• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 3 °C

KURBAN OLAM

Yener Çaycı



     Önümüzdeki 27 Kasım Cuma günü Kurban Bayramı. Tüm inananlara hayırlı olsun. Hepimiz üç aşağı beş yukarı kurban ve Kurban Bayramı ile ilgili bir şeyler söyleriz; Sosyal yardımlaşma ve dayanışmadır, toplumsal kaynaşmaya vesile olur, dargınları barıştırırız, akrabalarımızın olduğunu, , yanı başımızda komşularımız da varmış meğer diyerek komşularımızı ve ayrıca bizlerin dışımızda insanların yaşadığını da hatırlarız görüşürüz. vb. bütün bunlar doğrudur. Ancak Rabbimizin kurban ile verdiği mesajlar o kadar çoktur ki bunların bir kısmını anlamaya ve anlatmaya; ne bilgim, ne gücüm ne de kapasitem yeter. Bizler acizane kurbandan ne anlıyoruz, neler anlamalıyız, düşünce ufkumuzu bir yoklayalım isterseniz.

     Kurban ile rabbimizin verdiği mesajlardan birisi; Yüce Yaratana kayıtsız ve şartsız teslim olmaktır. Canım sana feda olsun sözünü sevdiklerinizden bir çok kere işitmişsinizdir, bu söz o kişiye verilen değeri ifade eder. Bizde bizi yaratan ve her şeyden çok sevgi ve saygıya layık olan Rabbimize bu davranışımızla canım sana feda olsun diyoruz. Hani sıklıkla duyarız büyüklerimizden; anan kurban olsun yavrum, yoluna kurban olayım, seni yaradana kurban, hatta İstiklal Marşımızda da “Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal”  ifadesi yer alır. Milli Şair burada başka bir şeye değil, hilale kurban olayım diyor. (Hilale kurban olmanın manasını Müslüman olup ta bilmeyen yoktur herhalde.) Cenab-ı Hak siz bana samimi olarak teslim olun ki ben de size şanıma yakışan bir şekilde muamele edeyim demektedir. Hani bir söz vardır, İnsana dayanma ölür, duvara dayanma yıkılır, dayanırsan Hak’ka dayan Hak bakidir. Hakikaten de kayıtsız ve şartsız teslim olunacak yegane varlık Allah’tır ve Allah vaadinden caymaz.

     Bir diğer mesaj ise kurban yakınlaşma demektir. Allah siz bana yaklaşmak istediğinizde beni hep yanınızda göreceksiniz, siz bana bir adım attığınızda ben size iki adım atarım. Hani İbrahim Peygamber evlat istemişti Yüce Yaradan’dan fiziken mümkün olmayan (ilerlemiş yaşına rağmen) bu isteği Allah tarafından kabul edildi. Bu ne demektir: Gerekirse ben kulumun samimiyeti doğrultusunda kul için mümkün olmayan işleri mümkün kılarım. Yeter ki siz samimi olun.

     Peki ben samimiyim demekle samimi olunuyor mu? Rabbimiz kurban ile bunun ölçüsünü de koymuş, insan tarafından yapılabilecek en zor şeyi, gerektiğinde sevdiği için ortaya koymak…, Evladını Allah için kurban etmek, onun kanını akıtmak, yani onun hayatına son vermek. Ana ve babalar evladın ne demek olduğunu çok iyi bilir ve bir babadan istenen evladının hayatına kendi elleri ile son vermesi.. Ne zor iştir bu, Rabbimizin iman konusunda samimi olanları da sahtekarları da ortaya çıkaran bir ibret ölçüsü. Samimiyet testi. (Şunu da belirtelim ki Allah’ın bu teste ihtiyacı yok, akıl sahipleri  için bu bir aklanma vesilesidir.) Samimiyetin neticesinde rabbimizin ödülüne bakın. Sonsuz mükafatlar… Sadece  başlangıçta bu işe muhatap kılınan iki insana, inananların kıblegahı “Kabe” yi yapma şerefi yeter. İşte gerçek onur.

