• BIST 110.477
  • Altın 275,921
  • Dolar 5,8011
  • Euro 6,4759
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 5 °C

HALLERİMİZ-2

Yener Çaycı

(Cadde ve Sokaklar)

     İnsanların çeşitli sebeplerle en fazla vakit geçirdikleri yerlerden birisidir cadde ve sokaklar. Aynı zamanda bulunulan muhitin/şehrin estetik ve güzellik anlayışını da ortaya koyar. Orada yaşayan insanlar hakkında bir fikir verir ve hatta o şehrin ve insanların kalitesini belirleyen medeniyet ölçütlerinden birisidir. Ülkemizde yaşanan ahlak erozyonundan cadde ve sokaklarda birçok şekilde nasibini almıştır. Aynı zamanda hak ihlallerinin en fazla yaşandığı mahallerdir.

     Cadde ve sokaklar arasında yürürken en fazla karşılaştığımız hak ihlallerinden birisi araçların uygunsuz bir şekilde park edilmesidir. Hatta kaldırımlar bile işgal edilir. Yayalar için yapılmış olan kaldırımlardan yürüyemezsiniz. Bunu sadece araç sürücüleri yapmaz, dükkan ve mağaza sahipleri de yapar. Bir bakarsınız ki yığınla eşya kaldırımda sergileniyor. Yine bu dükkan ve mağaza sahipleri; kaldırımları işgal ettikleri yetmezmiş gibi birde park engelleyiciler ile sokaklara da sahiplenerek (sanki milletin malı değil babalarının tapulu arazisi) dükkan ve mağazalarının önüne araçların park etmelerini de engelleyerek, zaten içinden çıkılmaz bir durumda olan park problemini biraz daha artırırlar. Bu park engelleyicilere rağmen aracını park etmek isteyenlerle de ağız dalaşına girerler, hatta kavga çıkarırlar. Acaba akıllarına gelmez mi insanlara yol hakkını engelleyerek sıkıntı verdikleri, bu bir hak ihlali değil midir, düşünmezler mi?

     Cadde ve sokaklarda görülen bir başka kirlilikte; güzellik ve estetik zevkinden mahrum kişiler tarafından düzenlenmiş vitrin ve tabelalardır. Özellikle cadde ve sokaklar tabela çöplüğü haline dönüşmüştür. Bunun bir standardı yok herkes kendi keyfine göre düzenliyor. Tabela sahibi herkesin, alıcı bir gözle tabelasına bir kere daha bakması faydalı olacaktır. Ayrıca bu konuda bir de şu tabelalara Türkçe dışında ne dilde yazıldığı da belli olmayan yazılar var ki; ya tamamiyle cehalet kokuyor ya da aşağılık kompleksi. Hangi vatansever ve kişilik sahibi bir insan bu vatanın üzerinde (Özel durumlar hariç) tabelasını kendi dilinin dışında, başka bir dilde yazar. Ayrıca nedir bu balıkchı, dönerchı, kanatchı vb. rezaleti. Hadi yazıyorsunuz insan bir sözlüğe, yazım kılavuzuna bakar. Hangi dil olursa olsun o dili yozlaştırmaya hakkımız var mı? Bir dilin bir toplum için önemini bilipte bu duruma üzülmeyen var mıdır? Bu dile ihanettir. Dolayısı ile millete ihanettir. Dil bir milletin her şeyidir. Ne ise bu dil konusu başlı başına bir konu olduğu için burada ayrıntıya girmeyeceğim. Bu konuyu inşallah ileride ele alacağız.

     Cadde ve sokaklarımızda görülen bir diğer hususta temizlik problemidir. Peygamber Efendimiz “Temizlik imandandır”  buyurmuşlardır. Bir başka deyişle temizliğe dikkat etmeyenin imanı tartışma konusudur. Halkımızın büyük bir çoğunluğunun Müslüman olduğu ülkemizde temizlik probleminden söz etmek ne kadar uygun düşer bilemiyorum. (Aslında bu durum dinimize ne derece bağlı olduğumuzu da göstermektedir.) Allah aşkına günde beş vakit temizliği emreden, insanlara sıkıntı veren bir taşı yoldan kaldırmanın sevap olarak nitelendirildiği bir dine mensup olan insanların yaşadığı şehirlerde, cadde ve sokaklarımız nasıl kirli olabilir. Bunun hiçbir mazereti yoktur. Bir sürü hastalığın özellikle “Domuz Gribi” denen illetin kol gezdiği şu günlerde temizlik konusunda herkesin üzerine düşen sorumluluğu titizlikle yerine getirmesi gerekir. Yerler, kaldırımlar, cadde ve sokaklar çöp kutusu değildir. Daha ötesi temizlik bir insanın diğeri üzerindeki hakkıdır.

     Cadde ve sokaklarda insan davranışları da önemlidir. Araçlarda ve iş yerlerinde çalınan gürültülü müzik ile insanlar rahatsız edilmemelidir. Toplum içinde, cadde ve sokaklarda, (aslında hiçbir yerde) ayrıca yüksek sesle küfürlü ve argo kelimeler kullanılmamalıdır.

     Özellikle dikkat etmemiz gereken hususlardan birisi de cadde ve sokaklarda ki kız erkek ilişkileridir. Ben insanım diyen hiçbir kimsenin hayvanların sergilediği bir çok cinsel davranışı sokak ortasında sergilemesi doğru değildir. Orgazm olurcasına birbirine sarılıp öpüşenler, aklınıza sokak ortasında mı geliyor bu işler, gideceğiniz bir yer,  eviniz yok mu sizin. Nasıl olurda bir insan (hayvan soylulara diyeceğim bir şey yoktur.) aşkım, sevgilim dediği birisini, uygunsuz bir görüntü ile çocuklara ve bir sürü şehvet yüklü bakışlara muhatap edebilir. Hangi insan sevdiğini şehvet oklarına hedef yapar. Ardından tacizler ve bir sürü suç.

     Bu arada cadde ve sokaklarda başıboş dolaşan kedi ve köpekleri de unutmamak lazım. Bu hayvanlar çevreyi dışkılarıyla kirlettikleri gibi zaman zaman tehlikeli de olabilmektedir. Başıboş gezen köpeklerin yanı sıra köpeğini gezdiren vatandaşlarımızın da çevre temizliğine gereken özeni göstermeleri gereklidir. Çünkü cadde ve sokaklarda bu hayvanların pisliklerinin kokusu da insanları ciddi bir şekilde rahatsız etmektedir.

     Evet bütün bunlar bir hak ihlalidir. Başkalarının haklarını şu veya bu şekilde gaspetmektir. İnsan olanlara diyeceğim şudur ki cadde ve sokaklarda, park ve bahçelerde sergilemiş olduğumuz davranışları kendimizin ve  toplumun yararına bir defa daha gözden geçirmekte fayda var. Burada belirtilen konularda yetkililere özellikle belediyelere büyük sorumluluklar düşmektedir. Ümit ediyorum bu konulara bir çözüm yolu bulunur. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1357 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113