• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -3 °C

GEÇME ARZUSU

Yener Çaycı
Şu günlerde Kurban Bayramının arifesindeyiz. Bizim toplumumuzda bayram adabı epeyzamandan beri yozlaştı ve bayram denince tatil ve dinlence akla geliyor.

 

 Böyle olunca da pek tabi

tatilin ne kadar olacağı günler öncesinden hesaplanmaya ve uzun ve kısa oluşuna göre tatil ve

eğlence yerlerinin neresi olacağı belirlenmeye çalışılıyor. Ülkemizde de geçmişte bayram tatillerini

uzatmak moda olmuştu. Bu bayramda da bu yönde bir beklenti vardı. Pazartesi ve Salı günlerinin tatil

edilmemesi epeyce tembel insanımızı kızdırdı. Ama bayram yine de altı günlük bir tatili içeriyor.

Bayramlarda gerçek anlamda bayram ziyaretleri olduğu gibi, günümüzdeki bayram anlayışı

tatil ve eğlence olunca; tatil yerleri ve dolayısı ile yollar büyük bir önem arz ediyor.

Kana doymayan yollar ve trafik canavarları… Kural tanımaz, kabadayı, ahlaksız, sürücüler.

Basında kara haberler. Bu bayramda şu kadar maddi kaza, şu kadar ölü, şu kadar yaralı. İşte bunlar

günümüzdeki bayramlarda akla gelen ilk şeyler. Bayramlar ve bayramların altında yatan temel

değerler yozlaşınca kaçınılmaz sonuçlardan bir kısmı. Aslında her olumsuz tutum ve davranışlarda bu

değer yozlaşması söz konusu.

Efendim bu kazaların bir kısmı benim GEÇME ARZUSU veya GEÇME HIRSI adını verdiğim

hız yapma, hız limitini aşma, hatalı sollama, hızlı sürücülerin makas yapma olarak isimlendirdiği,

gerek sağdan gerek soldan kural tanımadan önündeki araçları geçme durumu diyebileceğimiz trafik

kurallarının dikkate alınmadığı, birkaç hatalı davranıştan kaynaklanıyor. Neticede onlarca ölü ve

yaralı. Geçmişte televizyon reklamlarında “trafik affetmez” şeklinde bir deyim ortaya çıkmıştı. Trafik

gerçekten de affetmiyor, tekrarı yok. Yani bu bana ders olsun diyemiyorsunuz.

Bu geçme arzusunu insanımız hayır-hasenatta, ticari rekabette, okulunda-sınıfında, güzel

ahlakta kullansa ne kadar iyi olur. Ama bu geçme arzusu veya geçme hırsı; karayollarını hava yolları

sanıp, uçak ve helikopterlerle yarışma anlayışına dönüşünce, sürücünün en yakın yol arkadaşı HZ.

Azrail (a.s) oluyor. Hz. Azrail (a,s) ’in ise kime ne yapacağını Allah’tan başka kimse bilmemekle beraber

bu arkadaşlığın sonu genellikle dünyaya veda ile bitiyor.

Hani bir zamanlar moda olmuş bir deyim vardı. “Hızlı yaşa; genç öl. Cesedin yakışıklı

olsun.” Ancak; yaşanan olay bu işe de uymuyor. Belki hızlı yaşanıp, genç ölünüyor ama ceset pek

yakışıklı olmuyor. Belki de şu tabir daha uygun düşebilir. “Rahmetli de hızlı gider, gereksiz sollar, iyi

makaslardı.”

Efendim ölüm Allah’ın emri ona çare yok. Ama ateş düştüğü yeri yakar. Kurban Bayramında

karayollarında kendinizi kurban etmeyin, Cenab-ı Hak’kın böyle bir emri yok. Bayramınız mübarek

olsun. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1455 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113