• BIST 1.411
  • Altın 497,401
  • Dolar 8,7012
  • Euro 10,3818
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 17 °C

Bomba yazı.. Kirli masada başka kimler vardı?

Bomba yazı.. Kirli masada başka kimler vardı?
Yenişafak yazarı Hasan Öztürk bugünkü köşesinde, "Gül’ün adaylığı için kurulan kirli masada görünür olmayıp göbeğinde olan sadece Babacan mıydı?" sorusunun cevabını veren bir yazı kaleme aldı.

İŞTE O YAZI;

Genel başkanının, başbakanının, yol arkadaşının önünü kesmek için kurulan kumpasın tam göbeğinde olduğunu pişkin pişkin sırıtarak anlattığında, “Bu ne yüzsüzlük” ya da “Bu ne ikiyüzlülük” deneceğini hesap etmemiş olabilir mi? Olabilir! “Sözün şehvetine kapılmış” der geçebilirsiniz.

ALİ BABACAN İLE BİRLİKTE BAŞKA GÖRÜNÜR OLMAYIP, GÖBEĞİNDE OLANLAR KİMLERDİ?

Ali Babacan’ın 2018’de Ak Parti milletvekili olarak “Adayımız Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır” diyerek attığı imzanın arkasında durmayıp, Abdullah Gül’ün muhalefetin çatı adayı olması için görüşme trafiğinde yer alırken “Görünür değildim” demesi, başka görünür olmayanları da akla getirmiştir.

Babacan’ın oturduğu pazarlık masasındaki diğer görünür olmayan ama olayın tam da göbeğinde olan bir isimle ilgili iddiaları sizinle paylaşmak isterim.

22 TEMMUZ 2007 ERKEN SEÇİMİNDEN SONRA GÜL, ERDOĞAN’A RAĞMEN ADAY OLDU… PEKİ, KİM YOL VERDİ?

Sizi şimdi 2007’nin 22 Temmuz’una götüreceğim. 27 Nisan 2007’de tarihimize e-muhtıra olarak geçen o meşum bildiri yayınlanmış. Erdoğan’ın, “Cumhurbaşkanı adayımız kardeşim Abdullah Gül” demesinden hemen sonra olağanüstü günler yaşanmış… Ve Anayasa Mahkemesi’nin o hiçbir kurala uymayan 367 kararının ardından Meclis’in cumhurbaşkanı seçme yetkisi ilk kez gasp edilmişti.

Ak Parti erken seçim kararı aldı. 22 Temmuz’da Ak Parti yüzde 46.5 ile yeniden güçlü bir şekilde iktidara geldi. 28 Ağustos 2007’de Abdullah Gül, cumhurbaşkanı olarak Meclis’te 3’üncü turda seçildi.

Bunları niye hatırlattığıma gelince…

Meclis’in cumhurbaşkanı seçememesi ve erken seçim kararı alınmasından hemen sonra, Abdullah Gül’ün yeniden aday olup olmayacağı tartışılmaya başlanmıştı.

Ak Parti içindeki genel eğilim, “Bu kez Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığı”ydı.

Fakat, Abdullah Gül, genel başkanından önce vaziyet aldı ve adaylığını açıkladı.

İşte o dönemde yürütülen bir trafik bugün tekrar gündemde!

İddialara göre, sonradan CHP’li bir milletvekili askerlerin Gül’ün adaylığına engel olmaması için Ankara’da bir trafik yönetti. Sonra da Gül’ü, Washington ile ilişkileri çok iyi olan “saygın” bir orgeneral ile buluşturdu. Bu buluşmadan sonra Gül, alelacele “Adayım” açıklaması yaptı.

Abdullah Gül daha sonra bu CHP’li vekile vefa borcunu ödedi. Sonradan CHP’li olan vekilin batık haldeki televizyonunun Londra ile iyi ilişkiler içinde olan bir işadamına (sonradan FETÖ’cü olduğu ortaya çıktı) satılmasına aracılık etti.

MUHARREM İNCE’YE “SARAY KUMPASI”NI KURAN CHP’Lİ DE BABACAN’IN YANINDA MIYDI?

İddia o ki, Gül’ün 2018’de muhalefetin çatı adayı olması için kurulan masanın bir kenarında Ali Babacan diğer kenarında işte o eski medya patronu sonradan CHP’li olan milletvekili de vardı. İlginç olan görünür olmayıp işin göbeğinde olan CHP’li hâlâ sessiz.

Ancak onun sessizliği bir şey yapmadığı anlamı taşımıyor.

Çünkü aparat kullanmayı biliyor!

2018’de Muharrem İnce ile Meral Akşener’in, Gül’ün adaylığının önüne geçtiğini düşünen bu isim, Muharrem İnce’den öcünü “Saray’a giden CHP’li” kumpası ile aldı. Meral Akşener’den de nefret ettiği ve öç almak için hâlâ faaliyette olduğu söyleniyor.

Bu arada, Muharrem İnce “Saray kumpası” günlerinde, “CHP Genel Merkezi’ndeki çete”den söz etmişti hatırlıyor musunuz?

İnce’yi canlı yayında kamuoyu önünde tehdit eden ise Yaşar Okuyan’dı. Ne demişti Okuyan: “Çete var CHP’nin içinde. Hatturu zıttırı. Ne diyorsun lan? Asarım keserim. Beni engellemek istiyorlar falan. Sen misin ya? Bak Muharrem İnce beni iyi dinle. Sen beni tanırsın ben de seni tanırım. Bu kadar! Nokta koyuyorum. Bundan sonra susma hakkımı kullanıyorum. Anlıyorsun sen beni! Anlıyorsun değil mi, hı? Anla! Sus!”

İnce, o çetenin o günlerde “tatilde” olduğunu da söylemişti ve bir fotoğraf çıkmıştı ortaya..! O fotoğrafa bir kez daha bakmak gerek.

Ve bir şey daha..!

Babacan nasıl Erdoğan’ın adaylığına imza verip sonra da Gül’ün çatı adaylığı için kurulan gizli masanın tam göbeğinde olmuş ise, bu CHP’li de CHP grubunun gizli oturumunda Muharrem İnce’nin adaylığı için “evet” demiş!

Bir gün sis perdesi kalkar, sureti haktan görünenlerin ikiyüzlü riyakârlığı ortaya çıkar!

Hüzünlü bayram, bir kez daha

YENİŞAFAK-HABER7

Bu haber toplam 304 defa okunmuştur
Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113