• BIST 114.086
  • Altın 398,491
  • Dolar 6,8578
  • Euro 7,7530
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 28 °C

BİR ZAMANLAR

Yener Çaycı
Derler ki Osmanlı Sultanlarından Orhan Gazi döneminde sadaka ve zekat verecek fakir bulunamadığı için zekat malları veya ücretleri ihtiyaç sahipleri alsın diye camilerin önünde ve yanında bulunan ağaçların dallarına asılırmış. Aylarca bu zekat ücretlerine dokunan olmazmış.

Siftah eden esnaf; komşusu da siftah etsin diye müşterilerini komşusunun dükkanına gönderirmiş.

İnsanlar herkesin kullandığı yerlere/yollara tükürmezmiş, ola ki yere tüküren bir densiz olursa diye Fatih Sultan Mehmed Han zamanında yollarda kireç taşıyan memurlar görevlendirilmiş.

Komşu, komşusunu çok iyi tanır, komşuluk hukukunu gözetir ve komşu komşuya hiç tereddüt etmeden evini, ailesini emanet edermiş.

Ramazanda iftar sofraları kurulduğunda herkes kapısının önünde misafir ağırlamak için beklermiş. İnsanların sofralarında bir-iki çeşit yemek bulunurmuş; ama hepsi kanaat sahibi ve tok gözlü imiş.

Büyüklere son derece saygı gösterilirmiş. İnsanlar birbirine son derece nazik davranırmış.

Yolda kalanlara, darda kalanlara yardım etmek için imarethaneler kurulurmuş.

Yalan söylemek son derece utanç verici bir şeymiş ve yalan söyleyenin şahitliği kabul edilmezmiş.

Şehirler dağ eteklerine kurulurmuş, tarım arazileri istila edilmezmiş, binaların estetiğine büyük önem verilirmiş.

Aile toplumun en önemli kurumu imiş; insan, insan olduğu için saygı görürmüş; toplumun en değerli fertleri alimler; toplumun temel taşı adaletmiş.

Millet malı, devlet malı, insanın gözü gibi korunurmuş. Devlet malının deniz gibi bol olmasına çalışılırmış, devlet malını haksız yere yiyen domuz kabul edilirmiş.

Topluma karşı işlenen suçlar en büyük suç kabul edilirmiş.

Aile, ana, baba, emanet, sadakat, hak ve hukuk kavramları çok önemli imiş.

Her fert bir değer ve sorumluluk taşırmış, güzel ahlak en büyük değermiş.

Toplumun katmanları arasında mükemmel bir denge mevcutmuş, sosyal adalet kavramı bu dengenin temel taşı imiş.

İşte bizim ecdadımız. İşte necip milletimiz. Böyle imiş bir zamanlar milletimiz. Böyle olduğu içinde bütün dünyada hüküm sürmüş, saygı görmüş. Bu anlayış ile elbette dünya barış ve adalet ile yönetilir. Şimdi mi, halimizden belli olmuyor mu? Ancak; daha yıkılmadık, ayaktayız. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 1449 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113