• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 2 °C

İKİ HİKAYE İKİ YORUM

Yener Çaycı



     Kar, tipi, trafik derken, darbe planların havada uçuştuğu şu soğuk günlerde iki hikaye anlatmak istiyorum.

     Birincisi Profesör Dr. Ahmet Akgündüz  Hoca’ya ait. Hocanın Malatya konferansında dinlemiştim. Bu hikaye Ahmet Hoca’nın Mısır’da yapılan ve İslam Ülkelerinin profesörlerinin katıldığı bir toplantıda başından geçmiş bir olay.

     Bu toplantının bitimine doğru Mısırlı bir profesör söz alır, bir hikaye anlatmak istediğini söyler ve şu hikayeyi anlatır.(aklımda kaldığı kadarıyla biraz eksik biraz fazla)


     “Ormanlar kralı aslan ölmek üzeredir. Ancak bir yavrusu vardır. Orman ise kurt, kuş, çakal vb. bir sürü yırtıcı hayvanla doludur. Aslan yavrusunu korumak ve yaşamasını sağlamak için güvenli bir yer aramaktadır ama son saatlerini de yaşamaktadır. Gözüne bir koyun sürüsü takılır. Sürüdeki anaç koyunu çağırır, durumunu anlatır ve yavrusunu anaç koyuna emanet etmek istediğini söyler. Anaç koyun da bu isteği kabul eder ve yavru aslanı emanet olarak teslim alır.

     Aslan ölür. Aslan ölünce ortalık kurtlara, yırtıcı kuşlara, sırtlanlara, çakallara kalır. Herkes gücü yettiğine saldırır. Ormanın dengesi, dirliği ve düzeni bozulur. Bu arada anaç koyunda, aslan yavrusunun koyun sürüsünün içerisinde yaşamasını sağlar. Ancak bu arada yırtıcı hayvanlar sürüye de zarar vermeye başlamıştır.

     Günler geçer, aslan yavrusu epeyce büyür. Anaç koyun, yavru aslanı denemek ister, yanına çağırır ve "Evladım sen koyun değilsin, sen aslansın, bizden farklısın." Der. Aslan yavrusu ise; "Ben, koyunum." Der ve aslan olduğunu kabul etmez. Anaç koyun henüz vakti gelmemiş diyerek biraz daha beklemeye karar verir.

     Yırtıcı  hayvanlar sürüye günden güne daha fazla zarar vermeye başlar. Artık yavru aslan da büyümüş ve tam bir aslan olmuştur. Anaç koyun tekrar yavru aslanı yanına çağırır; ona koyun olmadığını, kendisinin aslan olduğunu, sürüye nasıl katıldığını anlatır.

     Ancak yavru aslan yine bu durumu kabullenmez ve kendisinin koyun olduğunu söyler. Anaç koyun kararlıdır. Aslanın hakimiyeti eline almasını, ormanda dirlik ve düzeni sağlamasını ve kendilerini de bu yırtıcı hayvanlardan koruması gerektiğini düşünmektedir. Bu nedenle sürüyü toplar ve göl kenarına götürür. Aslana, "Bak yavrum; sen bize benzemezsin, sen aslansın,  şu suya bir bak kendini göreceksin." Der.

     Yavru aslan biraz da çekine çekine suya bakar, şaşırır! Gerçekten kendisi koyun kardeşlerine benzemez, boynunda yelesini, kocaman pençelerini görür. Yine de koyunların arasında yaşamaktan dolayı koyunlaşmıştır, aslan olduğunu kabullenmek istemez. Bu sefer anaç koyun; "Yavrum senin sesinde bizim sesimize benzemez, sen kükrersin, biz meleşiriz, bir bağır bakalım senin sesin bizimkine benziyor mu?"  Aslan bağırır. Koyunlarla birlikte orada bulunan canlıların her biri bir tarafa kaçışır. Anaç koyun "Gördün mü? "Der. Artık yavru aslan, ormanlar kralı aslan olduğuna ikna olmuştur.

     İşte hikayenin tam bu kısmında, Mısırlı profesör gözleri yaşlı bir şekilde Türk heyetine döner ve “Yıllardır koyunların arasında yaşaya yaşaya siz de koyun mu oldunuz, Allah aşkına bir haykırın…”

     Evet, Türkiye henüz haykırmadı, sadece yerinden kımıldadı. Tarihi boyunca kimseden özür dilememiş şımarık oğlan, Türkiye’den özür dilemek zorunda kaldı. Diğer ülkeler mi, gözleri Türkiye’nin üstünde.

       Türk Milleti egemenliğini sadece 814 000 m2 lik bir coğrafyaya sıkıştırdığından beri (ki buna bile içeride fırsat vermemek için derinlerde çok çetin mücadeleler sürüyor.) Dünya adalete muhtaç kaldı, her yer kan gölü. Eğer Türk Milletinin başına “Balyoz” indirmek isteyenlerden bir kurtulabilirsek Allah'ın izniyle, eskiden olduğu gibi, yeryüzünde adaletin nasıl tesis edildiğini bir kez daha göstereceğiz İnşallah.  

     İkinci hikaye ise yerimiz kalmadı onu da haftaya bırakalım. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1557 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113