• BIST 95.552
  • Altın 261,533
  • Dolar 5,7676
  • Euro 6,5546
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 28 °C

ÇÖZÜM SÜRECİ

Yener Çaycı
Beni inananlara kardeş kılan Cenab-ı Allah?a hamdolsun.

 

Sadece Türkiye Coğrafyasında değil, bütün Dünya Coğrafyasında inanan herkes birbirinin kardeşi değil midir? “Ben sizi farklı milletler olarak yarattım ki tanışıp, kaynaşasınız” diye Kuran-ı Kerimde belirtilmiyor mu? Öyle ise nedir bu ayrışma çabaları, nedir aynı coğrafyada yaşayan Müslümanların kavmiyetçilik depreşmeleri.

Allah’ın laneti kardeşleri birbirine düşüren fitnecilerin üzerine olsun. Bin küsur yıllık aynı vatanı, aynı ideali, aynı inancı paylaşmış, aynı kıbleye yönelen Müslümanları bu hale düşüren nedir?

İslam kardeşliğini toplumun içerisinden çekip alır, yerine pozitivizm ve diğer izmleri yerleştirmeye kalkarsanız. İnsanların menfaatlerini merkeze almış olursunuz. Kişisel menfaatlerin temele alındığı bir ortamda çatışma kaçınılmaz olur. Hz. Mevlana’nın bir kıssasında şöyle bir olay anlatılır.

Hz Mevlana ve müritlerinin geçmekte oldukları bir yerde; bir müridin, köpekleri göstererek “ne kadar hoş, koyun koyuna yatıyorlar; kardeş kardeş oynaşıyorlar” demesi üzerine; Hz. Mevlana: “aralarına bir kemik at, gör kardeşliği” demesi gibi.

Şimdi bir süreç yaşanıyor. Tarihimizde bir benzeri olmayan süreç. Geçmişte devlet

tek taraflı irade kullanarak belli şartlar dahilinde eşkıyayı affederdi. Ancak şimdi eşkıya

örgütü bir taraf olarak muhatap alınıyor, örgüt yandaşları ise ayrı bir telden çalıyor ve bu

özgürlüğümüzün ilk adımı söylemleriyle ortaya çıkıyorlar. Sanki bu güne kadar birileri esaret

altında yaşamış gibi. Örgüt flamaları, eşkıya başının resimleri hiçbir müdahale görmeden

ortalıkta dolaşıyor. İşin bir diğer ilginç tarafı ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde yaşamayı

kabullenmeyen bu aymazlar için televizyonlarda arz-ı endam eden bir kısım uzmanların,

güvenlik güçlerini kastederek; “aman müdahale etmeyin, aman karmaşa yaratmayın”

talimatları. Ya Hu bu ülkenin güvenlik güçleri bu ülkenin bayrağının dalgalanması için vardır.

Siz ne diyorsunuz? Diye çıkışanları da karşı tarafın huzur bozanları olarak gösteriyorlar.

Elbette ki ortada bir sıkıntı var. Elbette ki devlet bir çözüm üretmek zorunda. Ama bu

çözüm, barış süreci adı altında sanki iki devlet arasında yapılan görüşmeler gibi olmamalı.

Şuraya bakın ki artık, iki taraf şeklinde ortaya çıkan görüntü ya devleti eşkıya konumuna

indiriyor ya da eşkıyayı devlet konumuna yükseltiyor. Garabete bakın ki artık; her hafta

terörist başı, aracıları vasıtasıyla bu hafta ne açıklama yapacak, hangi mektubu hangi

meydanda ya da hangi terör yuvasında ne çeşit okunacak, hangi mesajlar verilecek diye bekler

olduk(!) Bu sürecin yetkilisi kimdir? Neler oluyor?

Efendim analar ağlamasın. Hay hay. Ancak; Toplumun huzuru, vatanın bütünlüğü,

devletin güvenliği ve bekası için analar her zaman ağlamıştır ve ağlayacaktır. Bu ağlama

ağlayana zarar vermez, aksine yüceltir. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 2767 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113