• BIST 90.051
  • Altın 214,129
  • Dolar 5,3527
  • Euro 6,0808
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

Adam olmak ve eğitim

Yener Çaycı

 Değerli okuyucular bu köşede kısmet olursa bundan böyle birlikteyiz. Genelde sizlerle eğitim konusunda görüşlerimizi paylaşacağız. Tabi eğitim konusu çok kapsamlı bir konu ve sadece okullarımızı değil hayatın  bütün yönlerini kapsar. Bizde bu manada hayatın bir çok alanında eğitimden ve eğitimsizlikten bahsedeceğiz. Sadece problemleri ele almayacağız bu problemlerin çözüm yollarına da (naçizane) katkıda bulunmaya çalışacağız.

  Son yıllarda moda oldu “adam gibi adam” deyimi ve bir kısım insanlar için bu deyim yerli yersiz kullanılmaya başlandı. Aslında bu adam olma konusu devletin eğitiminin temel meselesidir. Bir insana bu sıfatı yakıştırmak için o insanda hangi özelliklerin bulunması lazım. Tabi bir insana adam diyebilmek için kesin olarak belirlenmiş ölçütler yok. Ancak o kişide bulunması gereken ve insanlar tarafından kabul görmüş bazı özellikler var. İşte bu özelliklerden bir kısmı; (Buradaki adam sözü cinsiyet farkı olarak kullanılmamıştır, adamlık kadın-erkek her insan için geçerlidir.)

-Adam olan adildir ve herkese adil davranır, kınayıcıların kınamasından çekinmez. Kendi aleyhine bile olsa adaletten ayrılmaz. Ne zulmeder ne de kendisine zulmettirir.

-Adam olan doğru sözlüdür, dürüsttür, tek başına kalsa bile doğruluktan ayrılmaz. Çıkarları için başkalarını aldatmaz, dik durur, zalimlerin karşısında eğilmez, bükülmez ama dik başlı değildir.

-Adam olan içinde bulunduğu toplumun değerlerini kabul eder, saygı gösterir ve bu değerlerin yaşatılmasına çaba sarf eder. Kendisine, ailesine, topluma ve devletine karşı sorumluluklarını yerine getirir. Devlet malına zarar vermez, kamunun hizmetine sunulan varlıkları korur.

-Adam olan ahlaki değerlere bağlıdır. Emaneti gereği gibi muhafaza eder, emanete hıyanet etmez. Sır saklar başkalarının sırlarını ve açıklarını koz olarak kullanmaz. Yardım severdir, cömerttir, insanlara maddi ve manevi desteğini sunar.

-Adam olan merttir, dostuna güven verir, herkes onu sevmez belki ama herkes ona hakkını teslim eder. Asildir, onurludur, onur ve şerefini üstün tutar.

-Adam olan helal yoldan kazanır, harama tenezzül etmez. İşinin ehlidir, kendisine verilen işi en iyi şekilde yapar.

-Adam olan kendisinin dünyaya gelmesine vesile olan ana ve babasına saygıda kusur etmez.

-Adam olan mazlumun yanındadır, mazlumların sığınağıdır, affetmesini bilir, rakibinden güçlü ve intikam alacak durumda iken bile bağışlar.

-Adam olan alçak gönüllüdür, hoşgörülüdür, naziktir, kibardır. Ancak zalimlere karşı vakurdur, gururludur. Haksızlıklar karşısında aman bana ne, böyle gelmiş böyle gider demez, hakkı batıldan ayırmasını bilir, hakkı korur ve hak için mücadele eder.





      Nasıl ki altının kıymetini sarraflar bilir, adamın kıymetini de adam olanlar anlar. Bu özellikleri dikkate alarak kendimize şu soruyu sorabiliriz. Ben ne kadar adamım? (…) Kendimizi yeniden değerlendirmekte fayda var.

      Bundan 30-40 yıl evvel çocuklara büyüyünce ne olacaksın denildiği zaman “ADAM OLACAĞIM” derlerdi büyükler de o çocuğa tebessüm ederek “Aferin” derlerdi. Hatta televizyonlarda bu tür programlara yer verilirdi. Rahmetli Barış Manço’ nun “7’ den 77’ ye adlı bir programı vardı  ve bu programın içerisinde -adam olacak çocuk- gibi bölümlere yer verirdi. 15-20 sene evvel çocuklara ne olacaksın diye sorunca adam olacağım diyenler azaldığı gibi bu cevabı veren çocuk için alaycı gülüşmeler başladı. Çünkü soruyu soran kişi çocuktan bir meslek ismi söylemesini bekliyordu. Çünkü adam olmanın ne büyük bir iş olduğunu bilmiyordu. Evet bu gün çocuklara bu soru sorulduğunda; kaymakam, doktor, hakim, savcı, subay, öğretmen, mühendis vs.olacağım diyorlar ama adam olacağım demeyi unutturduk. Bu çocuklar kaymakam, doktor, hakim, öğretmen şu bu olabiliyor artık ama bir çoğu adam olamıyor. Çünkü artık adam yetiştiremiyoruz. Yetiştirdiğimiz; çift kişilikli, çıkarcı, kaypak bir insan ya da ruhsuz, kalpsiz bir robot ve bunların neticesinde para için her şeyini verebilecek/yapabilecek bir insan. Sokağa bir bakın …

     Çocuklarımıza çocukluğunu yaşatmıyoruz. Okulların yanında dershaneler dolup taşıyor. İki başlı bir eğitim görüntüsü, zaman, emek, para israfı ve bundan da önemlisi robotlaştırdığımız çocuklar. 2004 yılında ilköğretim programları değişti ve bu programlarda ağırlık eğitime verildi. Ancak eski alışkanlıklar değişmedi. Okullarda dershanecilik devam ediyor. İşi layıkıyla yapanlara sözüm yok. Ama ben en azından kendi çocuklarımı bilgi yüklü bir makine olarak görmek istemiyorum. Yukarıda bir kısmını sıraladığım değerlere sahip bir insan istiyorum. Öğretmenlerimizden adam yetiştirmelerini istiyorum. Korkmaya gerek yok adam olan illaki bir meslek sahibi de olacaktır. Hem de benimsediği mesleğin bütün niteliklerini de üzerinde taşıyan bir insan. İşte biz adam yetiştirmeyi başardığımız zaman bu toplumun maddi ve manevi problemlerinin büyük bir bölümü kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Önemli olan “ADAM” yetiştirmektir. Selam ve saygılarımla. 
 
 

Bu yazı toplam 1249 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Duyuru Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 02164912882 05323834739 05334607972 Faks : 0216 4917113