• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 3 °C

DİZİ DİZİ AHLAKSIZLIK

Yener Çaycı

Bir insan olarak yapmış olduğumuz ve toplum tarafından kabul gören davranışlarımız vardır. Bu davranışlar her kes tarafından yapılan, normal ve sıradan davranışlardır. Hiç kimse bu davranışlara olumsuz tepki göstermez. Selamlaşmak, büyüklere saygı göstermek, dayanışma, yardımlaşma, toplumsal ve ahlaki değerlere bağlılık vb. Şu günlerde bu normal ve olması gereken davranışlar anormal davranışlarla yer değiştirmeye başladı. Şöyle çarşı, pazarda, cadde ve sokaklarda gezerken alıcı bir gözle etrafınıza bir göz gezdirin hangi davranışlar daha çok yapılmakta ve gözünüze takılmaktadır
Bazen şüpheye düşüyorum. Her yer orman camiasından varlıklarla dolu. Biz mi hayvanatın sahasına girdik, onlar mı Ademoğlunun sahasında? Malum insanı diğer mahluklardan özellikle hayvanlardan ayıran önemli özellikler vardır.
Ortalama bir aklın kabullenmeyeceği bu davranışların yaygınlaşmasında televizyon dediğimiz iletişim aracının rolü çok büyüktür.

Son 7-8 seneden beri ulusal televizyonlarda bir çok yerli dizi ağırlıklı olarak yer almaktadır. Bu durum ilk bakışta olumlu karşılanabilir. Çünkü yerli film endüstrisi gelişti, artık yabancıların kültürel açıdan yol açtıkları erozyon ya da kültür emperyalizmi etkisini kısmen kaybetti denilebilir. Ancak işin özüne bakılınca kazın ayağı hiçte öyle değil. Bizdendir dediğimiz bir kısım yerli güruh bunlara kırk taş attırır.
  İzlenen bu diziler sayesinde toplum cinsel cinnet geçiriyor. Gayri meşru ilişkiler sınırı çoktan aştı. Hatta bu konuda sağ olsun hükümetimiz yasal alt yapıyı da düzenledi. Karşılıklı rızaya dayalı gayri meşru ilişkiler yani zina suç olmaktan çıkarıldı. (Ama her ne hikmetse dini nikah hala suç)
Aşk-ı Memnu, Binbir Gece,Yaprak Dökümü,Unutma Beni, Küçük Kadınlar gibi dizilerle Türk Toplumu’nun aile hayatı alt üst olurken, bunlara birde gençlik dizileri diyebileceğimiz; Arka Sıradakiler, Hayat Bilgisi, Öyle Bir Geçer Zaman Ki, Kızım Nerede gibi diziler eklenince geleceğin umudu olan gençlerde bu dizilere paralel olarak davranışlar sergilemekte ve maalesef toplumun duyarlı kesiminin umudunu yitirmesine sebep olmaktadırlar.

       Dizi dizi ahlaksızlık pompalanıyor. Kardeşler birbirinin eşleriyle, karı-koca birbirini aldatma yarışında, aile içindeki kötü ilişkiler, sapkın kız/erkek arkadaşlığı ve nihayetinde fedakarca ve cömertçe yok edilen toplumsal değerler… Doğruluk, Namus ve Dürüstlük mefhumu.

      Ad, Semud, Sodom, Gomore, Roma, Bizans ve daha niceleri niçin yok oldu acaba?

      Geleceğin umudu çocuklarımız. Gençler… Ne kadar umut vaat ediyorlar. Okullar aşk yuvası oldu. Fuhuş ve uyuşturucu ilköğretim 6. sınıflara kadar indi. Gençlerin sohbetlerini hiç dinliyor musunuz? Ben işim gereği onların içindeyim, zaman zaman konuşmalarına kulak misafiri oluyorum. İstisnasız her yüz sohbetin doksanı kız-erkek arkadaşlığı, cinsellik, kim kiminle, hangi kızı/erkeği nasıl elde edebilirim vb. üzerine. Kuralların öğrenildiği ve yaşanması gerektiği okulda, öğrencilerin kural konusunda yaklaşımları ise içler acısı. Maalesef öğrenciler kurala uymamayı büyük bir meziyet olarak anlatıyor. Ve biz bu gençlerden umut bekliyoruz…???

      Şu da bir gerçek ki vitrin bizi yanıltabilir. Ancak dükkanın içi de öyle gözüküyor. Çoğunluk böyle. Amma kaderin garip bir cilvesi vardır. Tarih; akıllı, kararlı, hikmet sahibi ve doğruluk üzerinde bulunan az bir topluluk tarafından şekillendirilir.
Saygılarımla

Bu yazı toplam 1622 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113