• BIST 99.806
  • Altın 260,275
  • Dolar 5,6860
  • Euro 6,3840
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

ÜŞÜYEN ADAM

Yener Çaycı



     Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün ardından iki yıl geçti. 23 Mart 2010 tarihinde Rahmetli Reis ile ilgili bu köşeden “Artık Üşümüyorsun Değil Mi” başlıklı bir yazı yazmıştım. Aradan geçen zaman içinde hele hele siyasette “KOCA REİS”in eksikliğini her Türk ferdi gibi ben de ta yüreğimin derinliklerine kadar hissettim.

     Bu gün siyaset kurumu toplumun temel problemlerine çözümler üretmede yavaş ve ürkek davranıyor. Özellikle muhalefet alternatif üretemiyor; doğruları onaylamak, yanlışları eleştirmek ve çözüm önerileri sunmak yerine: iktidara sataşmayı, çamur atmayı muhalefet görevini yerine getirmek olarak görmeye devam ediyor. İşte bu noktada Muhsin Yazıcıoğlu’nun değeri bir daha ortaya çıkıyor.

     O yiğit adam;
doğru ve doğruluğun yanında idi. Doğru işi kim yaparsa yapsın ona destek olurdu ve yanlış olanı düzeltmeye çalışırdı. Bizdeki muhalefetin “muhalefet desteklemez” anlayışına sahip birisi değildi. O kadarki 28 Şubat sürecinde iktidar partilerinin bir kısım vekilleri kaçacak yer ararken; O, bu süreçte dimdik durabilmiş, her türlü tehdidi göğüslemiş, yaptıkları çirkin müdahaleye destek bulmak için; özellikle,  ABD’ den destek almak için yurt dışında bulunan ve beyanat üzerine beyanat veren bir kısım genarelleri kastederek “başbakan bu genarelleri derhal görevinden almalıdır. Bu genareller; Türk Ordu’sunun askerleri değil midir, bir açıklama yapılacaksa ABD’ye değil Türk Milletine yapılmalıdır.” Diyebilen tek liderdir.

     Muhsin Yazıcıoğlu’nu anlatmaya gerekte yok zaten. Yaşamı, mücadelesi ortada ve her yönüyle Türk Gençliği için örnek bir adam. O elim kazanın -ki kaza mı cinayet mi o da henüz belli değil- ardından değeri gün be gün artan dağ gibi bir adam. Bu gün ona ne kadar ihtiyaç duyuyoruz. İnsan dara düştüğü zaman kurtuluş için bir kahramana ihtiyaç duyar. O da bizim kahramanımızdı. Gençliğimizin, ülkemizin kahramanı.

     Hani ifade hürriyeti adına Fransız Volter’e (Voltaire) atfedilen bir söz vardır. Muhalifleri için; sizin görüşleriniz katılmıyorum; ancak, sizin o görüşlerinizi serbestçe ifade edebilmeniz için canımı bile verebilirim, mealindeki bir söz. Rahmetli Reis hapishane günlerinde bunu çok daha öteye, fiiliyata dökmüştür. İşkence altında inim inim inletilen bir solcu tutuklu için, eylem yapmış ve işkencecilere karşı “yeter artık yeter ...” diye bağırmış. Akabinde götürüldüğü hapishane sorumlusu komutanın “sen ülkücü değil misin, işkence gören bir solcu sana ne oluyor? Deyince o da “hepimiz insanız” cevabını vermiştir. O haksızlıklar karşısında susmamıştır. Muhaliflerinin bile saygısını kazanmış ender insanlardan biridir.

     İnşallah ölümü konusundaki perdeler ve şüpheler ortadan kaldırılır ve gerçek neden ortaya çıkar. Eğer bir cinayet söz konusuysa bu durum er veya geç ortaya çıkacaktır. Her ferdin şu veya bu şekilde devletine bir borcu vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ise Muhsin Yazıcıoğlu’na çok borcu vardır. Bunlardan birisi de ölümüyle ilgili sis perdelerini ortadan kaldırmaktır. Eğer bir cinayet söz konusu ise sorumluları bulunup gereği ne ise yapılmalıdır. Aksi halde; Allah, hiçbir zulmü hiçbir zalimin yanına kar bırakmaz, dilsiz şeytanlarda dahil. Bu devlet onu haksız yere çok üşüttü; artık, ısıtma zamanı gelmedi mi? Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1682 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113