• BIST 108.869
  • Altın 271,532
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

DEVLET BABA

Yener Çaycı

Genellikle bizim toplumumuza has olarak vatanımızı ana, devletimizi, baba olarak görürüz ve “Devlet Baba” olarak nitelendiririz. Bu niteleme gelişigüzel bir niteleme değildir. Son günlerde öğrenci olaylarını ve polisin tavrını özellikle belli bir kesimin öğrencilerin lehine ve polisin aleyhine olmak üzere çok büyük bir iştahla tartıştığını ve her fırsatta polisi hak etmediği bir şekilde eleştirdiklerini görmekteyiz.
Ülkemizde bir kısım insanlar polisi hiçbir zaman sevemedi, kabullenemedi. Acaba polis; milletin değerlerini sahiplenip, millete ve milletin değerlerine karşı darbe yapmadığı için mi, diye düşünmeden edemiyorum. Çünkü bu kesimin Cumhuriyet Mitingi olarak belirttikleri yürüyüş ve gösterilerde ellerindeki pankartlarda ve sloganlarında “Ordu Göreve” diye feryat ettiklerini gördük.
 Darbe ve darbecilere sonsuz destek sunanların büyük bir kısmının  üniversite camiasına ait olduğunu, diğer bir kısmının ise kendisini “Aydın” olarak nitelendirdiğini de gördük.

      Ben iki ayrı üniversitede altı yıl üniversite eğitimi almış bir insan olarak; adı “Cumhuriyet Mitingi” olupta “Ordu Göreve” diye haykırmayı ve ya üniversite ve darbenin yan yana zikredilmesini anlayabilmiş değilim, demek ki ben hala bu namlı bilim insanları ve namı diğer aydınlar kadar ileri görüşlü değilim. Yani darbe ile cumhuriyeti yan yana getirecek ve darbe ile cumhuriyeti/demokrasiye tesis edecek kadar bir bilgi birikimine sahip olamadım. Bu engin aydınlarımız beni mazur görsünler. Hele hele bilim insanları beni daha çok mazur görsünler. Bize, üniversitelerin; özgürce düşünmenin, özgürce tartışmanın ve özgürce ifade etmenin merkezi olduğunu söyleyen bu bilim insanları değil mi? Acaba yanlış mı hatırlıyorum bu aydınlarımız  “özgürlüğü” ve “aydınlığı”  polise taş ve sopalarla karşı koymak, halk tarafından seçilmiş ancak işimize, anlayışımıza uygun gelmeyen hükümetleri alaşağı etmek için her türlü aracı ve aracıyı kullanmanın mübah olduğunu söylemişlerdi de ben mi unutmuşum.

      Yoksa bu aydınlarımızın ve dahi bilim insanlarımızın bu milletle bir derdimi var. Hani bunların ağa babalarından birisinin (ki milletin sırtında yükselmesine rağmen) birilerine milleti işaret ederek bunlarda sizin düşmanınızdır diye söylediğini duymuştuk. (Ayrıca bu bizim bilim camiasının herhangi bir buluş, keşif gibi asli alanlarında ne derece başarılı olduklarını ise sormayalım isterseniz.)

      Nasıl oluyor da darbe ve asker söz konusu olduğunda iliklerine kadar titreyen, kanları ısınıveren bu aydın camia (!!!) polis söz konusu olduğunda koro halinde tu kaka ediyorlar. Poliste, en az asker kadar bu milletin evladı değil mi? Elbette polis içinde hata yapan, yanlış yapan varsa karşılığını görmeli. Ancak bazı şeyler bahane edilerek bu kurumun haksız eleştirilere konu edilmesi de yanlıştır.

     Bu milletin devleti baba gibi görmesinin sırrı da bu gibi durumlarda gizli. Baba, ana gibi şefkatli değildir, her durumda hata yapan evladını bağrına basmaz. Bazen sert yüzünü gösterir, ceza verir, yola getirmeye çalışır. (Bu durumu belirtmekle birlikte,  normal dışına çıkılmamasını kastetmiyorum. Aksine, her büyük inkılap ve değişim her zaman normalin dışına çıkılarak başarılmıştır.)

     Bir ev düşünün. Bu evin; araç-gereç donanımı ve bunların oda ve bölümlere yerleştirilmesini, fertleri, kuralları, görev paylaşımı, yönetimi, konumu vs. Bu evin konumunu, düzenini, kurallarını, araçların yerleştirilme biçimini, fertler arasındaki görev dağılımını, yönetim biçimini beğenmeyebilirsiniz. Hatta bu işleyişi değiştirmek, yeni bir düzen ya da yeni bir sistem kurmak için çaba sarfedebilirsiniz. Bunlar olabilir, hatta olmalıdır. Ancak evi yıkmak, evi yıkanın dışındaki fertlere zarar verdiği gibi evi yıkana da zarar verir. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1317 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113