• BIST 108.962
  • Altın 272,790
  • Dolar 5,7508
  • Euro 6,3825
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 4 °C

Bürokrasi Yeniliklere Neden Direnir?

Abdullah Yadigar
Bürokrasi, memurun egemenliği anlamına gelir. Halkımız arasında ‘kırtasiyecilik’ deyimiyle ifade edilir. Devlet idaresinde bir işi yapabilmek için alınması gereken izinleri, onayları, uyulması gereken kuralları ifade eder.

                Devlet dairesinde vatandaşın işini göreceği masa veya ilgili memur, bürokrasidir. Hatta ilgili memur gözünde devlet odur.

                20. yüzyılın ortalarından 21. Yüzyılın başlangıcına kadar vatandaş gözünde bürokrasi (devlet kapısı) çatık kaş-asık surat olarak algılanmıştır. Zira onun dilinde iki kelime (yasak, olmaz!) hakimdir. Bu durumu yaşanan pek çok olayla örneklendirebilirsiniz.

                Rahmetli babam 1960 da doğmuş olan kardeşimin nüfus cüzdanını almak için beş kilometre mesafedeki Turgut Nahiyesine yaya olarak defaatla gidip-geldiğini bilirim. İki yıl sonra bir kız kardeşim daha oldu, ikisinin cüzdanını almak için Nahiye seferlerine devam etmişti. Nüfus müdürünün cevabı ‘’Cüzdan yok veremiyoruz’’ olunca bir şey diyemiyor.

                Yine böyle bir ret cevabı aldığı sıralarda Nahiye bekçisi Musa (namı diğer Sağır Musa) ile karşılaşır. Babam üzgün- ağlamaklı bir vaziyette selam verir. Musa amca hemen üzüntüsünü fark eder, halini sorar. Babam ‘iki çocuğun da cüzdanlarını hala alamadım’ der. Musa amca hemen 10 lira ver bana der. Babamdan 10 Lirayı alır, çocuklarla ilgili isim ve doğum tarihlerini alıp gider. Bir saat sonra cüzdanları alıp gelir. Babam seneler geçmesine rağmen Musa amcaya dua ederdi.

                1996 Yılında iki yaşında olan kızım Emine 8 metre yükseklikte balkondan beton üzerine düştü. Akşam vakti apar-topar bir komşu arabasıyla Kartal E.A.Hastanesine Acil’e gittik. Doktorlar hemen film-tahlil gerekli işleri yaptılar. Bu ara bana da ‘döner sermayeden ücretle ilgili’ bir evrak getirmem gerektiğini söylediler. İlgili memur ücret ödemem gerektiğini söyledi. Bende ‘öğretmenim sevk kâğıdını yarın getireyim’ dedim. Kabul etmedi, olmaz dedi. Hastanenin nöbetçi baştabip yardımcısını bulup durumu anlattım. Bayan bir doktordu. ‘Git işlemini yapsınlar, yarın sevk kâğıdını getirirsin’ dedi. İlgili zata gittim söyledim, ‘hayır, olmaz’ dedi. Benim üzerimde de bir öğretmen kimliği var, başka para dahi yok. Doktor hanıma tekrar gidip durumu anlattım. Dr. Hanım bir evrak çıkarıp ‘ilgili hastanın tüm işlemlerinin ücretsiz yapılması’ diye yazdı, mühürledi. Böylece ilgili bürokrasiyi! can çekişirken atlattık. Ertesi günü ben yine de sevk kâğıdını kurumumdan alıp götürmüştüm.

                Bu tür örnekleri geçmiş yıllara ait (diğer pek çok kurumda) çoğaltmak mümkün. Genellikle, Kamu Yönetiminde etkinliğin artırılması için bürokrasinin azaltılması konusunda görüş birliği vardır. Son yıllarda vatandaşa hizmet kolaylığı sağlamak ve bürokrasinin azaltılması için Kamu Yönetiminde köklü reformlara gidilmiştir. Ancak bürokrasi yenililere yer-yer direnebilmektedir.

                Bürokrasi yeniliklere niçin direnir? İlk akla gelen ihtimalleri şöyle sıralayabiliriz. İlgili masa sahibi kendini otoriter devlet olarak görür. Bu otoritesinin kaybolacağını zannederek engeller çıkarıp güç gösterisi yapmış olabilir. Siyasi davranarak mevcut iktidara karşı (işini zorlaştırarak) vatandaşta nefret duygusu uyandırmak istemiş olabilir. Belki o yenilikle ilgili teknolojik alt yapı o birime ulaşmamış olabilir. Teknoloji ne kadar ilerlese de yine de insan faktörünü unutmamak lazım. Zira ilgili masa bu teknolojik imkânın kendi birimine ek yük getireceği endişesi taşıyabilir.

