• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C

YIKIM VE GÜÇLENDİRME

Yener Çaycı



     Son 4-5 yıldan beri kamu binalarında, özellikle okullarda bir güçlendirme veya yıkma ve yapma çalışmaları son sürat devam etmektedir. Bu durum ilk bakışta millet açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak bu işlerin arka planını da irdelemek lazım diye düşünüyorum.

     Mesela; benim bildiğim yapımı 8-10 yıla dayanan birkaç okulda bu güçlendirme ve yıkım kararına dahil edilmiş. Teknik olarak böyle bir durum söz konusu ise elbette bu okullar güçlendirilecek ya da yıkılacak.


     Ancak 10-12 yaşındaki bir bina nasıl olurda güçlendirme ve yıkım kapsamına alınabilir? Böyle bir durum söz konusu ise bu binaları yapan firma veya müteahhitler hakkında kamuyu ve devleti zarara uğratmaktan dolayı gerek idari makamlar gerekse adli makamlar tarafından herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

     Yıkım veya güçlendirme kapsamına alınan bu binaların, bu binaları  yapanlar tarafından güçlendirme veya yıkımı gerçekleştiriyorsa diğer bir ifade ile aynı binayı yıkımına sebep olanlar yaptırıyorsa. Merak ediyorum bu yıkım ve güçlendirme işlerini kim ve kimler yapmaktadır. Yaptıkları işler gerçekten sağlıklı mıdır, yoksa birkaç sene sonra aynı binalar hakkında yeniden bir güçlendirme veya yıkım kararı alınacak mı?

     Yine merak ettiğim bir diğer husus kamu binalarını devlet adına öncelikle bayındırlık yetkilileri, ilgili birimin bakanlık yetkilileri ve il temsilcileri teslim almaktadır. 10-12 yaşındaki bir binanın yıkım ve güçlendirme kapsamına alınması noktasında bu yetkililerin bir kusuru var mıdır, varsa bu yetkililer hakkında bir işlem yapılmış mıdır? Şu günlerde yapımı tamamlanan bu kapsamdaki okulların bir kısmının iş ve işlemlerinin sözleşmeye uygun olarak tamamlanmadığı iddiaları özellikle o okulda görev yapan idareciler tarafından ortaya atılmaktadır. Bu konunun sağlıklı olarak takibi yapılıyor mu?

     Bu soruları sadece kamu binalarının yapımı ile ilgili değil, diğer alanlarda da sorabiliriz. Mesela yol yapımı çalışmaları. Bir sene önce yapılan bir yol bir sene sonra tamirat veya tadilat görüyor. Bunun hesabı ilgilisinden soruluyor mu?

     Birileri sana ne diyebilir. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak ülkemizin kaynaklarının bir kısım haramzadelere peşkeş çekilecek kadar fazla olduğunu düşünmüyorum. Doğrusu şu veya bu şekilde binalarda, yollarda tamir edilebiliyor. Ya yıllarca manevi yıkıma neden olmuş bir sistemin uygulayıcılarının hesabı nasıl sorulacak, meydana gelen boşluk nasıl doldurulacak, inşası nasıl yapılacak. Ve dolayısı ile Türkiye’de insan kaynakları doğru olarak kullanılabilecek mi?

Bilemiyorum. 

Henüz insan hayatının en ucuz olduğu ülkeler sınıfından kurtulmuş değiliz.

Ancak ümidimizi de kaybetmiş değiliz.

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1250 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113