     Kurban ile verilen bir başka mesaj: Cenab-ı Allah’ın insan kanının akıtılmasına, insanın insan eliyle öldürülmesine razı olmadığıdır. Taşıdığı nefis itibari ile ve menfaati gereği kan dökmeye ve öldürmeye de meyillidir insanoğlu. Şöyle bir tarihe bakmak yeterli. Allah, bu özellikleri de potansiyel olarak üzerinde bulunduran insanoğluna; haksız yere cana kıymayın, kan dökmeyin, yapacağınız her işi benim rızama uygun yapın ve yeryüzünde bozgunculuk yapmayın demiştir. Ancak kurban açısından baktığımızda; Rabbimizin, Rahman ve Rahim sıfatı var ve buna mukabil burada insan yerine bir hayvan kurban ediliyor. Evet burada bir kan akıtma var, peki bunu nasıl anlamalıyız ve ya nasıl izah etmeliyiz. Cenab-ı Allah bir şekilde yukarıda belirtilen özelliklerinden dolayı insanın, kurban edilen hayvan nedeni ile elektriğini alıyor ve psikolojik olarak rahatlatıyor. İşte burada kurban eden açısından Allah için bir samimiyet bir yaklaşma söz konusu olduğu gibi; insanlarla yakınlaşma ve karşılıklı bir rahatlama da söz konusudur.

     Kurban eden insan ve kurban edilen hayvan açısından da bir rahmet ve berekete vesile olma vardır. Burada iki durum öne çıkmaktadır.

     Birincisi insanın yerine kesilen hayvanın yaratan açısından kul olması  nedeniyle denkliği yani eşitlik. Ki Allah’ın Adil sıfatı tecelli ediyor. (İnsan için alemleri yaratan ve hizmetine veren Allah, insanın yerine kurban edilmesi nedeniyle o mahlukatı yüceltmiş olmuyor mu? Ayrıca düşünecek olursak, Allah’ın adil olma sıfatı nedeni ile hayvanları sevme ve korumada bu işin arka planında yer almaktadır.)

     İkincisi de İnsanlar ve kurban edilen hayvanlar açısından bolluk ve berekettir. Düşünün! Afrika da açlıkla mücadele eden insanlar, bu kurbanların oraya ulaşması, kurban edilen hayvanları ve nesli tükenen hayvanları. Allah her şeyin takdiri bana aittir, daraltan da genişletende, azaltan da çoğaltan da benim, benim için yaptığınız hiçbir şeyde zarar etmezsiniz diyor. Bu da belki farkındayız belki değiliz tabiatın dengesi ve dolayısı ile insanlığın geleceği için son derece önemlidir.

     Kurbanın kıtalar arası kaynaşmayı bile sağladığını gördüğümüz şu günlerde Müslümanları vahşi olarak niteleyen ve buna ülkemizde de çanak tutanlara karşı şunu söyleyebiliriz. Ne dünya savaşlarına ne insanların çeşitli kıtalarda bir deri bir kemik kalmasına, Müslümanlar sebep olmamışlardır. Ayrıca hayvan katliamına gelince lüks yaşamak adına bunların hayvanlara yaptığı zulüm ise ortadadır. Bırakın hayvanları şu an dünyanın çeşitli yerlerinde (Çeçenistan, Doğu Türkistan, Irak, Afganistan ve daha nice memleketlerde) kendini ilah ilan eden sözde medeniyet aleminin önde gelenleri!!! Tarafından hala insanlar kurban edilmektedir.

     Evet kurban yakınlaşmadır hakka ve halka, samimiyettir kurban. İnsanları, insanlığa davetin en çarpıcı mesajlarından biridir kurban ve Kurban Bayramı. Yaşanan ayrışmalara inat bir adım atın hasmınıza doğru, engin gönlünüzden samimi bir yakarış, pusulasını kaybetmiş insanlık alemi için. Şu ihtiyar, kibirli ve asık suratlı dünyamıza bir tebessüm, ne kadar muhtacız bu sadakaya, hiç olmazsa bayramlarda esirgemeyelim. Gözümüzün önündekilerle birlikte gözden ırakları da unutmayalım.

     Rabbimiz; “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir” buyuruyor. Ne mutlu kurbanlarla beraber kalplerindeki husumet duygularını da kurban ederek ruhlarını temizleyebilenlere, ne mutlu nefsinin ve çağın ilahlarına değil, O’ na kurban olabilenlere. Kurbanınızın makbul, Kurban Bayramınızın kutlu olmasını dilerim. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1350 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113