• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 6 °C

NAMUS

Yener Çaycı


     Toplum içerisinde en fazla sözü edilen kavramlardan birisidir namus. Önemli bir söz verdiğimizde; sözümüze sadık kalacağımıza dair namusumuzu teminat gösteririz. İnsan namusu ile yaşar. Namus kişinin her şeyidir. Namusunu kaybetmiş kişi insan olarak bile değerlendirilmez.

     Peki nedir namus. TDK’nın sözlüğünde, “bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet” ve “dürüstlük, doğruluk” olarak tarif edilmiştir. Namus anlayışı, her toplumun ahlak kuralları, değerleri yaşam biçimi ve inanç değerleri ile yakından alakalıdır. Bu nedenle namus kavramı toplumdan topluma farklılık gösterebilir. Ancak aynı toplum içerisinde bile namus kavramının değişkenlik göstermesi nasıl izah edilebilir.

     Bu konuyla ilgili olarak günümüzün en önemli paylaşım ve iletişim teknolojisi olan internette kısa bir araştırma yaptım. Ortaya çıkan tablo hiçte iç açıcı değil. Toplumumuzda cahilliğin bilinci mi diyelim, yoksa bilinçli bir cahillik mi diyelim herkes olaya bulunduğu yerden bakıyor.

     Bir kısmı toplumun ahlaki değerlerini, doğruluk ve dürüstlük kavramlarını toplumun geneli tarafından algılandığı şekliyle kabul etmiyor, kendi ahlaksızlığını ahlaki bir değer veya namus olarak ileri sürüyor.

     Daha ilerisi toplumumuzda namus kavramıyla çok yakın ilişkisi bulunan cinsel yaşamın; tam bir serbestlik, “hayvanlar gibi özgür olmak” olarak ortaya çıkmasını isteyenler olduğu gibi, kendisi eşini aldattığı halde eşinin kendisini aldatmasını eşinin idam fermanı olarak değerlendirenleri, nikah akdinin namus için belirleyici olamayacağını, bir ömür boyu birisine bağımlı kalmanın akıl dışı olduğunu savunanları ve namus kavramını din ile ilişkilendirip bu kavram üzerinden din düşmanlığı yapanları da görmek mümkün. Eh! Ne diyelim demokrasimiz gayet gelişti.(!!!) Ağzı olan konuşacak tabi.

     Bir kısım tipler ise namusu apış arasına indirmemek gerektiğini, namusun insanın beyninde olması gerektiğini savunmaktadırlar. Doğrusunu söylemek gerekirse elbetteki namus önce beyinlerde ve yüreklerde şekillenir. Ancak hiç kimsede “apış arasının dokunulmazlığını” toplumun meşru olarak kabul etmediği bir şekilde kaybettiğinde; ben her ne kadar apış arasıyla iş görüp, “beynimle şe ediyorum” veya “beynimi şe ettiriyorum” bu nedenle beynimi kaybettim demez. Çünkü küçümsenen o apış arası namus göstergelerinden ve namus/namussuzluk arasındaki en ince ayrıntılardan birisidir. Aksi halde fahişelerin de toplumun onurlu insanları olduğunu kabul etmemiz gerekecektir. Aslında fahişeler özü sözü bir olmak noktasında bir çok kimseden çok daha namusludurlar.

     Neyse efendim bizim namus konusunda kimseyi suçlamak gibi bir derdimiz yok. Cinsellik, namusla çok yakından ilgili olsa bile bizim toplumumuzda bir kısım insanlar için delikanlılık ve iktidar konusunda da önemli göstergelerden birisi, mesela; adamın yetmişinde yaşadığı gayri meşru cinsel ilişkiyi görünce, “maşallah yirmilik delikanlı gibi” ya da “tosun gibi maşallah” diyerek alkışlayanlar olduğu gibi, “aldatan bizden değildir” diyenlere de rastlamak mümkün. Burada bir şeyi hatırlamakta fayda var. Kendini namuslu olarak gösterip perde arkasında nice derin namussuzluk yapanlar olduğunu unutmayalım.

     Elbette ki toplumsal değerleri yozlaştıranlar, o toplumda bu değerler üzerinde hassasiyet gösterenler tarafından kınanacaklardır. Ancak bunu yaparken Hz. İsa (A.S.)’ın bir günahkar kadının taşlanarak öldürülmek istenmesi olayında: İlk taşı hiç günah işlememiş birisi tarafından atılmasını istemesi ve neticede hiç kimsenin o kadına taş atamaması. Öyle ise önce kendimize bakalım; biz ne kadar namusluyuz ya da biz ne kadar günahsızız? Daha sonra ilk taşı hiç günah işlememiş birisi atsın. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1464 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113