• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -3 °C

ONİKİ YILLIK KESİNTİLİ EĞİTİM (4+4+4)

Yener Çaycı

Oniki Yıllık 4+4+4 kesintili ve Zorunlu Eğitim Konusu hala ülkemizin sıcak gündem maddelerinden birisi. Konu yasalaştı ama ana muhalefet partisi (CHP) konuyu Anayasa Mahkemesi?ne taşıdığı için bu konunun yüksek mahkeme tarafından nasıl bir karara bağlanacağı da belirsizliğini koruyor. Ancak asıl mesele; bu dörder yıllık kesintili ve oniki yıllık zorunlu eğitimin içeriğinin nasıl doldurulacağı konusudur.
Sekiz yıllık kesintisiz ve zorunlu eğitim bir oldu, bitti ile gerçekleşti. Belki de bugünkü gibi. Nasıl ki 28 Şubat sürecinde sekiz yıllık zorunlu eğitim tartışılmadı ve sırf ideolojik gerekçelerle bu konu gerçekleştirildi.  Bu günde bu konunun yeterince tartışıldığı kanaatinde değilim.
Şöyle bir hatırlarsak 28 Şubat sürecinde TSK Komuta kademesi ve TUSİAD başta olmak üzere Basın kuruluşlarının büyük bir bölümü, bir kısım sivil toplum kuruluşları bu sekiz yıllık zorunlu eğitimi hararetle savunuyorlardı. Ancak bu konuda bilimsel çalışmalar ve gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar göz ardı edildi. Eğitim uzmanlarının görüşlerinden faydalanılmadı. Zaten memleketimizde herkes eğitim uzmanı olduğu için bu konuya gerek duyulmadı herhalde. Sekiz yıllık zorunlu ve kesintisiz eğitimde geldiğimiz nokta bu. İflas.
Bu eğitim meselesinin rüzgara bırakılmış sandal gibi, rüzgar ne taraftan eserse; o tarafa doğru yol alması benim kafama takılıp duruyor. Bir de verimlilik açısından, gördüğüm kadarı ile her bakanlık kendi personelini sahipleniyor. Ancak eğitim işinden sorumlu bakanlık kendi personelini savunmak bir yana bizatihi bakan tarafından; öğretmenlerin çalışmadığı, uzun süre tatil yaptıkları şeklindeki ifadelerle öğretmenlerin olmayan şevkleri daha da kırılıyor.
Bu kapsamda bir diğer hususta Mili Eğitim Bakanlığı?nın joker bakanlık gibi çalışması. Bu konuyu şöyle ifade edebiliriz. Aşağı-yukarı her bakanlık kendi bakanlığının durumuna göre personelini görevlendirir ve o personelin varsa çalışan eşi bu bakanlığın standartlarına uygun bir şekilde ataması yapılır. Oysa: Milli Eğitim Bakanlığı, diğer bakanlıkların atamalarına göre kendi bakanlık personelinin atamasını yapar.
Gazetelerde ve televizyonlardan verilen haberlerde, bu dörder yıllık kesintili eğitimden ilgili bakanlığın haberi yok, denildi. Sonraki süreçte ortaya çıkan olaylarda bu durumu doğrular nitelikte. Ben şahsen bu kesintili eğitime ve sürenin uzatılmasına karşı değilim. Bilakis buna taraftarım. Ancak; bir-iki hususa itirazım var. Bu konuda iktidar partisinin içinde çok değerli eğitimciler var. Yüksel ÖZDEN gibi. Bu konuda bu hocalarımız neden görüşlerini açıklamazlar? Ya da bu eğitim uzmanlarının görüşleri alınmış mıdır?
Daha önce altı yaş uygulaması yapıldı ve bundan vazgeçildi. Ancak bu yeni durumda bırakın altı yaşı, beş yaş bile söz konusu ediliyor. Bilimsel olarak yapılan araştırmalarda çocukların beş yaşında okuma-yazma öğrendiği ortaya çıkmıştır. Ancak; problem çocukların okuma-yazma öğrenmesi veya öğrenmemesi değil, soyut işlem basamağı dediğimiz ve dokuzuncu yaştan itibaren yani dördüncü sınıftan sonraki süreci içeren zaman ve müfredat programlarının içeriğidir. Eğer birinci sınıftan itibaren programlar gözden geçirilip yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmayacaksa, bu yeni durumda kısa bir süre sonra iflas edecektir. Ki sayın bakan da programlarla ilgili herhangi bir yenilik düşünülmediği yönünde açıklamalarda bulunmaktadır. En azından birinci sınıflar için bile birçok düzenlemeye ihtiyaç vardır. Aksi halde bu mevcut programlar ile 5-6 yaşındaki bir çocuğu nasıl eğiteceksiniz. Hele bu çocuklar soyut işlemler dönemine girmeden dördüncü sınıfa geldiğinde ne yapacaksınız? Bu konular çok su götürür.
Tabi ki, peki kardeşim iyi güzelde senin önerin nedir? Var mı bir fikrin, yoksa sen de boş mu atıyorsun? Denilebilir. Şu an kanun çıkmış ama alt yapı ve içerik düzenlemeleri belirsiz, bu nedenle nacizane benim fikrim, illa da dörderli grup olacaksa: Okul Öncesi 6 yaş grubunu zorunlu kapsama alıp; 1,2,3. Sınıflar bir grup; 4,5,6,7.sınıflar bir grup; 8,9,10,11. Sınıflardan da bir grup oluşturularak ve programlar bu duruma göre ayarlanarak (burada İlköğretim sekizinci sınıflar üçüncü dört grup kapsamına alınıp; liselerin hazırlık sınıfı dediğimiz 9. Sınıf programı kaldırılarak) 12 yıllık kesintili ve zorunlu eğitimin uygulanması yönündedir. Bu konuda birinci gruptaki (Okul Öncesi-6 Yaş- 1,2,3.sınıflar) Sınıflar için program içeriğinin ve ders saatleri süresinin azaltılması, teneffüs saatlerinin uzatılması, çocuklara daha çok oyun ve eğlenme zamanı oluşturulması, ikinci dört yıllık gruplar için özellikle 6,7. Sınıflarda çocukların ilgi ve yeteneklerinin objektif kriterlere göre belirlenmesi; aile ve okul tarafından çocukların ilgi, istidat ve kabiliyetlerine göre 3. Dört yıllık gruba yönlendirilmesi, 3. Dört yıllık grubunda: alanlar arasında yatay geçişlere imkan verecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.
Bana göre bir ülkenin geleceği eğitimine bağlıdır. Eğitim ise çok pahalı ve uzun bir süreçtir. Yani bakkalın, elde ettiği hasılatı akşamleyin sayarak o günün karını hesaplaması gibi; eğitimin getirisi anında hesaplanamaz. Bu nedenle eğitim için ince hesaplar gerekir. Ne yazık ki bu gün bakanlığımızda eğitim mantığı, işletme mantığı gibi yürümekte. Eğitimin getirisini kısa vadede ve kar-zarar ilişkisi içerisinde ele almak çok yanlış olur. Eğitim işi geleceğin planlamasıdır. Eğitilmiş bir çocuğun sisteme katkısı 20-25 yaşlarında başlıyor. Yani bu gün yapılan bir eğitimin neticesini görebilmek için aradan en az 25-30 yıl geçmesi gerekiyor. Bu iş yıllık bilançolarla, yıllık net kar ile ifade edilemez.  Çok dikkatli davranılması gerektiğine inanıyorum. Saygılarımla.
 
 
Bu yazı toplam 1818 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113