• BIST 90.529
  • Altın 213,679
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 5 °C

ÇAKMAYI ÖĞRENDİM

Yener Çaycı


     Pendik Hatboyu Caddesinde gazetemizin imtiyaz sahibi Ümit beyle geziniyoruz. Bu arada da şöyle basit, şarjı uzun süre dayanabilen bir cep telefonu almak için sağa sola bakınıyoruz. Bir ara gözümüze küçük bir cep telefonu dükkanı ilişti. Vitrinden telefonlara bakıp içeri girdik. Yukarıda özelliklerini belirttiğim bir cep telefonu bulunup bulunmadığını sordum.

     Dükkan sahibi 25-30 yaşlarında bir delikanlı,  “abi, ikinci el olur mu” diye karşılık verdi. Bende temiz ise olur dedim. Önümüze 3-4 tane ikinci el cep telefonu koydu. Birisini beğendik ve fiyatını sorduk. 150 TL civarında bir fiyat söyledi. Biz bu telefonları incelerken, bu fiyatlara sıfır ve birçok özelliği bulunan telefonlarda var dedi. Hani dememize kalmadı, önümüze bir tane sıfır cep telefonu koydu. Görüntü itibari ile hakikaten güzel bir telefon, hoşumuza da gitti. Bu telefonun fiyatını sorduk, 200 TL cevabını aldık. Bu arada telefonun özelliklerini bize bir bir anlattı.

     Neyse bu cep telefonunu almaya karar verdik. Küçük bir pazarlık yaptık ve fiyatta anlaştık. Delikanlı benden telefon kartımı istedi ve telefonla uyumlu olup olmadığını deneyeceğini söyledi. Kartı telefona taktı ama telefon çalışmadı. Kartın eski olduğunu zaman zaman bu tür problemler olduğunu belirtip iki-üç tane daha telefon gösterdi. Bunların özelliklerinin ve fiyatının da aynı olduğunu belirtti.

     Ümit bey bu kadar özelliğe sahip bir telefonun niye böyle ucuz satıldığını sordu. Dükkan sahibi delikanlı da bu telefonların spot telefon olduğunu, onun için bu fiyata satıldığını söyledi. Ümit bey spot denilince “Hani şu orijinal malların spot olarak satışından bahsediyorsunuz değil mi” diye sordu. Delikanlı da net bir şey söylememekle beraber bu telefonların peynir, ekmek gibi satıldığını söyledi. Tekrar birisini beğendik, kartımızı bunda denedik telefon çalıştı. Telefonun etiketini kendi çapımızda inceledik, Finlandiya yapımı olduğunu da okuyunca güvenle cep telefonunu aldık.

     İş  ücretin ödenmesine gelince bu mala garanti belgesi veremeyeceğini ancak bir problem olursa yardımcı olacağını belirtti ve ekledi bunlarda bir problem olmaz. Biz de kabul ettik. Bu arada Ümit bey ihtiyaç için dışarı çıktı. Ben de kredi kartıyla; taksitli olarak, cep telefonunun ödemesini yaptım ve dükkandan ayrıldım.

     Bizim gazetede Ümit beyle telefonu tekrar inceledik. Telefon bize göre güzel görünüyordu. Yaptığımız bu alış verişten memnun olarak eve geldim. Telefonu sabaha kadar şarj ettim ve o gün kullanmaya başladım. Gel gör ki öğlen olmadan telefonun şarjının yarısı tükendi ve akşam olmadan da şarj nerdeyse bitti. Pilde bir problem var diye düşünerek yedek pili taktım ve onu şarj ettim. Ancak değişen bir şey olmadı. Tabi bu arada telefonun bazı özelliklerini de test ettim, söylenen özelliklerin bir kısmının olmadığını gördüm. Bu durum beni daha da işkillendirdi. Telefonu alıp dükkana gittim. Uzun bir tartışma… Kabul edersem telefonu aldığım fiyatın yarısına 2. el fiyatından satabileceğini, iadenin ise söz konusu olmadığını belirtti. Ben de biraz düşünmesini ve tekrar geleceğimi belirterek dükkandan ayrıldım.

     Gazeteye geldim. Gazetede Yaşar bey vardı. Durumu ona anlattım. Yaşar abi telefonu bir araştıralım dedi. Tanıdıklarını  aradı. Sonuç hayal kırıklığı, telefon sahte ve imei numarası olarak bilinen telefonun kodu da piyasadan neredeyse kalkmış olan 3310 numaralı, Nokia marka bir telefona endeksli. Bizdeki telefon ise yine Nokia marka, 8820 Erdos diye bilinen bir telefon. Şaşırdık, çünkü orijinalinden farksız düzenlenmiş. Artık işin rengi değişti. Hukukçu bir arkadaşımıza durumu anlattık. Bize neler yapmamız gerektiğini anlattı. Bu arada Ümit bey de geldi. Durumu öğrenince o da şaşırdı.

     Bir kez daha konuşalım diyerek, üçümüz de dükkana gittik, yine bir tartışma… Konu hukuki tartışmaya döndü. Yaşar abi ve Ümit bey bir-iki şey söyledi. Konuşmalar… Delikanlının direnci kırılmaya başladı, bizim bu konuda boş olmadığımızı anladı ve biz neler yapabileceğimizi anlatmaya başladık ki daha sözümüzü bitirmeden, telefonu iade alamayacağını ama o fiyattan orijinal ve garantili bir telefonla değişebileceğini ifade etti. Sonuç olarak telefonu değiştik. Problemimiz halloldu. Ancak, benim aklıma tartışma esnasında bu delikanlının sarf ettiği bir söz takılmıştı. “Bu telefonları herkes satıyor. Beni şikayet edebilirsiniz, korkum yok. Ben her hafta çalıntı telefonlardan dolayı adliyede ifade veriyorum.”

     Ve ben bu alış verişte; cep telefonu piyasasında spot olarak belirtilen ürünlerin, “Çakma” olarak nitelendirilen ve gerçekte “Sahte” olan ürünlerle aynı şey olduğunu ve yine bunun arkasında da nice sahtekarlıkların olduğunu, maalesef yeni öğrendim. Ve kendi çapında dürüst bir vatandaş olarak; bu sahtekarların cesaretine hayran kaldım!!! Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1226 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113