• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 3 °C

YENİ YIL VE ÜLKE GERÇEKLERİ

Yener Çaycı



     Yeni yılın ilk günlerindeyiz. Umutlarımızın gerçekleştiği bir yıl olmasını diliyorum. Hani televizyonlarda haberciler soruyor efendim yeni yıldan beklentileriniz nelerdir? … türlü türlü cevaplar veriliyor.  Sanki bizim beklentilerimizi yeni yıl karşılayacak. Ne yaparsak onun karşılığını alırız. Ne zaman, ne de başka bir şey, bize havadan bir şey getirmez.

     Malumunuz belirli gün ve hafta sayısı o kadar arttı ki yılın hemen hemen her günü bir kutlamaya ayrılmış. Aslında fena bir şeyde değil bu, biraz fazla olunca insanın kafası karışıyor. Sevgililer Günü’nden tutunda, Cadılar Bayramı’na, Aile Haftasından, Yerli Malları Haftası’na kadar bir sürü kutlanan gün ve hafta var. Bu gün ve haftaların  bir kısmı okullarda da kutlanıyor. Garip olan, mesela; okulda Yerli Malı Haftası kutlanıyor, getirilen malzemelerin yarısı yabancı (ithal) malı. Milli bayramlar kutlanıyor, öğrenci çalışmaları yabancı müzik eşliğinde sunuluyor. Hakikaten garip bir şey. Bir garip zihniyet yansıması.

     2010 Yılının ilk günlerindeyken ve henüz yılın günleri; yeni gün ve haftalarla doldurulmadan, toplumun özelliklerine uygun olarak, bazı gün ve geceler konusunda birkaç önerim var. Belki kabul görür.

     Ülkemizde üç-beş senede bir kriz beklentisi olur. Krizciler; ülkede kriz çıkmazsa, krize girer. Onların sağlığını düşünmek, ele güne karşı bunları korumak ve onure etmek lazım. Nasıl olsa bunlar bizim krizcilerimiz. Her üçüncü seneyi dördüncü seneye taşıyan Ocak ayının ilk haftası içindeki bir günü “Kriz Günü” olarak kutlayalım!!!

     Yine ülkemizde 10 yılda bir darbe beklentisini yüksek sesle dillendiren anlı-şanlı, insanlarımız var. Bunlar için de sonu (0) la biten yıllarda; Mayıs ayının 27’si, Eylül ayının 12’ si ya da Şubat ayının 28’i olabilir,  her on yılda bir “Darbe Günü” kutlayabiliriz!!! Böylece bürokrasi, sanayi, hukuk ve özellikle üniversite camiasının (ki hepsinden önemlisi bu son iş kolu bu konuda herkesi anlamak mümkün, ancak; bu bilim insanlarını anlamak…) anlayamadığımız darbe taleplerini birinci ağızdan gerekçeleri ile anlamaya çalışırız.

     Ülkemizde son yıllarda gasp, kap-kaç, hırsızlık, arsızlık, ahlaksızlık son derece artmış durumda bu insanları da memnun etmek lazım. Yılın her altı ayında bir kere  “Hırsızlar ve Arsızlar Haftası” kutlanabilir. Günü demiyorum, çünkü bu garibanların polis peşinde, ordan oraya koş, yoğun bir tempo, bir güne yetişmez onca iş. En az yılda iki defa birer hafta olmalı ki bu garibanlarda maişetini temin etsin!!!

     Bu arada; sahtekarları, kalpazanları, yalancıları, fırsatçıları, kabzımalları, medyada olayları ters yüz eden göz boyayıcıları da unutmamak lazım. Ancak, her gün bunların günü olduğu için bunlara bir gün önermiyorum.

     Birde yılbaşı gecesi aklıma takılan bir şey oldu. Hani Kurban Bayramı öncesinde bir kısım insanlar çıkar ne gerek var kurban kesmeye, kurban parasını fakir fukaraya verin diyenler ile aynı şekilde hacı adaylarına seslenip ülkemizde onca yoksul varken siz gidip şu miskin Arapları zengin ediyorsunuz, paramız ülkemizde kalsın siz de yoksullara yardım edin, bu daha çok sevap diye avazı çıktığı kadar bağıranlar varya çok merak ettim yılbaşı harcamaları içinde bir şeyler söylerler mi acaba, ama çıt yok.

     Öyle ya hacı adayının üç-beş bin lirasına göz diken bu adamlar bir gecede dünyanın parasını, yurt içinde ve yurt dışında beş-yedi yıldızlı otellerde, harcayanlar için de bir şeyler söylemesi gerekiyor. Hele bu kriz ortamında… Bu konuda çok samimi oldukları için olsa gerek hiç ses yok!

     Son olarak; yılbaşı gecesini aynı zamanda, “Alkollü İçkileri Tüketim ve Çılgın Gençler Gecesi” olarak kutlayabiliriz. Hani ülkenin önde gelen bir kısım çağdaş insanları medeniyeti alkol tüketimi ile parelel olarak görüyorlar… Bunları da memnun etmiş oluruz. Tabi bu günleri daha değişik özelliklerimiz içinde kullanmamız mümkün. Demokrasi, eşitlik ve özgürlük var ülkemizde. Bizim gibi marabalara da yüreğine taş basarak bunları memnun etmek düşer!!! Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1226 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113