler, savaşlar falan, ürkek bir çocuk olarak yetişiyorsun. Baba diye bir şey, insana güven veren bir şey, onun yokluğunda kendini güçsüz hissediyorsun. Bana bir şey olsa beni koruyacak kimse yok felan, o stres yaratıyor adamda, huzursuz birisi olup çıkıyorsun sonunda. Ama neyi alıyorsun; kadınlardan alabileceğin incelikleri alıyorsun, annenden, teyzenden, Ananenden... Ben böyle şu sıralar özellikle fazla hararetli oluyor ya kadınlar, kız arkadaşlarım ultra feminist bir şey yaptıklarında onlara diyorum ki, ben erkekleri tanımıyorum, ben kadınları tanıyorum diyorum. Futboldur odur budur değil, daha ince müziktir, sanattır, erkeksi diyemeyeceğim maço olmayan alanlarda yürüdüm ben.

ANNEM YILLARCA UTANDI VE ÜZÜLDÜ BENİM ŞARKICI OLUŞUMDAN
ANNEM ARTIK ARKADAŞLARI TEOMAN'I ÇOK SEVİYORUZ DEDİĞİ İÇİN MUTLU
Ahmet Mümtaz Taylan: Annen rock starlık meselesini nasıl karşıladı?
Teoman: Annem onu hala halledemedi! Hep zeki efendi çocuk olarak öğretmenlerimden beni duyduğu için zannetti ki cumhurbaşkanı falan olacağım. Boğaziçi Üniversitesi'ne girdim, saçlarım uzun, şarkıcı olacağım ben diyorum, mahvoluyor. Toplumda statüsü daha güzel bir şey olsun istiyordu, Annem yıllarca üzüldü ve utandı benim şarkıcı oluşumdan. Şimdi şimdi rahatladı, artık ben bu yaşa geldikten sonra, bunun nedeni de arkadaşlarının ve çevresindeki herkesin Teoman'ı çok seviyoruz demeleri, artık statü meselesini geçti, hala beğenmiyorum yaptığım işi hiç bana yakıştırmıyor, ama arkadaşları ve komşular Teoman'ı çok seviyoruz dediği için mutlu. Sonunda onu mutlu edebildim.
ÇOCUKLUKTA HİSSETTİKLERİN GEÇMİYOR! ÜZERİNDEN 50 KÜSUR SENE GEÇMİŞ GEÇMİYOR!
DRAMA DÜŞKÜN DEĞİLİM DRAMDAN KAÇARIM
Ahmet Mümtaz Taylan: Ne beliriyor baba deyince gözünün önünde fotoğraf?
Teoman: O şeyi atamıyor insan, büyüyünce de atamıyor. Bildiğim bir şey değil aslında, şeyi bilmiyor insan baban öldü üzüldün, zannediyorlar ki herkes ölüyor... 2 yaşında birinin babasını kaybetmesi demek, o öldüğü için üzülmüyorsun, yokluğa üzülüyorsun. Ve kıskançlık... Zaten kişisel dram ittiriyor insanı buralara, bir tür güçsüzlük, değersizlik hisleri de geliyor.
Ahmet Mümtaz Taylan: Drama düşkünsün değil mi?
Düşkün değilim kaçtığım bir yer... Ama o çocukluktaki şey geçmiyor, hatırlamak istemiyorsun. Üzerinden 50 küsür sene geçmiş, bak babamla ilgili bütün konuşmaları toplasan 10 dakika tutmaz. Sevmiyorum bu konuyu! Başa çıkılamıyor, burada kendi dramımda kaybolmuş biri olarak konuşmak istemem. Çocukluktaki hüznü kapatmak istiyorsun, o konular insana, o yıllarda bi de aşırı abartıyorsun...
ANNEM 93 YAŞINDA VE ÖLMEK İSTİYOR
ANNEME GİTTİĞİM GÜNLER BENİM İÇİN BU YAŞIMDA BİLE TRAVMA
Evdeki ortam seni yoğuruyor. Eğer ki annen güçlü bir figür olsa, babanın yokluğunu dram değil de doğal süreç olarak sana anlatsa bunları hissetmeyeceksin. Senin etrafında halaların, annen sürekli sürekli ağlayınca sana büyük bir acı, eksiklik hissini onlar veriyor. Mutsuz bir ebeveyn seni mutsuz ediyor. O hüzün sana geçiyor. Her şeye üzülen bir şeyi görmek, bütün negatif şeyleri oluşturuyor.
Ben Anneme gittiğim zaman, artık olgun birisi olduğum için, normal bir şekilde anlatabiliyorum… Annem 93 yaşında ve ölmek istiyor. Şimdi ona gittiğim günler benim için travma. Bu yaşta bile travma. Ölmek isteyen, hayatın boyunca seni yetiştirmiş olan insanla karşı karşıyasın, artık yürüyemiyor, duymuyor, zor konuşuyor, artık zor görüyor ve iki lafından bir tanesi ölmek istemesi oluyor! Bu yaşta bile beni çok zorluyor. Ve saçma ama, ona orada aşırı üzülürken aşırı da kızıyorum. Duygular saçmalıyor.
ESER GÜRLERİM AMA İYİ HERİFİMDİR
BABALIKTA KENDİ ÇOK BEĞENMİYORUM
Evliliği rasyonel bir karar olarak yaptık. Doğru anne seçimiydi o. Ben eser gürlerim ama iyi herifimdir. Babalıkta kendimi aslında çok beğenmiyorum. Hayalimdeki gibi bir baba olamadım; ama kendimi sonra şöyle ikna ettim: Teoman sen iyi bi baba nasıl olunur bilmiyorsun, hiç görmedin, onun ne yapacağını da kitaplarda da okuyamazsın. Sahtekarca sıcak bir baba rolündense, kızına dürüst bir baba olsan iyi olur dedim. Elimden geleni yapıyorum.
YILLARIN SERSERİSİ ARTIK ÇOK DÜZGÜN YAŞIYOR
Ben ağır uyku ilaçlarıyla uyuyan, çocukluğumdan beri huzursuz bir insanım, uyku ilacıyla uyurum ben. Yanına magnezyum ve B Kompleks de katıyorum. Ilık duşu da alıyorum, erken yatıyorum, buna rağmen sürekli kalkıyorum; bölük pörçük uyuyorum. Sonunda şunu çözdüm, geçmişteki yoğun alkol kullanımım yok. Hala süper sağlıklı yaşadığımı söyleyemem ama, psikolojim daha da kötü olacaktı, yılların serserisi artık çok düzgün yaşamaya kendini ittiren bir herif oldu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.