• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 13 °C

Ramazan Ayı’na Kavuştuk

Abdullah Yadigar

On bir Ay’ın sultanı olarak nitelendirilen, ‘’evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden
kurtuluş’’ olarak müjdelenen mübarek Ramazan Ayına kavuştuk elhamdülillah.
İnşallah Pazartesiyi Salı’ya bağlayan gece ilk teravih namazını kılıp, sahura kalkacağız. 13 Nisan Salı
günü de ilk Ramazan orucumuzu tutacağız.
İslâm’ın beş temel esasından olan Oruç, önem sırasına göre namazdan sonra ikincisidir. Farzı ayn bir
ibadettir. Oruç insanı içgüdülerinden uzaklaştırıp, melekliğe doğru yükselten bir ruh olgunluğuna
eriştiren ibadettir.
Âkil ve bâliğ olan (ergenlik çağına gelen) kadın ve erkek her Müslüman’a Ramazanda oruç tutmak
farzdır. Hasta veya misafir (yolcu) olanlar isterlerse oruçlarını Ramazan’da tutarlar, isterlerse
tutmayarak hastalar iyi olduktan sonra, misafirler (yolcular) de seferden döndükten sonra gününe
gün kaza ederler.
Ramazan Orucunu tutmanın farziyeti ayeti kerimede şöyle beyan edilmektedir; ‘’Ey iman edenler!
Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.
Umulur ki korunursunuz.’’(Bakara Suresi-Ayet-183)
Ayetin sonundaki ‘’Umulur ki korunursunuz’’ ifadesi, orucun hikmetine dikkatimizi çekmektedir.
Allah Tealâ, her derde bir deva, her hastalığa bir ilaç verdiği gibi kötülüklere karşı da korunma
vasıtaları vermiştir. İşte orucun bir özelliği de bizi kötülüklerden koruyan bir ibadet oluşudur.
Nitekim Peygamberimiz (s.a.s.) orucun bu özelliğini hepimizin kolayca anlayabileceği şekilde
açıklayarak şöyle buyurmuştur:
‘’Oruç bir kalkandır, o halde oruçlu kötü söz söylemesin. Kendisi ile çekişip kavga etmek isteyen
kimseye iki defa, ‘ben oruçluyum’ (İnnî sâimün) desin.’’ (Buhârî, Savm, 8)
Diğer bir Hadisi Şerifte de şöyle buyurulur;
‘’İnsanoğlunun her ameli (ibadeti) kendisi içindir; yalnız oruç müstesna; çünkü o benim içindir,
onun mükâfatını da ben vereceğim. Oruç kalkandır (kötülükleri önler). Biriniz oruç günü olunca
kötü söz söylemesin, bağırıp çağırmasın, cahilce davranmasın, birisi ona sataşır veya bulaşırsa: ‘Ben
oruçluyum, ben oruçluyum.’ desin! Muhammed'in hayatı elinde olana (Allah'a) yemin ederim ki,
oruçlunun ağız kokusu kıyamette, Allah nezdinde mis kokusundan daha güzeldir. Oruçlunun
yaşadığı iki sevinci vardır: İftar edince bu sebeple sevinir. Rabbine kavuşunca da orucundan dolayı
sevinir.’’ (Ahmed, Müslim, Nesaî)
Oruç ibadeti, yalnız Muhammed Ümmetine değil, diğer ümmetlere de farz kılınmıştı. Fakat onların
orucu başka günlerde ve başka aylarda idi. Bize ise ramazan ayında farz kılındı. Kur’ân-ı Kerim’in nazil
olduğu, içinde bin aydan daha kıymetli Kadir Gecesinin bulunduğu ramazan ayının tercih edilmesi,
bizim için nimet üstüne nimet oldu.
İmamı Gazali ‘’İhyau Ulûmid-dîn’’ adlı eserinin ‘’Orucun Sırları ve bâtıni şartları beyanındadır’’ başlıklı
bölümünde Orucu üç dereceye ayırıyor.

‘’Bilmiş ol ki oruç üç derecedir:
Birincisi avamın yani cahillerin orucudur. Bunların orucu; yemek, içmek gibi şeylerle bozulur. 
İkinci derece, havassın orucudur. Bu yukarıdaki esaslara riayet ile beraber gözünü, kulağını, dilini,
elini, ayağını ve diğer azalarını günahtan korumaktır. Bunların orucu, fıkıh kitaplarında bildirilen
şeylerle bozulduğu gibi gıybet (başkasının dedikodusunu yapmak), yalan söylemek, söz taşımak ve
harama bakmakla bozulur. 
Üçüncü derecede de Ahassü’l-Havas’sın (Cenab-ı Hak’ka yakınlık kazananların en halisi olanların)
orucudur ki, bunların orucu; Avam ve havassın orucundaki hususlara riayetle beraber, hasis emeller,
dünya düşüncelerinden sıyırmak ve Allah’tan başka her şeyden el çekerek bütün mevcudatıyla Allahu
Teâlaya bağlanmak ve hatırına O’ndan başkasını getirmemektir. Bu gibilerin gönlüne Allah ve
ahretten başka bir şey geldiği anda oruçları bozulur.’’
Orucun diğer ibadetlerden farkı, onda gösteriş yoktur. O, kul ile Rabbi arasındadır, başkalarının haberi
bile olmaz. Gösterişten uzak, Allah için yapılan ibadetler çok kıymetlidir.
Mübarek ramazan ayının; bizlere, İslâm âlemine ve bütün insanlık için hayırlara, içinde bulunduğumuz
musibetlerden kurtulmamıza vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ederim.

Bu yazı toplam 446 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113