• BIST 95.552
  • Altın 261,533
  • Dolar 5,7676
  • Euro 6,5546
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 28 °C

HAYVANLAŞMA SÜRECİ

Yener Çaycı


      İnsan yeryüzüne ayak attığı andan itibaren Hak ile batılın savaşı sürmektedir. Bu savaş zaman ve şartlara göre biçim değiştirse de özü itibari ile inanan ve inanmayanlar arasında devam etmektedir.

      Şu da bir gerçektir ki artık günümüzde inanç değerleri de farklılaştı; yani bir kısmı gerçek ve mutlak; ezeli ve ebedi olan Allah’a inanır, bir kısmı paraya inanır bir kısmı ilah-yaratan olmadığına inanır, bir kısmı yeryüzü tanrılarına inanır vs ama herkes neticede bir şeylere inanır, inanmak zorundadır. Bu her insanın doğasında yer alan bir şeydir ve herkes kendi inancının en doğru olduğunu; diğerlerinin ise yanlış olduğunu savunur.

      Dinler tarihi bu inanç biçimlerini tek tanrılı dinler ve çok tanrılı dinler olarak; İslam inancıda, İlahi dinler ve batıl dinler olarak, ikiye ayırmaktadır. Tarihi süreç içerisinde bu  her iki kategoride de yüzlerce değişik inanç biçimi ortaya çıkmıştır.

      Buradan hareketle son iki yüzyıl ağırlıklı olarak Ademoğlu (insanoğlu) ile kendilerinin hayvandan türediklerini iddia eden yani hayvanoğulları arasındaki rekabetle geçmiştir. Hayvanoğulları zaman zaman baskın çıksa da (ki bir zamanlar canlılar kategorize edilirken “İnsan düşünen bir hayvandır” anlayışı ders kitaplarında bile yer almıştır ve toplumlar bu doğrultuda yönlendirilmeye çalışılmıştır.) artık günümüzde insanoğlu açık ara öndedir. Ancak buna rağmen hayvanoğullarının pes ettiği de söylenemez.

      O kadar ki insan olmanın onurunu, insana verilen akli melekeleri bir tarafa bırakıp: “Hayvanlar gibi özgür olmak istiyorum” diyen ya da hal ve hareketleriyle insanların arasında; cadde ve sokaklarda hayvanlaşma süreci yaşayan, köpekler gibi sevişmek isteyen, hayvanlar gibi yaşayan, hayvan oğlu hayvanları da görmek mümkündür. (Bu arada bu kavramlar için okuyucularımdan özür diliyorum. Ancak şunu da belirtmem gerekir ki bu kavramlar bana ait değildir. Bu kavramlar ilgililer tarafından bizatihi kullanılmaktadır. Hatta yazılı basında da yer almıştır.)

      Şimdi kendisini hayvan olarak tanımlayan bu canlılardan insanca davranışlar göstermesini beklemek anormallik olur. Bu tipler biçimsel (fiziksel) olarak insanoğlunun tıpa tıp aynısıdır. Dolayısıyla bunları insanlar arasından ayırmak mümkün değildir. Ancak bunları sözlerinden, davranışlarından hatta kıyafetlerinden tanıyabiliriz. Mesela: Cadde ve sokaklarda bunları alt alta; üst üste gelmiş, cinsi ihtiyaçlarını gideriyor olarak görebiliriz. Bunlara müdahale etmek yerine netice de “ Ne de olsa hayvandır” deyip geçmek mi; yoksa ahıra kadar kovalamak mı lazım, bunu bilemiyorum. Bu konuda uzman görüşlerine ihtiyacımız var (!) İnsanca kalın, sağlıcakla kalın. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1580 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113