Bugün sanal kumar ve bahis, modern dünyanın en sinsi salgınlarından birine dönüşmüş durumda. Cebimizde taşıdığımız bu dijital kumarhaneler, sadece parayı değil; umudu, aile bağlarını ve en acısı, yaşama sevincini de yavaş yavaş tüketiyor.
İlk kazancın meydana getirdiği o devasa dopamin patlaması, beyinde "Bunu tekrar yapmalısın, bu hayatta kalman için önemli!" sinyali veriyor. Zamanla beyin, bu yapay yüksekliğe alışır ve normal hayattan zevk alamaz hale geliyor. Son günlerde artan intihar vakaları, meselenin sadece mali bir kriz olmadığını acı bir şekilde gösteriyor. Çünkü sanal bahis-kumar borcu olan birey aslında sadece parayı kaybetmiyor güveni ve özsaygısını da kaybediyor.
Bağımlılıkla mücadele ederken çoğu kişi sadece "irade" ve "mantık" ile hareket etmeye çalışır. Ancak bilinçaltı, mantıktan çok daha güçlüdür. Sorunun kaynağı kadar çözümü de aslında bilinçaltının derinliklerinde gizlidir. Kişi hayatındaki bir travmadan, yalnızlıktan veya değersizlik hissinden kaçmak için kumarın yarattığı o sahte "aksiyon" dünyasına sığınıyor. Bilinçaltı da bu acıyı dindirmek için kumarı bir "ilaç" olarak kodluyor.






























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.