                2003 Yılında kaybettiğimiz rahmetli Recep Yazıcıoğlu’na vefatından bir-kaç sene önce Eğitim-Bir Sen olarak Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezinde bir konferans verdirmiştik. Konu, ‘’Türkiye’nin idari yapısı ve bürokrasi’’ idi.

                Rahmetli Vali; ‘’kendisinin makam odasının kapısının açık olduğunu, vatandaşların dertleriyle doğrudan ilgilendiğini’’ ifade ettikten sonra şöyle demişti; ‘’Ben vatandaşa hizmet konusunda kim güçlük çıkarıyorsa o memurun karşısına çıkmışımdır. Bu polis olabilir, bir başka memur olabilir. Bu bireysel hataları yapanları cezalandırmışımdır’’ dedikten sonra bir örnek vererek devlet içerisindeki çarpıklık ve aksaklıkları anlatmıştı; ‘’Bir vatandaş hükümet binamızda bir daireye işi için giriyor. İlgili memur telefon konuşuyor. Telefonun biteceği yok. Konuşmaları da havadan-sudan muhabbet ediyor. Vatandaşın sabrı taşıyor. Beyefendi! Benim bu işim burada mı yoksa başka birimde mi şeklinde (başka birimde ise boşuna beklemeyeyim kabilinden) konuşuyor. Memur vatandaşa dönüyor, öfkeli bir vaziyette -görmüyor musun be adam! Telefon konuşuyoruz, çatladın mı? ‘’ diyor. İlgili vatandaş bu durumu aynen Yazıcıoğluna anlatıyor. Yazıcıoğlu şöyle demişti; ‘’bu memuru her ay bir ilçede olmak üzere o ilin tüm ilçelerinde görevlendirme cezası verdim.’’

                Rahmetli Yazıcıoğlu vatandaşların halini anlamayan bürokratların durumunu şu fıkra ile anlatmıştı; ‘’Bir beldeye ilk defa gelen kıyafeti düzgün bir vatandaş, ihtiyacını (defy-i hacetini) gidermek için en yakın tuvaleti sorar. Belde de su sıkıntısı olduğu için, su ihtiyacı tuvaletin girişinde sırayla dizilmiş ibriklerle giderilmektedir. Misafir ilk sıradaki ibriği almak isteyince, tuvaletin görevlisi; ‘’olmaz, beşinci sıradaki ibriği alacaksın’’ der. Misafirde öyle yapar. İhtiyacını giderip dışarı çıkarken görevliye sorar; ‘’iş disiplininize hayranım ama bir şey merak ettim. Niye bana ilk sıradaki ibriği değil de, beşinci sıradaki ibriği aldırdınız?’’ Bekçinin cevabı şöyle; ‘’Akşama kadar buranın kokusunu çekiyoruz. Bırakın da, bu kadarcık yetkide bizim olsun!’’

                Son yıllarda ülkemizde bürokrasiyi azaltıp-kolaylaştıracak pek çok yenilikler yapıldı. Bunlardan birisi de ‘’e-Devlet kapısı’’ uygulamasıdır. E-Devlet Kapısı; tüm kamu hizmetlerine tek bir noktadan erişim imkânı sağlayan bir internet hizmetidir. Bu sayede vatandaşlar ihtiyaçları doğrultusundaki bilgi ve hizmetlere kolaylıkla erişebileceklerdir. Size özel bilgilere kötü niyetli kişilerin ulaşımını engellemek için kişiye özel şifreler verilmektedir.

                Bu gün için devletimiz vatandaş’ın hizmet alımında kolaylık sağlayan imkânlar sunarken, pek çok kurumda bürokrasi engeli sürmektedir. Örneğin,  bazı ilçelerdeki M.T.S. Kurslarının ‘’Sabıka Kaydını’’ e-devlet şifresiyle kabul ettiğini duyururken, bazı ilçelerdeki S. Kursları ‘’Emniyetin e-devlet şifresiyle alınan sabıka kayıtlarını kabul etmediği’’ gerekçesiyle eski usulü devam ettirmektedirler.

Umarız bu zorluklar da geride kalacaktır. Halkımız layık olduğu hizmetleri almakta hak ettiği devlet sıcaklığına kavuşacaktır.

Bu yazı toplam 1941 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113